www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Irkçı duvara utanç verici destek
BM Genel Kurulu, İsrail’in Filistin topraklarına inşa ettiği ırkçı duvarı tartıştı. Toplantıda duvara destek veren tek ülke, her zaman olduğu gibi ABD idi...

KKTC’de hükümete şimdilik devam...
KKTC’de anamuhalefette bulunan UBP’nin hükümet hakkında verdiği güvensizlik önergesi reddedildi.

Allavi’ye katliam suçlaması
Brezilya’da binlerce emekçi, 10 yıldır süren ekonomik krizi protesto etti. Ülkenin mali ve sınai başkenti Sao Paolo’da sendikalı işçiler, işsizler ve topraksız köylüler ortak bir eylem gerçekleştirdi.


Irkçı duvara utanç verici destek
BM Genel Kurulu, İsrail’in işgal altındaki Filistin topraklarında inşa ettiği “utanç duvarı” konusunda, Uluslararası Adalet Divanı’nın tavsiye kararını görüştü. Toplantıda İsrail’e tam destek yine ABD’den geldi. Önceki akşam yapılan oturumda Cibuti, Endonezya, Japonya, Rusya, İran ve Vietnam temsilcileri, İsrail’i sert ifadelerle eleştirdi. Türkiye temsilcisi ise, İKÖ adına yaptığı konuşmada “ılımlı eleştiriler” yöneltti.
UAD’yi eleştirdi
ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi John C. Danforth ise, tam tersi bir tutum alarak, Uluslararası Adalet Divanı’nın (UAD) duvarı mahkûm eden tavsiye kararını eleştirdi. UAD’nin, BM Sözleşmesi’nin 51. maddesini yanlış yorumladığını iddia eden Büyükelçi Danforth, Divan kararında bir devletin kendini savunma hakkının sadece bir başka devlete karşı olabileceğinin savunulduğunu söyledi. Danforth, ‘’Böyle bir görüş hazırlanan bu karar tasarısıyla kabuledilecek olursa devletler, devlet-dışı başka aktörlerden gelecek saldırılara karşı savunmasız kalacaktır. Böyle bir durumda uçak kaçıran, bombalamalarda bulunan, uçakları binalara çarpan teröristlere karşı da savunulmasız kalınacaktır’’ dedi.
İKÖ’yü Türkiye temsil etti
Toplantıda İslam Konferansı Örgütü’nü (İKÖ), Türkiye’nin BM Daimi Temsilci Yardımcısı Altay Cengizer temsil etti. Cengizer, Filistin topraklarında duvar inşaatının İsrail’in güvenliğini sağlamayacağını söyleyerek, esas dikkatin Yol Haritası’na verilmesi gerektiğini söyledi.
Cengizer, UAD’nin aldığı kararın hem uluslararası toplumun ağırlıklı çoğunluğunun, hem de İKÖ’nün görüşlerini yansıttığını kaydetti. UAD kararının, bölgede cereyan eden olayların tarafsız hukuki analizine dayandığını vurgulayan Türk temsilci, “İsrail’in bu hareketinin meşruiyeti, duvarın 4. Cenevre Konvansiyonu’na aykırı bir şekilde, işgal altındaki topraklarda inşa edilmesinden dolayı sorgulanmaktadır” dedi.
İki ülkeden ortak tatbikat
Öte yandan, Lübnan ve Suriye ordularının, bölgede ortak deniz ve hava tatbikatı gerçekleştirdiği bildirildi. Lübnan devlet ajansının haberine göre, gerçek mermilerin kullanıldığı tatbikat, perşembe günü Lübnan’ın sahil kenti El Aabde yakınlarında yapıldı.
Tatbikatı Lübnan ordu komutanı Orgeneral Mikhail Süleyman ile, Suriye Genelkurmay Başkanı Orgeneral Ali Habib’in yönettiği öğrenildi. Lübnan ile Suriye arasında, 1991’den bu yana “kardeşlik, işbirliği ve koordinasyon anlaşması” yürürlükte. Yine de, bu tip tatbikatlar pek sık yapılmıyor.

ABD’den İsrail nasihatı
ABD yönetiminden bir yetkili, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın İsrail’e karşı davranışlarında “tuhaflıklar” olduğunu söyledi ve ‘’İsrail’in politikalarının anti-semitizme neden olduğunu söylemesine inanmak oldukça zordu. Bu sözlerden, çok rahatsız olduk’’ dedi.
Hürriyet gazetesinde yayımlanan habere göre, ABD yönetimi rahatsızlığını Türkiye’ye iletti. Gazeteye konuşan Amerikalılar, “Gazze ile ilgili iyi gelişmeler yaşanırken ve Mısır ve diğerleri İsrail’in o bölgeden çekilmesine destek verirken, Tayyip Erdoğan sert açıklamalar yapmak ihtiyacını hissetti. Bunu kesinlikle anlayamadık. Ayrıca, Erdoğan’ın kullandığı ifadeler son derece rahatsız ediciydi. İsrail’in politikalarının anti-semitizme neden olduğunu söylemesine inanmak oldukça zordu. Bu sözlerden, çok ama çok rahatsız olduk” dediler. Gazeteye göre ABD’deki Yahudi lobisi de, Başbakan Erdoğan’ın yaptığı açıklamalardan rahatsız. Lobinin AKP Hükümeti’ne yönelik tavrını “gözden geçirdiği” açıklandı.


Başa dön


KKTC’de hükümete şimdilik devam...
KKTC’de ana muhalefette bulunan Ulusal Birlik Partisi’nin (UBP) Cumhuriyetçi Türk Partisi-Demokrat Parti (CTP-DP) koalisyon hükümetinin düşürülmesi amacıyla verdiği güvensizlik önergesi, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda reddedildi.
Mecliste dün sabah yapılan oylamada 25 kabul, 25 ret oyu verildi. Meclis salt çoğunluğu olan 26’ya ulaşılamadığı için, önerge reddedilmiş oldu. Önergeye hükümet ortakları CTP ve DP milletvekillerinin yanı sıra Toplumcu Kurtuluş Partisi (TKP) Genel Başkanı Hüseyin Angolemli ile Birleşik Kıbrıs Partisi (BKP) Genel Başkanı İzzet İzcan ret oyu verdi.
Bir ‘Evet’ daha düşürecekti
UBP, Barış ve Demokrasi Hareketi (BDH), Yeni Kıbrıs ile 2 bağımsız milletvekili, kabul oyu verdi. Bir milletvekili daha kabul deseydi, hükümet düşecekti.
KKTC meclisi, yarın CTP’nin Hukuk ve Siyasi İşler Komitesi’nde reddedilen erken seçim önerisini görüşecek. Başbakan Mehmet Ali Talat, oylamanın 25-25 sonuçlandığına işaret ederek, hükümetin mecliste çoğunluğu olmadığını, bu durumun hükümetin uzun ömürlü olmayacağını ortaya koyduğunu söyledi. Erken seçimin 7 Kasım’da olması olasılığı üzerinde hükümet ortaklarının hemen hemen mutabık kaldığını belirten Talat, “Erken seçim kaçınılmaz, bundan başka seçenek yok” dedi.
Kuzeye çıkarma!
Öte yandan, Türk savaş gemilerinin, 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı etkinlikleri kapsamında, 18-20 Temmuz arasında KKTC’yi ziyaret edeceği öğrenildi. Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri Orgeneral Şükrü Sarıışık da, Türk ordusunu temsilen etkinliklere katılacak.


Başa dön


Allavi’ye katliam suçlaması
ABD tarafından Irak’ın başbakanlığına getirilen
İyad Allavi’nin, tutuklu 6 direnişçiyi vurarak öldürdüğü öne sürüldü. 28 Haziran’daki “egemenlik devri”nden yaklaşık bir hafta önce gerçekleştirildiği iddia edilen katliamın tanıkları, direnişçilerin Bağdat’taki bir karakolda tutuklu bulunduğunu, Allavi’nin bizzat karakola gelerek onları soğukkanlı bir biçimde öldürdüğünü anlattı.
Tanıkların iddiasına göre direnişçiler, elleri kelepçelenmiş ve gözleri bağlanmış bir halde, El Ameriye güvenlik merkezinin yanındaki avluda, bir duvarın önüne dizildi. Buraya gelen Allavi, tanıklara ve polislere, direnişçilerin “50 Iraklının ölümünden sorumlu olduğunu ve ölmekten daha da kötüsünü hak ettiklerini” söyledi. “Müstakbel başbakan” ayrıca, “isyancılara nasıl muamele edilmesi gerektiği” konusunda polise bir ders vermek istediğini anlattı ve polislere “İşinizi yaparken cesur olun. Olur da isyancıları öldürürseniz, sizi ben koruyacağım” dedi.
Başlarından vurdu
Ardından, bir düzine kadar polis ve 4 Amerikalının gözleri önünde, tek tek her direnişçiyi başından vurdu. Olayın ardından İçişleri Bakanı Felah el Nakıb, Allavi’yi tebrik etti. Adı açıklanmayan bir tanık, Allavi’nin cinayetleri çok yakın mesafeden işlediğini anlattı. Diğerleri ise, avluya 7 kişinin çıkarıldığını, ancak Allavi’nin vurduğu son kişinin boynundan yaralı bir halde sağ kurtulduğunu söyledi. Başka bir Iraklı ise, bu kişinin boynundan değil göğsünden yaralandığını anlattı. Irak Başbakanlığı ve İçişleri Bakanı, suçlamaları yalanladı. Ancak Avustralya’da yayımlanan The Herald gazetesi, öldürülenlerden üçünün adının kendilerinde olduğunu bildirdi. Bunlardan beşinin Iraklı ve ikisinin, direnişin merkezlerinden biri olan Samarra’dan olduğu kaydediliyor. Bunlardan birinin adı, Velid Mehdi Ahmed el Samarrai. Diğer ikisi ise, muhtemelen Suriyeli ve isimleri Ahmed Abdullah Ahsamey ile Emir Lütfi Muhammed Ahmed el Kutsi.
‘İşkence görüyorlardı’
Gazete, tanıkların tamamının cinayetleri onaylayan kişiler olduğunu ve birinin “Onlar teröristti. Bombaları onlar yerleştiriyordu” diyerek, katliama destek verdiğini de kaydetti. Bir diğer Iraklı, cinayetlerin “istemeden yapılan bir iyilik” olduğunu söyledi ve “Zaten adamlar ölmek istiyordu, polisler onları konuşturmak için her gün saatlerce dövmekteydiler” diye konuştu.
Avustralya gazetesinin iddiasına göre, cesetlerin ortadan kaldırılmasından sonra polis şefi General Raad Abdullah, bütün polisleri topladı ve onları “dışarıda bu olaydan bahsetmemeleri” yönünde uyardı.
Bağdat’ta, Allavi’nin geçmişte işlediği insanlık suçlarına dair birçok dedikodu dolaşıyor.

Adalet Bakanı canını zor kurtardı
İşgal ordusunda intihar salgını
İsrail ordusunda 2003 yılı içindeki birinci ölüm sebebi Filistinli gerillaların saldırıları değil, intiharlar oldu. Ma’ariv gazetesinin Savunma Bakanlığı’na dayandırdığı habere göre, geçen yıl intihar eden İsrail askeri sayısı, Filistinliler tarafından öldürülen asker sayısından daha çok oldu. Buna göre, 30 asker Filistin topraklarındaki çatışmalarda ölürken, 43 asker intihar etti. Bu rakamların, 2002’ye oranla yüzde 30’luk bir artış ifade ettiği belirtiliyor. 2002 yılında intihar eden asker sayısı 31 olmuştu.Geçen yıl 9 askerin “eğitim sırasında” öldüğü, 8 askerin ise “diğer sebeplerden” hayatını yitirdiği açıklandı. Bu yılın ilk yarısında ise, 15 askerin intihar ederek öldüğü anlaşıldı.Bu arada, önceki gün Gazze Şeridi’nde silahlı Filistinlilerin hükümet içinde reform yapılması talebiyle kaçırdıkları Fransızlar serbest bırakıldı. Fransızları kaçıran kişilerin lideri Ebu Kusay, Reuters ajansına verdiği demeçte, Filistin lideri Yaser Arafat’ın devreye girmesi üzerine, rehin aldıkları 4 Fransız’ı bıraktıklarını söyledi. Bu olayın ardından Filistin Ulusal Güvenlik Konseyi, Gazze Şeridi’nde olağanüstü hal ilan etti. Gazze’nin üst düzey güvenlik yetkililerinden Raşid Ebu Şbak ve Filistin istihbarat şefi Amin Hindi’nin sundukları istifaları ise, Arafat kabul etmedi. Bir başka silahlı grup da, Filistinli Albay Halid Ebu Alula’yı kaçırdı. Ebu Alula, dün sabah serbest bırakıldı. Ebu Alula’yı kaçıranlar, işten atılmalarını protesto etmek için bu eylemi yaptıklarını belirtti. Yetkililer, eylemcilerin bir süre önce işlerinden atılan Filistinli polisler olduğunu bildirdiler.
Brezilyalı emekçilerden devlet başkanına uyarı
Brezilya’da binlerce emekçi, 10 yıldır süren ekonomik krizi protesto etti. Ülkenin mali ve sınai başkenti Sao Paolo’da sendikalı işçiler, işsizler ve topraksız köylüler ortak bir eylem gerçekleştirdi.Gösteride, Lula de Silva liderliğindeki hükümetin, istihdam ve refah yaratma yönündeki vaatleri hatırlatıldı. 18 aydır devlet başkanlığını yürüten Lula, mayıs ayında yaptığı açıklamayla ekonomi politikalarını savunmuş, enflasyonu düşürdüklerini söylemişti. Aynı ay içinde, bir yıldan bu yana ilk kez ekonomide büyüme görüldü. Ancak emekçiler, bu büyümenin kendilerine yansımadığını dile getiriyor. Önceki günkü protesto eyleminde, nüfusun üçte birinin yoksulluk sınırının altında yaşadığı dile getirilerek, ekonomik krizin yoksullar açısından hâlâ devam ettiği mesajı verildi.Eyleme katılanlardan, 65 yaşındaki işçi Cesar Manuel Silva, “Bu kadar büyük ve kaynaklar açısından zengin bir ülkede böyle umutsuz yaşamak çok zor” diye konuştu. Silva, beş yıldır düzenli bir iş bulamadığını anlattı. 44 yaşındaki işsiz otomotiv işçisi Creusa Pereira Goncalves de, Lula’ya oy verdiğini, ama daha hızlı bir ekonomik gelişme beklediğini anlattı. Eylemi örgütleyen CUT sendikasından Joao Osorio, Lula hükümetine karşı çıkmadıklarını, sadece ona “Acele et” mesajı vermek istediklerini anlattı.Başkent Brasil, Rio de Janeiro ve diğer büyük kentlerde de, benzer gösteriler düzenlendi.Öte yandan, Kolombiyalı sendikacı Luis Hernandez, ölüm tehditleri karşısında bir kez daha evini taşımak zorunda kaldı. SINTRAEMCALI sendikası başkanı Hernandez, bu yıl içinde dördüncü kez, ailesiyle birlikte başka bir bölgeye taşındı. Kimliği meçhul bir kişinin, motorsikletle Hernandez’in annesinin evine giderek bir akrabasına “Eğer onu öldüremezsek hepinizi öldüreceğiz” dediği öğrenildi. Son bir yıl içinde, Kolombiyalı birçok sendikacının aile üyeleri kaçırıldı. SINTRAEMCALI, ülkenin ikinci büyük kenti Cali’de belediye, elektrik, su ve telekom işçilerini temsil ediyor. Sendika, bu hizmetlerin özelleştirilmesine karşı verdiği mücadeleyle öne çıkmıştı.
İhmalle gelen ölüm
Hindistan’ın güneyindeki bir özel ilkokulda çıkan yangında ölen çocukların sayısı 90’a yükseldi. Özel okul yöneticilerinin ihmali sonucu meydana gelen felaket, bütün ülkeyi yasa boğdu. Başkent Yeni Delhi’nin 2100 kilometre güneyindeki Tancavur bölgesinin yöneticisi J. Radakrişnan, Kumbakonam kasabasındaki 3 katlı okulun mutfağında başlayan yangının ardından 75 çocuğun cesedine ulaşıldığını, 15 çocuğun da hastanede can verdiğini belirtti. Yaralı 19 çocuktan bazılarının durumu ağır. Radakrişnan, aralarında okul yöneticisi ve aşçıların da bulunduğu 5 kişinin gözaltına alındığını kaydetti. Ölen çocukların, yangının çıktığı sırada tek çıkışı olan bir derslikte bulunduğu ve çöken çatının çıkışı kapattığı, bazı çocukların merdivenlerden inmeye çalışırken dumandan boğulduğu belirtildi. Mutfak çatısının yangına dayanıksız olduğu, binada yeterli yangın çıkışı ve yangın söndürme teçhizatının bulunmadığı öğrenildi.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net