Rapora göre geçen yıl yalnızca İstanbul’da, 2 bin 217 kadın, bin 525 çocuk ve 938 erkek dilenci olmak üzere toplam 4 bin 680 dilenci yakalanmış. Bu yılın ilk altı ayında ise 2 bin 340 dilenci yakalanmış. Ankara’nın dilenci popülasyonu ise, Ramazan ve diğer dini dönemler hariç, 3 bini aşmıyor. Ankara’da her gün 20 kadar dilenci zabıta ekipleri tarafından yasal işleme tâbi tutuluyor.
Rapora ilişkin değerlendirmelerde bulunan ATO Başkanı Sinan Aygün, dilenciliğin Türkiye’nin bir gerçeği olduğunu ve bir sektör haline geldiğini ifade etti. Dilenciliğin, suç şebekelerinin kolay para kazanma araçlarından biri haline geldiğini vurgulayan Aygün, bu durumun bir an önce önüne geçilmesini istedi. “Önce ‘dilenen devlet’ olmaktan kurtulmalıyız” diyen Aygün, “Yanlış politikalar yüzünden ekonomisi tamamen dışa bağımlı hale gelen, her gün IMF, Dünya Bankası gibi kurumlara el açıp para dilenen bir ülkede, elbette çok sayıda dilenci olacaktır” diye devam etti.
MAFYASI VAR
Dilencilerin genellikle boş arazilere kurulan derme çatma çadır ve barakalarda göçer guruplar halinde yaşadığı belirtilen raporda, dilencilik mafyasının, sabahın erken saatlerinde dilencileri buralardan toplayarak, arabalarla parsellenen noktalara dağıttıkları ifade edildi. Dilenme süresi boyunca dilencilerin, bu kişiler tarafından sürekli kontrol altında tutuldukları kaydedilen raporda, dilendiren ve dilenen arasında adeta bir emir komuta zincirinin oluşmuş durumda olduğu anlatıldı. Raporda, dilenci mafyasının adının çok sık çocuk kaçırma olaylarına karıştığı, kaçırılan çocukların sakat bırakıldığı, ilerleyen yaşlarında dilendirildiği bildirildi. Raporda dilencilik mafyasının, eleman bulamadığı özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki yoksul ailelerden, aylık 200-250 milyon liraya çocuk kiraladığı, felçli ve engelli çocukların kirasının iki katına çıkabildiği belirtildi.
Başa dön