www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Bir imza da sen ver!
AKP’li Büyükşehir Belediyesi Başkanı Asım Güzelbey’in, ulaşımı özel sektöre peşkeş çekme isteğine Gaziantepliler karşı.

Urfa’da sendikalaşma mücadelesi
Urfa Organize Sanayi Bölgesi’nde kurulu Murat Tekstil’de çalışan işçiler, TEKSİF’e üye oldukları için işten çıkarıldı.

Socotab işçisi haklarını istiyor
Socotab Yaprak Tütün İşletmeleri’nde mevsimlik çalışan işçiler, kıdem ve ihbar tazminatlarının verilmesi istemiyle eylem yaptı.


Bir imza da sen ver!
Sinan Araman
“Özürlü kardeşine sahip çık.”
“Bir imza da sen at!”
“Belediye halkın malıdır, malına sahip çık”
“Belediye otobüsleri satılmasın. Halkın malı satılamaz!”
Vızır vızır bir kalabalık... İşçi, işsiz, memur, esnaf, öğrenci, kadın, kız, genç, yaşlı... Yoldan geçen önce kulak kesiliyor. Sonra durup, masaya yanaşıyor. Ve eller durmaksızın imza metnine uzanıyor.
Binlerce özürlüden biri
Burası, Gaziantep’te ulaşımın özelleştirilmesine karşı TÜMTİS’in açtığı imza standı. Yukarıdakiler ise Gaziantepli bir engellinin haykırışı... Standın hemen yanı başında. Adı; Ali Özdemir. Gaziantep’te az sayıdaki belediye otobüslerinden indirimli yararlanan binlerce özürlüden sadece biri.
Harıl harıl çalışıyorlar
Gaziantep Büyükşehir Belediyesine ait Gazi-Ulaş Otobüs İşletmesi’nde çalışan işçiler, otobüslerin özel sektöre satılmak istenmesine karşı yoğun bir faaliyet içinde. Tıpkı şehrin ana caddelerinde, direksiyon başında yolları arşınlayarak insan taşıdıkları gibi. Otobüs duraklarında, mahallelerde, kahvelerde halkı aydınlatıp “Otobüslerinize sahip çıkın” diyorlar.
Emeklisinden belediye çalışanına, gazisinden şehit ailesine, özürlüsünden öğrencisine kadar halkın farklı kesimleri toplu taşımadan pasoyla yararlanıyor. Ali Özdemir de onlardan biri. Bacakları sakat. Belediye otobüslerinin satılacağını duyunca “Nasıl olur?” diyerek TÜMTİS’in açtığı imza standına koşmuş ve kendisi de imza toplamaya başlamış. “Sonuna kadar işçilerin yanındayım. Bu tüm halkın sorunu. En çok da özürlülerin” diyor.
Zarar ettiriliyor
Özdemir, 15 yıldır özürlü. Eşinin de bacaklarından özürlü olduğunu söylüyor. Belediye Başkanı Asım Güzelbey’e öfkeli. Sadece otobüsleri satmak istemesine değil. Seyyar satıcılık yaparak eşine ve 3 çocuğuna bakmaya çalışan Özdemir, “Bilet satış yetkisi istedim, vermedi” diyor kızarak. Belediye Başkanı, kendisini kapı dışarı etmiş. Üstelik koca şehirde sadece 4 bilet satış gişesi bulunduğunu söylüyor. Özdemir’e, Belediye Başkanı’nın otobüs işletmesinin “zarar ettiği” iddiası hakkında fikrini soruyoruz. Yanı başındaki TÜMTİS üyesi otobüs şoförü hemen söze giriyor: “Gaziantep’in birçok yoksul semtine belediye otobüsü gitmiyor. Özel halk otobüsleri belediye otobüslerinden 3-4 dakika avantajla yolcu topluyor. Yine belediye otobüslerinin durak yerleri ve gidiş-geliş saatleri standart iken özel halk otobüsleri ve dolmuşlar istedikleri gibi hareket ediyor. İstedikleri yerde duruyor ve süre standardına uymuyorlar. Kaldı ki halka hizmette kâr-zarar hesabı mı yapılır?”
Halk satışa karşı
Nüfusu milyonu aşkın bir büyükşehir olan Gaziantep’te, şehir içinde sadece 40 belediye otobüsü çalışıyor. AKP’li Belediye Başkanı Asım Güzelbey ise, boş hatlara otobüs seferi koymak, mevcut seferleri artırmak, yolsuzluk iddialarının üzerine gitmek, bilet fiyatlarını aşağı çekerek toplu ulaşımı yaygınlaştırmak yerine, “Satacağım” diyor.
Şimdi Gaziantep halkı, 100’ü aşkın mahalle muhtarının ve TÜMTİS üyesi işçilerin topladığı on binlerce imzaya, Kent Konseyi’nin özelleştirme karşıtı kararına karşı Asım Güzelbey’in tavrını bekliyor. Halk satışa karşı. Bu nedenle Ali Özdemir’i, her gün, TÜMTİS işçilerinin stand açtığı Balıklı Parkı’nda, standın hemen yanı başındaki mobiletinin üstünde, olanca gücüyle bağırırken görebilirsiniz. Sesi TÜMTİS işçilerininkine karışıyor: “Halkın malı, sattırmayacağız...”


Başa dön


Urfa’da sendikalaşma mücadelesi
Urfa Organize Sanayi Bölgesi’nde kurulu Murat Tekstil’de çalışan işçiler, TEKSİF’e üye oldukları için işten çıkarıldı. Toplam 61 işçinin çalıştığı işyerinde, 8 işçinin işine son verilirken, 20’ye yakın işçi de süresiz ve ücretsiz izne çıkarıldı. “Hırsızlık yapmadık, banka soymadık, adam öldürmedik, kimseye haksızlık etmedik. Amacımız çalışma koşullarının biraz daha iyileşmesi” diyen işçiler, şimdi işe geri dönebilmenin mücadelesini veriyor.
CHP’li patron
Sendikal mücadeleye bir yıl önce başlayan işçilerin hepsi sigortalı. Ancak, zorunlu mesailerden ve ücretlerini düzenli alamamaktan şikâyetçiler. “Bazen ayın 5’inde, bazen 10’unda para alıyoruz” diyen işçiler, borçlarını ödemekte sıkıntı çektiklerini söylüyor. Murat Tekstil’in sahibi Mahmut Yıldız, CHP Urfa milletvekili ve aynı zamanda CHP Genel Saymanı. Mahmut Yıldız’ın seçim döneminde verdiği vaatlerin hiçbirini tutmadığını belirten işçiler, işten çıkarılma tasdiki için Urfa’daki tüm noterlere başvurduklarını, ancak söz konusu olan Mahmut Yıldız olunca noterin fabrikaya gelmediğini anlatıyor. Atılan işçilerden Mehmet Tacer, “Mahmut Yıldız seçim zamanı ‘ben demokratım, milletvekili olursam hiçbir işçiyi asgari ücretin altında çalıştırmayacağım, çalıştıranla mücadele edeceğim’ diyordu. Fakat sırf sendikaya üye olduğumuz için bizi işten attı” diyor. Tacer, son zamanlarda çay molasının kaldırıldığını, müdürlerin işçilerin kaç defa tuvalete gittiğini bile not ettiğini anlatıyor.
Ekmek ve huzur
İşyerinde 1998’den beri çalışan vardiya amiri Halil Kaban da, işten atılanlar arasında. Diğer işçiler 300 milyon lira maaş alırken, ona 500 milyon lira veriliyormuş. Bunun karşılığında da patronların yanında yer almasını, arkadaşlarımı ispiyon etmesini istiyorlarmış. Sendikalaşma nedenini “Çalışma koşullarımız görev ve sorumluluklarımız çoktu, ben ve arkadaşlarım sendikalaşma fikri etrafında ortak hareket ederek koşullarımızın düzelebileceğine inanıyorduk” diye açıklıyor.
İş geri dönmek ve “eve biraz ekmek, biraz da huzur götürmek” istediklerini söyleyen işçilere, yine organizede kurulu olan Gateks Tekstil işçileri destek veriyor. Gateks Tekstil’de de daha önce sendikalaşma deneyimi ve işten atmaların yaşandığını hatırlatan Murat Tekstil işçileri, “Halimizden en çok onlar anlıyor, bizlere yol göstermeye çalışıyorlar, bizlerle dayanışma içindeler” diyorlar.

PATRONLAR BİRLİKTE HAREKET EDİYOR
TEKSİF Sendikası Temsilcisi İbrahim Korkmaz, Organize Sanayi Bölgesi’ndeki tüm fabrikalarda çalışma koşullarının aynı olduğunu belirtti. Çoğu işçinin sigortasız çalıştığını, patronların milletvekilleriyle, aşiret reisleriyle, hatta devlet kurumlarıyla bağlantıları bulunduğunu ifade eden Korkmaz, şunları söyledi: “Şanlıurfa İş Adamları Derneği Başkanı Servan Şimşek, Murat Tekstil’in sendikalaşması konusunda tehditvari konuştu. Sendikayı Organize Sanayi Bölgesi’ne sokmayacağını söyledi. Patronlar çok kolay birleşiyor, ancak işçiler bunu yapamıyor. İşten çıkartılan bir işçi Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan hiçbir fabrikada iş bulamıyor. Daha önce nerede nasıl çalıştıklarını araştırıyorlar, işin içinde sendika varsa onu işe almıyorlar.” Mahmut Yıldız’ın Urfa’daki uygulamaları nedeniyle CHP’ye onlarca faks çektiğini belirten Korkmaz, örgütlenme çabalarını sürdüreceklerini bildirdi.

Niye sessiz kalıyorsunuz?
Emeğin Partisi (EMEP) Genel Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Türkmen, yetkililerin Urfa Organize Sanayi Bölgesi’nde yaşanan antidemokratik uygulamalara sessiz kalmasını eleştirdi. Sanayi Bölgesi’nde sigortasız, sosyal haklardan mahrum bir şekilde ve ağır koşullarda çalıştırılan işçilerin, sendikalaşma girişimlerinin işten atılmayla karşılandığını belirten Türkmen, yetkililerin ise bu duruma sessiz kaldığını belirtti. Türkmen, “Murat Tekstil patronunun Urfa’nın en zenginlerinden Mahmut Yıldız olmasının kurum ve kuruluşların sessiz kalmasında etkili olduğunu düşünüyoruz. Kaldı ki Yıldız, programında ‘Emek en yüce değerdir’ diye yazan CHP’nin milletvekilidir. Yıldız’a ve partisine soruyoruz; Emeğe verdiğiniz değer bu mu? Eğer bunun sorumluluğu sadece Yıldız’a aitse, CHP’ye soruyoruz: Neden bu haksızlığa karşı bir girişimde bulunmuyorsunuz?” Türkmen, Urfa halkını işçilere destek vermeye çağırdı.


Başa dön


Socotab işçisi haklarını istiyor
Socotab Yaprak Tütün İşletmeleri’nde mevsimlik çalışan işçiler, kıdem ve ihbar tazminatlarının verilmesi istemiyle eylem yaptı. Aralarında 15 yıldır çalışanların da bulunduğu mevsimlik işçiler, bu yıl 1 Temmuz günü başladıkları işten 10 Temmuz günü “işlenecek tütün yok” denilerek, evlerine gönderildi. Çalıştıkları 9 günün ücret ile kıdem ve ihbar tazminatları da ödenmiyor.
Boyasan direniyor TEKSİF Sendikası’nda örgütlü oldukları için işten atılan Boyasan işçileri, fabrika önünde başlattıkları direnişi sürdürüyor.Direniş yerinde basın açıklaması düzenleyen TEKSİF Şube Başkanı Recep Oktay, “Patronun aşağılayıcı sözlerle direnişe saldırıda bulunduğunu” söyledi. Oktay, işçilerin işe iade davasının 20 Temmuz’da görüleceğini de hatırlattı. Türk-İş İl Temsilcisi ve Türk Metal Şube Başkanı Erdoğan Çatolok da, basın açıklamasında yaptığı konuşmada, işçilerinin yaşam hakkının patronların iki dudağı arasında olduğunu, fabrika önünde bekleyen jandarmanın da demokrasinin durumunu gösterdiğini belirtti.KESK Dönem Sözcüsü Ahmet Deda da Boyasan işçilerinin yanında olduklarını dile getirdi. Eyleme, işten atılan Kutsal ve Tüm-Teks işçilerinin yanı sıra Eğitim Sen, Tek Gıda-İş, Çimse-İş, Belediye-İş sendikaları ile EMEP, CHP ve İP üyeleri de katıldı.
‘Artık kapınızı çalmayacağız’
Haber-Sen İzmir Şubesi, dün Cumhuriyet Postanesi önünde düzenlediği basın açıklaması ile postacıların sorunlarına dikkat çekti.PTT yöneticilerine yazılı ve sözlü olarak defalarca anlattıkları sorunlarının halen çözülmediğini belirten Haber Sen İzmir Şube Başkanı Ali Yılbaşı, “Tutulmayan sözlerin ve vaatlerin dışında hep oyalandık. Kâr etme uğruna normal çalışma saatlerinin çok üzerinde mesai yapan personelden daha çok özveri isteyen genel müdürlüğe buradan soruyoruz, personelden daha ne kadar özveri isteyeceksiniz?” dedi. Yıllık izinlerini kullanamadıklarını, emekliye ayrılan veya rapor alan arkadaşlarının yerine de çalışmak zorunda kaldıklarını, mevsim ve yöre koşullarına uygun olmayan kalitesiz giysiler verildiğini, ortopedik ayakkabının bile kendilerine çok görüldüğünü söyleyen Yılbaşı, çözüm noktasında adım atılmazsa postacıların artık kapıları çalmayacağı uyarısında bulundu.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net