www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Bush’un İran sıkıntısı
Rusya ve Çin’in, İran ile ortak uranyum zenginleştirme konusundaki çabaları, ABD ve İsrail’in İran diplomasisinden uzaklaşmasına neden oluyor. Rusya’nın, İran ile işbirliğini arttırması, ABD’yi süreçten dışlayabilir.

Grev kuzeye yayıldı
Almanya’da üçüncü haftasını geride bırakan kamu grevi, cuma günü Kuzey Almanya’ya sıçradı. Hamburg ve Aşağı Saksonya eyaletlerinde binlerce kamu çalışanı greve çıkarak gösteri yaptı.

Kerbela’da bombalı saldırı
Irak’ta hükümetin ilan ettiği sokağa çıkma ve silah taşıma yasağına rağmen, Sünni ve Şiileri kışkırtmayı amaçlayan saldırılar sürüyor. Dün Kerbela kentinde pazar yerinde meydana gelen patlamada çok sayıda kişi öldü veya yaralandı.


Bush’un İran sıkıntısı
Rusya ve Çin, Moskova’nın ortak uranyum zenginleştirme önerisi konusunda Tahran yönetimini ikna etmeye çalışırken, ABD ve İsrail, İran diplomasisi konusunda iplerin giderek Rusya’nın elinde toplanmasından rahatsız.
Rusya-İran nükleer müzakerelerinin üçüncü turu kapsamında Tahran’a giden Rusya Atom Enerjisi Kurumu (Rosatom) Başkanı Sergey Kiriyenko ile çeşitli görüşmeler için Tahran’da bulunan Çin Dışişleri Bakan Yardımcısı Lu Guozeng, İran’ın, Moskova’nın uranyum zenginleştirme önerisini kabul etmesi için çalışmalarını hızlandırdı. Kiriyenko ve Lu’nun hedefi, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (UAEA) 6 Mart’ta yapacağı toplantı öncesinde İran’ın nükleer sorununu çözüme kavuşturmak.
Kiriyenko ‘kliği’
Özellikle Rusya’nın izlediği aktif diplomasi, Washington’da rahatsızlık yaratıyor. İsrail’in gayrıresmi istihbarat sitesi Debka, dün konuyla ilgili bir analize yer verdi. Analizde, Sergey Kiriyenko’nun “İran konusunda ABD ve AB’yi devre dışı bırakmayı” hedefleyen kliğin mensubu olduğu belirtilerek, buna karşılık Devlet Başkanı Vladimir Putin’in halen Batı ile işbirliğini savunduğu kaydedildi.
Siteye göre Kiriyenko liderliğindeki heyetin Tahran ziyareti, İran’ın Rus topraklarında uranyum zenginleştirmeyi kabul etmesi halinde, hem Rusya’nın diplomatik zafer kazanması, hem de İran ile işbirliğini artırmasıyla sonuçlanacak. ABD ise, süreçten tamamen dışlanmış olacak.
Ağazade’nin Moskova temasları
Debka, ABD ve İsrail’in rahatsızlığının ilk olarak, İran Atom Enerjisi Komisyonu Başkanı Gulam Rıza Ağazade’nin Moskova’ya yaptığı ziyarette ortaya çıktığını yazdı. Ağazade, Rusya topraklarında ortaklaşa kurulacak uranyum zenginleştirme tesisini ele alacaktı. Ama Ağazade ve heyetinin geçtiğimiz salı günü hiçbir açıklama yapmadan Moskova’dan ayrılması, ABD’ye “asıl uranyum programının İran topraklarında yapılacağını” düşündürttü. Ardından bir İranlı yetkili, AB ile müzakerelerin tek tek Avrupa ülkeleriyle yapılmasını talep etti.
ABD ve AB, Rus topraklarında uranyum zenginleştirilmesini, İran’ın bu tesisin yönetiminde söz sahibi olmaması şartıyla kabul etmişti. Debka’ya göre Kiriyenko’nun Tahran’a sunduğu plan, bu şartı iptal ediyor.
Öte yandan, İran Devrim Muhafızları Danışmanı Dr. Abasi, olası bir ABD saldırısına sert yanıt vereceklerini açıkladı.

İran ‘en büyük düşman’
Amerikalılar; en büyük düşmanlarının İran, en yakın dostlarının İngiltere ve Kanada olduğunu düşünüyor. Gallup’un ay başında 1002 kişinin katılımıyla yaptığı anket, Amerikalıların yüzde 31’inin İran’ı en büyük düşmanları olarak gördüğüne işaret etti. Bu görüş, geçen yıla oranla yüzde 14’lük bir artış gösterdi. Araştırma, İran’ı yüzde 22 ile Irak, yüzde 15 ile Kuzey Kore’nin izlediğini gösterirken, her 10 Amerikalıdan 9’unun Kanada ve İngiltere’yi dost gördüğü kaydedildi.
Ankete göre, Amerikalıların yüzde 40’ı Fransa’yı, yüzde 79’u da Almanya’yı dost olarak görüyor. Bu oranlar Fransa ve Almanya’nın karşı çıktığı Irak işgalinden önce, sırasıyla yüzde 34 ve 39’du.

‘Suriye’ye Rus kruvazörü’ iddiası
Rusya Deniz Kuvvetleri’ne ait “Moskva” adlı kruvazörün, Suriye’nin Lazkiye Limanı’na demirlediği iddia edildi. Kruvazörün, 5 Şubat’ta yapılan NATO askeri tatbikatının ardından, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın talebi üzerine limana gittiği ileri sürülürken, durumdan NATO Genel Sekreteri Jaap de Hoop Scheffer ve ABD yönetiminin haberdar olmadığı ifade edildi. Debka sitesinin iddiasına göre, şubat ayında NATO tarafından düzenlenen, “anti-terörizm, silah ve uyuşturucu kaçakçılığı ve yasadışı göçle mücadele” tatbikatına, Karadeniz’den ayrılarak katılan Rus kruvazörü, tatbikatın ardından Suriye’nin Lazkiye Limanı’na yöneldi. Söz konusu olay, Rusya’nın, “Ortadoğu’da daha fazla askeri alana sahip olma çabası ve ABD baskısı altında olan Suriye’ye destek” olarak yorumlandı. 510 personeliyle Moskva kruvazörü, Bazalt tipi füzeler barındırıyor. 6 ton ağırlındaki gemi, 500 kiloluk nükleer başlık taşıyabilme özelliğine de sahip.


Başa dön


Grev kuzeye yayıldı
Almanya’da üçüncü haftasına giren kamu grevi, cuma günü ülkenin kuzeyine de yayıldı. Aşağı Saksonya’nın başkenti Hannover’de binlerce kamu çalışanı greve çıkarak gösteri yaptı. Hamburg’da ise grev, belediyeye bağlı su ve temizlik işlerinde etkili oldu.
Dün sabah Hamburg’da, itfaiye çalışanları, temizlik işçilerinin süren grevini desteklemek için bir günlük greve çıktılar.
İşbırakan 200 itfaiyeci, işyerlerinin önünde toplanarak eylem düzenledi. Hamburg ver.di Başkanı Wolfgang Rose ve temizlik branşı başkanı Sieglinde Friess mitinge katılarak birer konuşma yaptılar. Sendikacılar, patronların ve eyalet yönetiminin uzlaşmaz tutumunu kınadı.
İtfaiye işyeri temsilcileri de, temizlik işçilerinin sadece kendileri için mücadele etmediklerini ifade ederek, uzlaşma gerçekleşmezse kendilerinin de uyarı grevleri yapacağını belirtti. İtfaiye çalışanları, daha sonra yürüyüş yaparak temizlik işçilerini ziyaret ettiler.
Ortak mücadele coşkusu
Temizlik işçileri ise, Bullardeich’deki işyerlerinin önünde itfaiyeci grevini ve dayanışma eylemini coşku ile karşıladılar. Burada yaklaşık 500 temizlik işçisi ile ortak bir miting yapan itfaiyeciler ve temizlik işçileri, ortak mücadelenin önemini vurguladılar.
Wandsbek bahçe ve park temizlik işçileri ve yol onarım işçileri de bir günlük greve çıkarak izin ve Noel paralarının kesilmesini ve işten atmaları protesto ettiler.
Harburg’da ise su kanalizasyon işçileri, temizlik işçileri ve itfaiyeciler bir araya gelerek Harburg Çalışma Ajansı’na yürüdü. Bergedorf’da da temizlik işçileri ve bazı belediyelerde çalışan emekçiler saldırılara dur demek için sokaklara çıktı.
Önceki gün Aşağı Saksonya Eyaleti’nde yapılan greve ise binlerce kamu çalışanı katıldı. Hannover’de gösteri yapılırken, Cuxhaven’de öğretmenler ders başı yapmadı. Eyalet çapında toplam 800 temizlik işçisi greve katıldı.
Ayrıca aynı gün Osnabrück ve Gifhorn’da da gösteriler yapıldı.

Türkiye kökenli işçiler ne diyor?
Stuttgart’ta, kamu grevine katılan Türkiyeli üç temizlik işçisiyle oturup grev ve geleceği üzerine konuştuk. İşçiler; Baden-Württemberg eyaletinde gündeme gelen ayrımcı ‘vicdan testi’, bunun işçiler arasındaki yansıması ve Almanya’nın gidişatı üzerine görüşlerini anlattı.
Abdullah Ekici: 22 yıldır temizlik işinde çalışıyorum. Grev bizler için kaçınılmazdı. İzin ve Noel parası, vardiyalı çalıştığımız halde kesildi. Çalışma süresinin haftada 40 saate çıkarılmasını kabul edemeyiz. Ekonomi kötüye gidiyor diyorlar. Biz işçiler mi bunun sorumlusuyuz? Avro’ya geçildiğinden beri her şeye iki misli zam gelirken bizlerin ücretleri ne kadar arttı? İşçiler arasında ayrımcılık yok. Ayrımcılığı yapanlar ülkeyi yönetenler. Vicdan testine her arkadaşımız gülüp geçiyor. Böyle aptalca sorular olur mu diyorlar. Birlik, beraberlik olursa kazanırız.
Hasan Büyükoğlangil: 6 yıldır temizlikte çalışıyorum. Sokakta karşılaştığımız birçok insan, yapılan propagandanın etkisinde kalarak bize “18 dakika için greve çıkılır mı?” diyor. Yaşadıklarımızı ve durumu izah ettiğimizde ise bize hak veriyor. Evet, gerekirse 40 saat de çalışırız. Ama bu sendikamızın belirttiği gibi, 250 bin arkadaşımızın işsiz kalması demek olacak. Nasıl olur da aynı kaderi paylaştığımız arkadaşlarımızın işsiz kalmasına sessiz kalırız?
Osman Doğru: 23 yıldır Stuttgart’ın sokaklarını temizliyorum. Sendika bize grev dediğinde içimizde birkaç tane çürük elma çıktı. Bu benim zoruma gitti. Yüzde 94.6 ile değil, yüzde 100 ile greve çıkmalıydık. Ama bugün onlar kafalarını önüne eğecek. Biz kendimiz için değil, bizden sonrakiler için mücadele etmekteyiz. Ben beş-on sene sonra emekli olacağım ama iş ben değil, hepimizin ne olacağı.


Başa dön


Kerbela’da bombalı saldırı
Irak’ta hükümetin ilan ettiği sokağa çıkma ve silah taşıma yasağına rağmen, Sünni ve Şiileri kışkırtmayı amaçlayan saldırılar sürüyor. Dün Kerbela kentinde pazar yerinde meydana gelen patlamada çok sayıda kişi öldü veya yaralandı. Pazar yerinde bomba yüklü bir aracın havaya uçurulması sonucu, en az 6 kişi öldü, 16’sı da yaralandı.
Kutsal türbeye roket
Önceki gün ise, Şiilerce kutsal sayılan Salman El Farisi’nin mezarına roket saldırısı düzenlendi. Şiilerin en büyük örgütlerinden Irak İslam Devrimi Yüksek Konseyi’nin Başkanı Abdülaziz El Hekim’in yardımcısı Cemal el Saghir, Salman El Farisi’nin mezarına iki roket fırlatıldığını söyledi. Roketler mezarda hasara yol açmadı. Farisi’nin mezarı, Bağdat’ın 30 km. güneyinde kendi adını taşıyan köyde bulunuyor.
Cenaze törenine bomba
Bu arada, perşembe günü Samarra’da öldürülen El Arabiya muhabirinin cenaze töreninde silahlı saldırı düzenlendi. Olayda 1 güvenlik görevlisi öldü. Açılan ateşin ardından çevreye rastgele ateş açan güvenlik görevlileri, 4 kişiyi yaraladı. Ancak cenaze alayının mezarlıktan dönüşünde, askeri eskort aracı geçtiği sırada yol kenarına yerleştirilen bomba patladı. Saldırıda 2 kişi öldü, 5 kişi yaralandı. Sünni olan Atvar Behçet adlı kadın gazeteci, Askeriye türbesinin bombalanması olayını izlerken vurulmuştu.
Bağdat’ta silahlı kişiler Sünni Ulema Birliği Başkanı Haris El Dari’nin evine de saldırdı. Saldırıda, Dari’nin 4 ve 15 yaşlarındaki yeğenlerini yaralandı.
Şii aile yok edildi
Bakuba kentinde de bir eve saldıran silahlı kişiler ise Şii bir ailenin 13 üyesini öldürdüler. Önceki gün de Bağdat’ta iki Sünni camisine saldırı düzenlendi. Saldırı sırasında Şii ve Sünni misiler arasında şiddetli çatışmalar çıktı. Samarra kentinde de bir polis devriyesi geçerken yol kenarında patlayan bomba, iki polisin ölmesine yol açtı. Patlamanın ardından devriyedeki polislerin ateş açması üzerine yoldan arabasıyla geçen bir kişi ve eşi yaralandı.
Basra kentinde ise, Sünni Vakfı’nın başkanının iki koruması vurularak öldürülmüş bulundu.
Beyaz Rusya’ya AB propagandası
Beyaz Rusya’da AB’nin iki milyon Avro desteğiyle “haber ve bilgi” yayını başladı. AB Komisyonu’ndan yapılan açıklamada, interneti, yazılı basının desteklenmesini ve gazetecilerin eğitilmesini de içine alan kapsamlı proje çerçevesinde, televizyon ve radyo yayınıyla Beyaz Rusların “bağımsız” kaynaklardan haber ve bilgi edinmelerinin sağlanacağı savunuldu. Komisyon’un dış ilişkilerden sorumlu üyesi Benita Ferroro-Waldner, Beyaz Rusya’da medya üzerinde uygulanan sıkı kontrolün bağımsız habere ulaşılmasını zorlaştırdığını savunarak, “Beyaz Rusya’nın bağımsız medyasına sahip olacağı günü bekliyorum. Yeni TV ve radyo programlarıyla Beyaz Rusların ülkedeki gelişmelerle ilgili daha fazla bilgi sahibi olabileceklerine ve AB’li komşularını daha iyi anlayabileceklerine inanıyorum” diye konuştu. Radyo ayrıca, 19 Mart başkanlık seçimi öncesinde yayına koyacağı 4 programda seçimle ve adaylarla ilgili gözlemlere ve tartışmalara ver yerecek. Televizyon, seçimler öncesinde 2 kez canlı yayın yapacak. AB ve ABD, Beyaz Rusya Devlet Başkanı Aleksander Lukaşenko’yu diktatörlükle suçluyor.
Filipinler’de olağanüstü hal
Filipinler’de, yeni bir başarısız darbe girişimi daha yaşandı. Darbe girişiminin engellendiğinin açıklanmasının ardından, Devlet Başkanı Gloria Macapagal Arroyo, olağanüstü hal ilan etti. OHAL ilanının, Şubat 1986’da devrilen Ferdinand Marcos rejiminin düşüşüne ithaf edilen bir anıtın çevresinde düzenlenen protesto gösterilerinin ardından alındığı belirtildi. Arroyo ayrıca, hükümeti toplayarak, bir güvenlik toplantısı yaptı. Öte yandan devlet güçlerinin, “Marcos rejiminin düşüşüne ithaf edilen bir anıtın önünde yapılan protesto gösterisine katılan herkesin tutuklanacağını” duyurmasına rağmen, önceki gün yüzlerce kişi anıta yürüdü ve Arroyo karşıtı sloganlar attı. Gelişmeler üzerine bir açıklama yapan Filipinler Genelkurmay Başkanı General Generoso Senga, darbe liderlerinden biri olduğu iddia edilen özel tim komutanı Orgeneral Danilo Lim’in tutuklandığını belirtti. General, Lim ile birlikte çok sayıda üst düzey subayın da gözaltına alındığını ifade etti. Kara Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Hermogenes Esperon ise, “Darbeyi savuşturduğumuzu düşünüyoruz” dedi. Filipinli iki general geçen hafta, ‘Arroyo’ya karşı 4 aşamalı darbe planı hazırlandığını’ bildirmiş ve bunun üzerine ülkede “kırmızı alarm” verilmişti. Başkent Manila’da geçen çarşamba günü binlerce kişi, eski diktatör Marcos’un düşüşünün 20. yılında Arroyo karşıtı gösteri düzenlemişti.
BM’de yeni insan hakları konseyi
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu Başkanı Jan Eliasson, BM İnsan Hakları Komisyonu yerine öngörülen yeni İnsan Hakları Konseyi’nin yapısına ilişkin hazırladığı taslağı açıkladı. Eliasson, taslak metnin gelecek hafta oylanması çağrısında bulundu ve böylece konseyin de bu yaz faaliyete geçmesini beklediğini ifade etti. Uluslararası Af Örgütü, İnsan Hakları İzleme Örgütü ve Önce İnsan Hakları örgütleri, ayrı ayrı açıklamalarında tüm hükümetlerin bu tasarıya destek verip onaylamasını istediler. İnsan hakları kuruluşları, söz konusu tasarının BM’nin insan hakları sistemini güçlendirmeye yönelik olumlu bir adım olduğunu belirttiler. Eliasson tarafından önerilen taslağa göre, yeni BM İnsan Hakları Konseyi, 191 üyeli BM Genel Kurulu tarafından gizli oy ve salt çoğunlukla seçilecek 47 üyeden oluşacak. Konsey, Genel Kurul’a yardımcı organ niteliğinde olacak. Yılda 3 kere ve 10 hafta toplanacak olan konsey, acil insan hakları durumunda üyelerin üçte birinin desteğiyle özel toplantıya çağrılabilecek.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net