www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



“Karşılarında birden süvarileri gören dağa kaçmış kadın-erkek Karamürselliler çığlık çığlığa atılıp süvarileri ve atlarını sevgiye boğdular. Topları dik bir yamacın en üstüne, ağaçlar arasına saklamışlardı. Hep birlikte oraya çıkıldı. Üzerini yapraklı dallar ve otlarla örterek, topları ormana katmışlardı.

cızırtı ................................................................... Çağdaş Günerbüyük
şu çılgın kanatlar
“Karşılarında birden süvarileri gören dağa kaçmış kadın-erkek Karamürselliler çığlık çığlığa atılıp süvarileri ve atlarını sevgiye boğdular. Topları dik bir yamacın en üstüne, ağaçlar arasına saklamışlardı. Hep birlikte oraya çıkıldı. Üzerini yapraklı dallar ve otlarla örterek, topları ormana katmışlardı.
Üsteğmen şaşkınlık içinde, ‘Bu koca topları buraya nasıl çıkardınız?’ diye sordu. Bilge görünüşlü bir ihtiyar, gülümseyerek ‘Değişik bir milletiz..’ dedi, ‘...işler düzgünse ertesi günü bile düşünmeyiz, birbirimizi yeriz. İşler karıştıkça ağır ağır uyanmaya başlarız. İyice karışınca da, kenetlenip olmayacak işleri başarırız. Bunları da buraya böyle çıkardık. Çıkarmadık uçurduk.’
(...) ‘Karamürsel’de sağlam bir tek ev bile kalmamış. Ne yapacaksınız?’
‘Hava sıcak, açıkta yatarız. Biz o evleri parayla pulla değil, sabırla yapmıştık. Yine yaparız. Bizde sabır çok. Yeter ki kendi bayrağımızın altında olalım. Bunun değerini bilmeyen, dünyada hiçbir şey bilmiyor demektir.’
Kadınlar alkışlayıp bağırışınca baktılar. Erkekler, ilk topu kımıldatmış, yürütüyorlardı.
İhtiyar ‘Şunlar gibi yüzlerce topun gürlediğini de bir görebilsek...’ diye göğüs geçirdi, gözlerini üsteğmene çevirdi, ‘Ne dersin, görür müyüz? Ne zaman görürüz?’
Üsteğmen 17. Tümen’dendi. Tümeninin durumunu biliyordu. Önüne baktı.” (Şu Çılgın Türkler, s.162-163)
Bu satırların Şu Çılgın Türkler’i okuyanlara tanıdık gelmesi normal. Ama Kırık Kanatlar dizisinin izleyicilerine de tanıdık gelecektir ki, bu o kadar normal sayılmaz. Ciddi bir esinlenme ile karşı karşıyayız demek ki.
Son ayların en ünlü kitaplarından Şu Çılgın Türkler’in ilk televizyon macerası bu değil aslında. Kurtuluş dizisinin de hazırlanmasında Turgut Özakman’ın katkıda bulunduğu, dolayısıyla dizinin Şu Çılgın Türkler’in bir bölümü olduğu açıklanmıştı.
Bu hafta altıncı bölümü ekrana gelen Kırık Kanatlar dizisiyle, Şu Çılgın Türkler adlı romanın benzerlikleri bir süredir tartışılıyordu zaten. İkisi de birer Kurtuluş Savaşı hikayesi anlattığına göre, gerçeklere kısmen dayanmaya çalıştıklarına göre, elbette kesiştikleri yerler olacak. Şimdilik aslında bu genel atmosfer dışındaki tek benzerlik yukarıdaki alıntı oldu. Yoksa Çılgın Türkler’in çok eleştirilen “bugünkü Kızıl elmacı ideolojiye gönderme yapan” yanlarına dizide rastlamak mümkün değil. Üstelik Kırık Kanatlar hiç de bir inkılap tarihi kitabı gibi değil, gayet insani bir hikayeyi anlatıyor. İlle de yaşanmış gerçekleri anlattığı konusunda da ısrar etmiyor. Kaç haftadır, “Türk’ün Türk’ten başka dostu yok” mantığıyla ilgisi olmayan, kaçak bir Yunan askerini dizinin kahramanları tarafından saklamasını ve orduya teslim edip öldürülmesini engellemeye çalışılmasını izliyoruz örneğin.
Böyle devam ederse, Kırık Kanatlar, yalnızca Kurtuluş Savaşı fonunda geçen birkaç kişinin öyküsü olmasına karşın, tarihi daha gerçekçi ve öğretici bir şekilde anlatıyor...

Başa dön



 
Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net