www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Abbas Güçlü’nün programında gençlerle Erkan Mumcu arasında çıkan Stalin tartışması, medyadaki Stalin düşmanlığını bir kez daha açığa çıkarttı. Sık sık sosyalizmin öldüğünü öne süren, liberalizmin alternatifi olmadığını iddia eden medya organlarının Stalin’i bu kadar sık anmak ihtiyacı duymaları dikkat çekiyor.

MEDYA ........................................................................ MEDYA SERVİSİ
Stalin’in gölgesinde medya
Abbas Güçlü’nün programında gençlerle Erkan Mumcu arasında çıkan Stalin tartışması, medyadaki Stalin düşmanlığını bir kez daha açığa çıkarttı. Sık sık sosyalizmin öldüğünü öne süren, liberalizmin alternatifi olmadığını iddia eden medya organlarının Stalin’i bu kadar sık anmak ihtiyacı duymaları dikkat çekiyor.
Gençler korkuttu
Son olay, Abbas Güçlü’nün sunduğu Genç Bakış programında, Anavatan lideri Erkan Mumcu ile üniversite öğrencileri arasında çıkan tartışmaydı. Mumcu Sovyetler Birliği’nde sosyalizmin kuruluşuna önderlik eden Stalin için “diktatör” gibi laflar edince, salondaki gençlerin tepkisiyle karşılaşmıştı. Sorularla köşeye sıkışan Mumcu, terleyip kravatını çıkarmak zorunda kalmıştı.
Bunun üzerine Sabah’ın yayın yönetmeni Fatih Altaylı kendince bir “tarih dersi” vermeye kalktı. Gençlerin Stalin’i savunmaları üzerine şaşkına dönen Fatih Altaylı, cuma günü “Stalinist gençlik” başlıklı bir yazı yazdı. “Masal” gibi bilinen iddiaları tekrarlayan Fatih Altaylı, “Önceki gece üniversite öğrencilerinin Erkan Mumcu’ya gösterdiği tepkiyi görünce, gençliğin önemli bir bölümünün ‘yakın tarihi’ çok da doğru bilmediklerini anladım” iddiasında bulundu. Çünkü Altaylı’ya göre, “Stalin’in uygulamaları en koyu komünistlerce bile benimsenmiyor ve eleştiriliyor”du, ama gençler bunu bilmiyordu. Erkan Mumcu’nun yarım bıraktığı hakaretleri tamamlamaya çalışan Altaylı, Stalin’i Hitler’le kıyaslamaya kalktı, “20 milyonun üzerinde kişinin ölümünden sorumlu” olduğunu öne sürecek kadar ileri gitti.
Sağ-sol fark etmiyor
Stalin düşmanlığı, farklı siyasi eğilimlerin temsilcisi olan medya organlarını da birleştiriyor. Son haftalarda yayımlanan iki gazete manşeti, buna ilginç bir örnek sunuyor: Vakit, başörtüsü yasağını eleştirdiği 10 Şubat manşetinde büyük puntolarla “Böyle zulmü ne Hitler ne de Stalin yaptı” diye yazıyordu. 21 Şubat tarihli Radikal ise sürmanşetinden, Kruşçev’in 20. Kongre’de söylediği ve yeni açıklanan sözleri haberleştirmişti. Kruşçev’in Sovyetler Birliği’nde sosyalizmden sapmanın başlangıcı olarak kabul edilen konuşması, Radikal’de genişçe, tüm ayrıntılarıyla verilmişti. Gazete spotundan resimaltına kadar Kruşçev’in saçma iddialarına yer verdi: “Stalin olmasa 2. Dünya Savaşı olmazdı”, “Stalin her zaman takip edilme ve öldürülme korkusuyla yaşadı”...
Sosyalist önder Stalin’i en sık anma ihtiyacı duyan yazarlardan biri de, Akşam’ın genel yayın yönetmeni Serdar Turgut. Turgut, son olarak geçen hafta köylülük konusunu ele aldığı mizahi yazılarında Marksizmi savunur gibi yapıp şöyle cümleler kullandı: “Stalin de her rasyonel insanın yapması gerekeni yapmış ve köylü sorununu kökünden çözmeye girişmiştir, öldürmede yeterli hız ve ivmeyi tutturamadığından Rusya’da köylülük bitmemiştir ama onlar şimdi terbiye edilmiş haldedir.”
Her renkten medya organının Stalin’i b u kadar eleştirmeye kalkması, “öldü” dedikleri sosyalizmden duyulan korkuyu da gösteriyor. Tarihi bir kişilik olan Stalin’i rahatça eleştirebilen köşeyazarları, milyonlarca insanın ölümünden sorumlu olduğu bilinen gerçek diktatörlere ise tek laf etmiyor. Ne Hitler’i, ne Bush’u eleştirmeden “milyonlarca kişinin ölümünden” söz etmeleri ise, samimi görünmüyor...

Başa dön



 
Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net