|
|
|
|
|
|
05/07/2008
‘Fotoğraftan dolayı linç olur mu?’ olur
Devrim Büyükacaroğlu ‘Yol üstü kerhaneleri’ isimli belgesel çalışmasında fotomontaj yaptığı iddiasıyla tutuklanan Erdal Kınacı medya tarafından suçlu ilan edildi Erdal Kınacı “sınırdaki” insan yaşamlarını fotoğraflayan bir fotoğrafçı. Aynı zamanda hekim olan Kınacı Anamur Sağlık Grup Başkanlığı’nı sürdürüyordu. Son çalışması “Yol üstü kerhaneleri” ile ilgili olarak “fotomontaj” iddiasıyla tutuklanan Erdal Kınacı şimdi Silifke cezaevinde. Memuriyeti de askıya alınan Kınacı “Yol üstü kerhaneleri” çalışmasında yer alan modellerin hepsiyle izinlerini aldığı sözleşmeler imzaladığını, bahsedilen fotomontajları yapan ve internette yayanın ise kendisi olmadığını açıkladı.
Kınacı linci öngörmüştü
Pek çok sergisi bulunan Kınacı geçtiğimiz sene National Geographic’in uluslararası yarışmasında “insan” dalında büyük ödülü kazanmıştı. Mersin-Antalya arasında bulunan 22 illegal genelevde yaptığı fotoğraf çekimleriyle “Yol üstü kerhaneleri” isimli çalışmayı ortaya çıkaran Erdal Kınacı’nın bir önceki çalışması olan “engelsiz yaşamlar”da fotoğrafladığı engellileri illegal genelevlerdeki hayat kadınları ile aynı karede yer alacak şekilde montajladığı iddia ediliyor. Erdal Kınacı’nın üyesi olduğu ve fotoğraflarını yayınladığı “fotokritik”, “devianart”, “fotoritm” gibi fotoğraf paylaşım siteleri başta olmak üzere pek çok fotoğrafçı, Kınacı’nın tutuklanmasına tepkili.
Kınacı tutuklanabileceği öngörüsüyle olacak, tutuklanmadan kısa bir süre önce ‘fotoritm’ sitesine yolladığı ‘olağanaltıhal bölgesi’ başlıklı köşe yazısında “fotoğraftan dolayı linç olur mu?” diye sormuştu. Adalete güvenini yitirdiğinden, fotoğrafa sırt çevirdiğinden, gözü gibi sevdiği fotoğraf makinesini görmek istemediğini söylemişti. Kınacı yazısında, “Üzgünüm; Fotoğraftan dolayı linç olur mu? Sorusunun cevabını size ben vermeyeceğim. Halen devam etmekte olan o girişimi burada tekrar dillendirmeye hiç niyetim yok. Söylemek istediğim tek şey, lütfen dikkatli olun, fotoğrafı masum bir hobi, hoşça vakit geçirmeye yarayan bir uğraş veya çeşitli siteler marifeti ile sosyalleşme aracı olarak görmeyin. Paylaştığınız tek bir kare emek emek kurduğunuz tüm yaşantınızı bir anda değiştirmeye, hatta alt üst etmeye yetecek güçte bunu bilin ve lütfen dikkatli olun…” diyor.
Konu genelev olunca medya affetmedi!
Hakkında yapılan iddianın doğruluğu yanlışlığı bir yana, pek çok gazete ve internet sitesi mesele “kerhane” gibi nahoş bir konu, fotoğrafçı da doktor olunca her ne kadar “iddia edildi” şeklinde ifadelerle de yer verilse (ki bazıları bu ‘inceliğe’ de gerek duymamış) “cezasını kesmiş” oldu Kınacı’nın. Suçu kesinleşmeden kimsenin suçlu ilan edilemeyeceği ilkesi bir kez daha ayaklar altına alınmış oldu. “Doktorun genelev rezaleti” (Süperonline), “Yol üstü genelevleri fotomontaj çıktı” (Sabah), “Bu fotoğraflar doktoru yaktı, Mersin’de Doktor Erdal Kınacı, ‘yardım toplayacağım’ vaadiyle çıplak resimlerini çektiği yoksul kişilerin şikâyeti üzerine tutuklanarak cezaevine gönderildi.” (Akşam), “Doktordan engelli hasta skandalı” (habervitrini.com).
Kınacı gerek “engelsiz yaşam” gerekse “Yol üstü kerhaneleri”nde sınırda olan yaşamları görünür kılmaya çalışıyordu. Her iki çalışması da değişik çevrelerin tepkisi ile karşılaşmıştı zaten zamanında. “Engellilerden kazanç sağladığı”, “doktorluğunu kullanarak fotoğraflar çektiği” gibi iddialar karşısında, çekimleri hekimlik mesaisi dışında yaptığı, fotoğrafları engellilerle dayanışmak, sorunlarını görünür kılmak için çektiğini, bu projeyi Engelsiz Yaşam Derneği ile birlikte gerçekleştirdiklerini bıkmadan anlatıp durmuştu Kınacı. Genelev çalışması ise “ahlakçı” eleştirilere maruz kaldığı gibi bu çalışmanın yurtdışında sergilenmesi ile ilgili olarak “kol kırılsa da yen içinde kalmalı” mealli, “yurtdışına ülkemizi böyle tanıtmamalıyız” denilmişti.
Bu gibi eleştiriler bir tarafa, Erdal Kınacı’nın tutuklanmasını ölçüsüz ve aceleci manşetlerle sayfalarına taşıyan gazeteler ne engelli insanların çarpıcı fotoğraflarıyla ne de 22 tane illegal genelevin varlığıyla ilgilenmişlerdi.
Ya yalansa?
Her iki çalışmasında da Erdal Kınacı’nın modelleriyle sözleşme imzaladığını kendi beyanlarından biliyoruz. Hatta bu konuda fotoğrafçıların hassasiyet göstermesi gerektiğini sık sık köşe yazılarında ifade etmişti kendisi. Erdal Kınacı’nın çok sayıda fotoğraf paylaşım sitesinde yayınladığı sayısız fotoğrafa bakıldığında da foto montaj bir tarafa “manipülasyon” denilen, fotoğraf işleme programları yardımıyla yapılan abartılı düzenlemeleri fotoğraflarında uygulamayan bir fotoğrafçı olduğu biliniyor. Kınacı’nın bu söylediklerimize rağmen, modelleriyle kurduğu ilişkide ya da fotoğraflara manipülasyon yapmak konusunda bir zaaf gösterdiği doğruysa nasıl cezalandırılacağı biliniyor. Fakat değilse işte o zaman fotoğraf dünyası adına tedirgin edici bir linç kampanyasından bahsetmek gerekecek. Fotomontaj yaptığı iddia edilen bir fotoğrafçı hakkında suç duyurusunda bulunulması ve hatta yargılanması anlaşılabilir kuşkusuz fakat fotoğrafçının tutuklanarak cezaevine konulması, memuriyetinin askıya alınması umarız, cesaret ve emek gerektiren “zor” konulara objektiflerini doğrultacak fotoğrafçıları ürkütmez. | |
|
|
|
|
|