PTT ‘de çalışan taşeron işçiler sendikalaşıyor
Posta’da çalışan taşeron işçileri iş güvencesiz çalışmaya artık yeter diyor.
PTT denildiğinde aklımıza Posta Telefon Telgraf gelirdi bir zamanlar. Önce PTT ‘nin T’sini yani Telefon bölümünü özelleştirerek Telekom adı altında satışa sundular. Telefon, İnternet gibi hizmetleri artık taşeron firmalar aracılığı ile ve geleceksiz, iş güvencesiz ,asgari ücretle çalıştırdıkları işçilere yaptırmaya başladılar. Bugün hâlâ Telekom’da çalışan on binlerce işçi sendikasız çalışmaktadır.
Telekom’da bunlar olurken Posta da boş durmadı. Taşeron firmalar buralarda ihaleler alıp, güvencesiz işçi çalıştırmaya yaklaşık 18 yıldır devam ediyor. KİT olmasına rağmen çeşitli yasalar çıkartarak buraları da sömürüye açık bir hale getirdiler. Halen Posta’da onlarca taşeron firmada binlerce işçiyi sendikasız, iş güvencesiz ve eşit olmayan koşullarda çalıştırma devam ediyorlar.
Ancak bu durum şimdilerde PTT taşeron işçileri için değişmeye başladı. İşçiler sendikalı olmak için mücadele başlattılar. Uzun bir zamandır bir araya gelen taşeron işçiler; çalışma koşullarını, iş güvencesini, asgari ücreti sendikayı ve ne yapabileceklerini ve de nasıl yapabileceklerini tartışmaya başladılar. PTT’nin yaygın işyeri ağına göre çalışmayı da buna göre yapmaları gerektiğini, bütün Posta Dağıtım Merkezlerinde (PDM) çalışma yürütmeleri gerektiğinin altını çizdiler. Zira PDM’ler taşeron çalışmanın en fazla olduğu alanlardı. Bu alanlarda kadrolu postacılar ve kadrolu işçilerle aynı işi yapıyor olmalarına rağmen ücretlerden tutunda, yıllık izinlere kadar birçok farklılık yaşıyorlardı. Servis, paso, yemek, yol parası, iş elbisesi hepsi işverenin keyfiyetine göre belirleniyordu. İş güvencesi hak getire, her şey o günkü patronunun (müdür, amir, şef, başdağıtıcı) iki dudağı arasında, işçiler “yarın artık gelme” denildiği zaman nereye başvuracağını bile bilemez bir halde çalıştırılıyor. Üstelik bu durum bütün dağıtım merkezlerinde aynı şekilde devam ediyor.
İşçiler her bir araya geldiklerinde bu konu üzerinde bu durum karşısında çözüm üretmeyi tartıştılar.
Bütün bu sorunlar işçilerin bir araya gelip çözüm yolu aramalarına ve sendikaya olan ihtiyaçlarını ortaya çıkarmış oldu. Sendikanın bütün bu sorunlarla baş etmek için en vazgeçilmez araç olduğu işçiler arasında hızla kabul görmeye başladı. Önce bir işyeri komisyonu oluşturuldu, çalışma koşullarının bir an önce düzelmesini isteyen işçiler işkolunda tek yetkili sendika olan T. Haber-İş Sendikası’na üye olmaya başladılar. Üyelikler halen de aynı kararlılıkla ve heyecanla devam etmektedir. Ancak iş bu kadarla bitmiyor elbette ki, taşeron işçiler sendikal örgütlerini daha bir diri, mücadeleci, dirençli tutabilmenin araçlarını yaratabilmeliler. Bundan sonraki iş yaşamlarının sendikalı devam edebilmesi için buna ihtiyaçları olduğunu unutmamak gerekiyor. Kendileri gibi sendikal mücadele veren diğer işçilerle dayanışma içinde olmak, onların deneyimlerini öğrenip, onlara kendi deneyimlerini aktarmak ve yine aynı sendikada üye olan Telekom işçileri ile bu çalışmayı ortaklaştırmak gerekmektedir. Çünkü taşeron çalıştırma onlarında en önemli sorunları arasındadır. Sendikalarının güçlenmesi demek bütün işçilerin işveren karşısında güçlenmesi demektir. Buradaki dayanışma oldukça önemlidir.
İş kolunda toplusözleşme yapma yetkisi olan T. Haber-İş Sendikası’na da elbette ki birtakım görevler düşmektedir. İşçiler sendikalarına nasıl dört elle sarıldıysa, aynı şekilde sendika da işçisini dört elle kavrayabilmelidir. İşçilerin umudu olan sendika kendi varlık sebebi olan işçileri güvenle peşinden sürükleyebilmelidir. İşçisiyle omuz omuza yürüyen hiçbir sendika, sendikacı kaybetmemiştir. Aksine [RTF bookmark start: _GoBack]işverenin karşısında omuz omuza mücadele edenler hem onurlarını hem de geleceklerini [RTF bookmark end: _GoBack]kazanmışlardır. Haber-İş Sendikası Telekom grevinde bunu çok açık bir şekilde yaşamıştır. Grev deki deneyimleri elbette oldukça öğreticidir. Şimdi aynı kararlılıkla Posta’da çalışan taşeron işçilerinin sendikalaşma mücadelesini de başarıya ulaştıracağında, Telekom/Posta ayrımı yapmadan bütün üyelerini çalışmaya katması gerektiğinde hem fikiriz. Çünkü bizler aynı sendika çatısı altında örgütlü işçileriz ve birbirimizden güç almak zorundayız. Başarı hepimizin olacak! Postadaki taşeron işçiler kazandığında Haber-İş üyesi bütün işçiler kazanmış olacak, Türkiye’deki taşeron işçiler kazanmış olacak.
PTT’de çalışan taşeron işçiler/İstanbul
Evrensel'i Takip Et