- Oğlum bak git
-
ÇIKAN KISMIN ÖZETİÇağdaş Günerbüyük
izim memlekette gündemi takip ederken akıl sağlığını korumak zor. Sabretmek zorunda değiliz elbet ama, kavganın göbeğinde olduğun, tarihi bir genel grev yaptığın, “üç buçuk”çulara meydan okuduğun anda bile, yaşamayı becermek için bir tahammül gerekiyor.
Bir köyden 34 kişi öldürülüyor da, “Özür dilenecek bir şey yok” diyen mi istersin, “Tazminatsa tazminat” diyen mi, demeye kalmadın, bir de aynı aileden bir başkasının tutuklandığını duyduk bu kulaklarımızla. Katliamın faturasını ölenlere kesmeye çalışanlarla, bütün Kürt halkına kesmeye çalışanlar arasında büyük rekabet var. Harıl harıl sorumlu aranıyor, sadece o emri verecek yetkiye sahip olanlar arasında değil. Katliama katliam demek bile caiz değildir belki. Çünkü cinayet nedir, badem bıyıklıya soracaksın.
Şimdi de bu çıktı diyemiyor insan, aslında kürtajla uğraşmayı bugüne kadar nasıl unutmuşlardı zaten, hayret. Cinayetten duvar ördüler etrafımıza ama o bir şey değil tabii. Belki gebeliğe son vermeyi de engellerler de, bir özgürlük daha kısıtlanır, bir hak daha insanın elinden alınır, ne güzel. Kürtajdan, gebelikten, doğum kontrolünden ne anlarsın diye soramıyoruz ama onda bir vakitler dünyada meşhur ettiği bir cevap var, “öldürmeyi iyi bilirsiniz” diye...
Dilimizin ucuna bu aralar şu üç kelime gelecek galiba hep; “Oğlum bak git”.
İnternet’te dolaşan, kısa sürede pek tutulan videoyu görmeyen kaldıysa, bir çocukla temizlik işçisi arasındaki diyalogdan bu. Çocuk öfkeli, çöpçünün peşinde, kemerini çıkarıyor, “Hadi vursana” diyor, “Ne olacak?” diye meydan okuyor. Elinde süpürgesiyle yoluna gitmeye çalışan adam da, on saniyede belki on kere “Oğlum bak git” diyor. Sonunda sabrı taşıyor, süpürgeyle berikini kovalamaya başlıyor.
O emekçinin bir yere kadar gösterebildiği sabır bize tercüman olmayaydı, şu kısacık kötü kalitedeki video mümkün değil bu kadar tutulmazdı.
Hikayeye bakarsak, kimseye bayrak olacak bir tarafı yok aslında. Biz şımarık bir çocuk ve onu süpürgeyle kovalayan bir adam görüyoruz ve ona göre bir şey anlıyoruz belki. Ama hayat o bir dakikadan ibaret değil. Çocuk, bir röportajda kafasına yediği sopadan sonra 12 dikiş atıldığını anlatıyor. Ne kadar şımarık olursa olsun, yediği dayakta övülecek, sahiplenecek bir yan olmamalı. Öncesi de anlatılıyor, mahallenin çocuklarının sürekli çöpçüyle dalga geçtiği, taciz ettiği daha önce de aralarında itiş kakışlar yaşandığı, her neyse. Abinin mağdur olduğu halinden belli ama karşısındakiler de çocuk işte. Olan bitenle o kadar ilgilenseydik, bu videoya yönelik sevgi seli çocuğa şiddetten memnun olmak anlamına gelirdi ama mesele o değil.
Oğlum bak git’in, peşinde “Ne olacak?” diye dolanan, yolda yürüyemez hale getirilen, sürekli taciz edilen, özetle sabrı zorlanan insanların ortak tepkisi olması, samimiyetinden. Onun için bütün dizilerden daha ahlaklı olsa bile hâlâ uyduruk gerekçelerle Behzat Ç.’yi yasaklamaya çalışmalarına “Oğlum bak git” diye cevap veriliyor. Cinayet bilirkişilerinin her ettiğine, pişkinler tekkesinin her dediğine, savaş çığırtkanlarının saçtığı her tükürüğe içinden “Oğlum bak git” demek gelen, diyor. O zaten bir yere kadar denir.evrensel.net - Bu sayfa kere görüntülendi.Güncelleme tarihi: 2012-05-26 17:08:51
YAZARLAR KATEGORİSİNDEKİ HABERLER
SON HABERLER
- Brezilya'da eylemler yayılarak sürüyor
- Avukatlar, gazeteciler ve 'Gezi' için durdu
- Deri işçileri 'Gezi Parkı' için iş...
- Çarşı grubu üyeleri adliyede
- Kadın işçileri taşıyan minibüs takla...
- Adana'da Gezi Parkı baskını: 4 gözaltı
- Bingöl'de bir çocuk 6 askerin istismar...
- Cenazeye gitti, işten atıldı!
- Gerçek işsizlik yüzde 20
- İşçiler ölmeye devam ediyor







