23 Mart 2013 04:37

Artık adım atma sırası hükümette

SÜREÇ TEK TARAFLI İLERLEMEMELİ

Mehmet Altan (Gazeteci, Yazar): Öcalan’ın mektubunu iki aşamada değerlendirmek gerekiyor. Bir tanesi mektubun içeriği. Silahların döneminin bittiğini demokratik siyaset döneminin başladığını söylüyor. Bu Öcalan ve örgütte bir paradigma değişimi olduğunu gösteriyor. Ama bu paradigma değişimine karşılık hükümette bir paradigma değişikliği var mı? Bu soruya Uludere meselesi ortada dururken çok net bir cevap vermek mümkün değil. İkinci yanı Diyarbakır’da mektup nedeniyle oluşan kaygılar. Çünkü Öcalan’ın söylemleri Ankara’ya çok yakın söylemler. Bir süreç ilerlerken taraflardan birinin diğer tarafın her şeyini kontrol etmeye çalışması söylemlerini kendi söylemlerine yaklaştırmaya çalışması süreci sağlıklı olarak etkilemez. Kürt siyasetinin hiçbir talebi yokmuş gibi çerçeve çizmek daha ilerleyen dönemlerde sürece zarar verir.

BARIŞ İÇİN EN SOMUT ADIM

Can Dündar (Gazeteci-Yazar):  Bu mesajla birlikte barış sürecinde en somut ve ciddi adım atıldı. Bu mesajda barış vadediliyor. Ülkenin sadece doğusuna değil batısına da ‘bölünmem’ mesajı verdi Devlet cephesinde de mesajın karşılık bulduğunu düşünüyorum. Başbakanın mesajı olumlu karşılaması, devlet tarafında da karşılık bulduğunu gösteriyor. Ancak süreç kırılgan. Herkesin bir halel gelmesin diye titizlikle yaklaştığı bir süreç ve bu güne kadar iyi gitti. Bu yolda önemli bir merhale atlatıldı. Newroz’a katılımın yüksek olması da   beklediğim bir durumdu. Çünkü Güneydoğu halkı barışa aç. Hepimiz gibi... Ve halk biz bu sürecin arkasındayız mesajı verdi.

HALK ADIM BEKLİYOR

Prof. Dr. Gençay Gürsoy: Hiç şüphe yok ki 90 yıllık geçmişi olan bir sorunda önemli bir aşama. Tarafların sorunun çözümü için güçlü bir irade ortaya koyduğunu düşünüyorum. Bu en azından Kürt siyaseti için kanıtlanmış durumda. Hükümet için ise endişeli bir bekleyiş hakim. Hükümet atılması çok kolay olan ve güven verici adımları henüz atmış değil. Fakat ben milyonlarca insanın haykırdığı barış talebinin karşısında hiçbir iradenin duramayacağını düşünüyorum. Bölge insanı hükümetin adımlarını bekliyor. Sürecin tek taraflı olmadığını kanıtlayacak olan da bu adımlar olacaktır.

HERKESE GÖREV DÜŞÜYOR

Doç. Dr. Mete Kaan Kaynar: Öcalan’ın, PKK’nin sınır dışına çekilmesi ve silahların yerini siyasetin alması gerektiği çağrısı tartışmasız önemli bir adım. Miting ve orada okunan mektup gelecekte Türkiye siyasetine “tarihi bir adım” mı yoksa “tarihte kalmış bir adım” olarak mı geçeceği önümüzdeki dönem önem kazanacaktır. Bu sürecin Kürtlerin taleplerini, Türklerin hassasiyetlerini tatmin edecek bir çözüme doğru evirilmesinde herkese görevler düşüyor. Ne olursa olsun barışı savunmak ve kimden ve nereden gelirse gelsin şiddetin karşısında durmak gerekiyor.

BDP BİR TARAF, OLARAK GÖRÜLMELİ

Pelin Batu (Oyuncu): Öcalan’ın mesajını dinlerken çok duygulandım. Mesaj inanılmaz olumlu, yapıcı ve barışı kucaklayan bir mesajdı. İlerdeki süreçte hepimizin bu mozaiğin değil de ebrunun parçası olduğu, hepimizin bu güzel ülkede el ele kol kola mutlu bir şekilde yaşayabileceğini gösteren bir mesajdı. Umuyorum ki hükümet aynı tondan konuşmaya ve karşılık vermeye devam eder. Bunun kolay olmadığını biliyoruz. Her iki taraftan 50 bine yakın ölümüz var. Herkese bu bir şekilde dokunuyor. Bunun için illaki şehitleri olanlara dokunmuyor, hepimize dokunuyor. Yakalanan bu olumlu hava için hükümetin de bu açıdan çok atak davranması gerekiyor. Bu yüzden devletin ilk olarak muhalefet kanadından gelen sert eleştirilere kulak tıkaması gerekiyor. Ve artık Abdullah Öcalan’ın dediği gibi savaş değil masa başında fikirlerin çarpışması gerekiyor. Hükümetin BDP’yi taraf olarak göstermesi gerekiyor.

Evrensel'i Takip Et