Viva Zapata!
Aynı tarihlerde Meksika’da bir köylü ayaklanması gerçekleşmiş ve getirdiği yeni rejim diğerlerinden daha çok halka dayalı bir yönetim kurmuştu. Devrimin liderleri ne ABD ve Avrupa’da eğitim görmüş aydınlar ne de halk için halka rağmen özgürlük sloganı ile hareket eden askerlerdi. Devrimin başındaki köylüler, modern okullarda okumamışlar fakat bu okullarda okuyup da ülkelerini diktatör biçiminde yönetenlere özgürlüğün ne demek olduğunu göstermek istemişlerdi.
“Toprak ve Özgürlük-Tierra y Llibertad” şiarı ile isyanın lideri Emiliano Zapata, yaklaşık 10 yıl süren köylü ayaklanmasını yönetmiş, hükümet güçleri ile girdiği savaşı kaybederek söylediği “Diz çökerek yaşamaktansa ölmek yeğdir” sözüne bağlı kalarak 1919’da öldürülmüştü.
1907’de New York borsasının krize girmesi ABD’li yöneticilerin gözünü Meksika’ya dikmelerine neden olmuştu. ABD’lilerin desteğiyle dikta bir yönetim kuran Porfirio Diaz, köylülerin topraklarına el koyarak Amerikan borsasını sübvanse etmeye çalıştı. Bir toprak ağası olan Francisca Modero köylülere topraklarını vereceğini iddia ederek Diaz’a karşı isyanı başlatır. Ellerinden toprakları alınan Zapata ve 4 bin arkadaşı isyana katılarak toprakları için savaşır. İsyan başarıya ulaşır ve Diaz diktası yıkılır. Modero toprak reformu yapar ama köylülere hak ettiklerinden daha az toprak verir. Zapata, toprakların köylülere ait olduğunu ve topraklara ne ekip ekmeyeceğine köylülerin karar verebileceğini söyleyerek Modero’ya karşı isyanını başlatır. Modero bir askeri darbe ile devrilir ve öldürülür. Yerine geçen Carranza’da köylülere toprak vermek niyetinde değildir. Zapata liderliğinde köylüler tekrar ayaklanır, isyan başarıya ulaşır ve başkent Mexico City, Zapata ve Pancho Villa liderliğindeki köylülerin eline geçer.
Zapata, amaçlarının devleti ortadan kaldırmak olmadığını yalnız köylülere daha fazla hak verilmesini istediklerini söyleyerek Anayasalcı hükümete ve orduya dokunmaz. General Carranza Zapata’nın bu hatasını affetmez ve ABD’den aldığı destekle ordusunu güçlendirir ve 4 yıllık Zapata idaresine son vererek başkenti tekrar ele geçirmeyi başarır. Zapata yenilgiyi kabul etmez ve Güney Meksika’nın kırsal bölgesine çekilir. Köylülerden oluşan yeni bir ordu kurar. Devlet Başkanı Carranza, Zapata’ya tekrar isyan etmemesi karşılığında toprakların köylülere verileceğini söyler. Zapata, Cararanza’nın bu teklifini kabul eder, yalnız anayasal bir reform yapılmasını ister ve yeni oluşacak hükümet konseyinin halk temsilcilerinden oluşmasını, hükümet sözünü tutana kadar silahlarını bırakmayacaklarını söyler. Fakat Carranza sözünü yine tutmaz, Zapata’nın hazırlattığı Ayala Plan taslağına uymaz ve uzlaşma sağlanması için Albay Guajorda’yı görevlendirir. Fakat Guajordo’nun asıl amacı uzlaşmak değil Zapata’yı öldürmektir. 10 Nisan 1919’da bir köyde Zapata’yı öldürmeyi başarır. 20 Kasım 1910’da Zapata Devrimi, ölümü ile bittiği sanılırken köylüler tekrar isyan eder ve Carranza’nın muhalifi General Obregun’un güçlerine katılırlar. Obregun, köylülerin desteğiyle Carranza idaresini devirir ve köylülere 1 milyon hektar toprak dağıtır. Fakat Obregun bu toprakları yalnız Zapata’nın etkisi olduğu köylülere dağıtır, Kuzeyli köylülere vermez. Köylüler de hiçbir zaman topraklarının gerçek sahibi olamazlar.
EZİLENLERİN UMUDU
Adını, Emiliano Zapata’dan alan Zapatista Ulusal Kurtuluş Ordusu (Ejército Zapatista de Liberación Nacional, EZLN) Zapata’nın ideolojik mirasçıları ve emperyalizme karşı 5 yüz yıldır süren yerli direnişin vârisleri olarak Zapata’nın ölümünden on yıllar sonra ortaya çıkar.
Onları susturma, örtbas etme, marjinalize etme ve dağlardaki hareketi tasfiye etme çabalarına rağmen ve ne yaptıkları hakkında medya bilgisi olmaksızın, Zapatistalar günlük kaynaklarda gerçek bir alternatif yöntem inşa ediyorlar. Onlar, insanlar kararlı olduğunda; yasaların, kurumların, partilerin, politikacıların, vekillerin ve yolsuz resmi kurumların uzmanlarının müdahalesi olmadan da bu ülkenin görevini başka bir yolla yapabileceğinin kanıtıdır.
Onlar Zapata’nın, Pancho Villa’nın, Meksika’nın tüm “ötekilerinin”, ezilenlerinin, aşağılananlarının sesi, soluğu, isyanıdır. Ve üstelik sadece Meksika’nın değil verdiği ilhamla dünyanın tüm ezilen sınıflarının ve halklarının da umududur. EZLN tüm ezilenlerin umududur. Viva Zapata, Viva Zapatista…
Evrensel'i Takip Et