23 Şubat 2011 21:37

Devlet bize bir mezar taşı göstersin

İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, İHD Diyarbakır Şube Sekreteri M. Raci Bilici, Barış Anneleri İnisiyatifi’nden Sultan Koyun, YAKAY-DER Başkanı Hanım Tosun ve Diyarbakır MEYA-DER Başkanı Ali Özgün’nen oluşan heyet dün kayıp ve faili meçhul, toplu mezarlar sorununu Meclis’e taşıdılar. BDP, CHP ve AKP Gruplarıyla yapılan görüşmelerde “Hakikatları Araştırma Komisyonu kurulması, DNA bankası oluşturulması, toplu mezarların BM kuralları doğrultusunda açılması taleplerini ilettiler. Heyetin ilk görüşmesi BDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş’la gerçekleşti. Heyet adına taleplerini ileten Türkdoğan, Almanya, İngiltere büyükelçilikleri ve AB Ankara temsilciliği ile görüştüklerini belirtti. Kürt sorununda devam eden çatışmaların sonuçlarıyla toplumun artık yüz yüze gelmeye başladığını kaydeden Türkdoğan, “Bunun yüzleşme sürecine vesile olmasını diliyoruz” dedi.

ÖLÜMLER 7 BİNE ULAŞACAK’

Toplumun Kürt coğrafyasındaki toplu mezar gerçeği ile yüz yüze geldiğine vurgu yapan Türkdoğan, toplu mezarların açılmasının uluslararası kurullara uygun olmadığını ve Minnesota Protokolüne uyulmadığını söyledi. Mezarların BM kuralları doğrultusunda, Bosna’dakine benzer yöntemlerle açılması gerektiğini belirten Türkdoğan, şimdiye kadar 100’e yakın mezar açıldığını, 1500’ün üzerinde cenaze çıkarıldığını, ama tüm mezarların açılmasıyla sayının 7 bine ulaşacağını söyledi. Kayıplar sorununa ve Cumartesi Anneleri’nin 308 haftadır devam eden oturma eylemlerine dikkat çeken Türkdoğan, Başbakan Erdoğan’ın kayıp yakınlarıyla yaptığı görüşmenin kendilerini tatmin etmediğini söyledi.

BAĞIMSIZ KOMİSYON TALEBİ

Faili meçhul cinayetlerin, Kürt sorunuyla ilgili en önemli ve insani sorunların başında geldiğini belirten Türkdoğan, 12 Eylül darbesinden bu yana bütün faili meçhul cinayetlerin de aynı şekilde bağımsız ve tarafsız bir komisyon tarafından araştırılmasını istedi. “Bu yapılmazsa devlet içindeki çetelerle hesaplaşılmaz” diyen Türkdoğan, Ergenekon’u kastederek, açılan bazı soruşturmalar ve davaların yeterli olmadığını dile getirdi. “Kürt sorununun silahlı yöntemlerle çözülemeyeceğinin anlaşıldığı bir döneme geldik” diyen Türkdoğan, çözüm için atılabilecek en somut adımın, kanunla kurulan ve bağımsız çalışabilecek “Hakikatler Komisyonu” olacağını dilegetirdi. Türkdoğan ayrıca toplu mezarlar için DNA bankasının kurulması, işlemlerin uluslararası koşullara uygun yürütülmesi ve sonuçları üzerinden sorumluların yargılanması taleplerini de dile getirdi.

TOPLU MEZARLAR ÖNCELİKLİ GÜNDEM OLMALI

Selahattin Demirtaş da bütün çabalara rağmen kayıpların ve toplu mezarların Türkiye’nin öncelikli gündemi haline gelmemesini eleştirdi. Hükümetin Doğu ve Güneydoğu’daki insanların acısını anlayamadığını belirten Demirtaş “Herhalde bu konu birinin merdivene ters binmesinden diğerinin attan düşmesinden daha önemsiz olduğu için gündemde, köşe yazılarında bile yer almıyor” dedi. AKP’nin bu meseleleri görmeyen, duymayan bir yerden baktığını kaydeden Demirtaş, bunun “çok incitici” olduğunu söyledi. Suçluları ortaya çıkarmamanın, onlarla ortak olmak anlamına geldiğini kaydeden Demirtaş, “Bu insanları kim öldürdü ve götürüp oralara gömdü. Hangi başbakanın, hangi yetkilinin talimatıyla yapıldı” bulunması ve bu gerçeklerle yüzleşilmesi gerektiğini söyledi. Bunun için “Hakikatleri Araştırma Komisyonu” kurulmasını istediklerini ve bu yöndeki tekliflerinin reddedildiğini belirten Demirtaş, öncelikli hedeflerinin bir parça bu acıları dindirmek olduğunu dile getirdi. Demirtaş, yakın geçmişle yüzleşilmesi ve aydınlık geleceğin bunun üzerinde kurulması gerektiğini belirtti.

ADALET BAKANI’YLA GÖRÜŞÜLECEK

Bütün bu konulara ve cezaevlerinde yaşanan sorunlara ilişkin grup başkanvekillerinin Adalet Bakanı ile görüşmek için talepte bulunduklarını da belirten Demirtaş, bu kadar hayati bir konunun görmezden gelinmesinden sonra hükümetin “Açılıma saçılıma destek vermiyorlar” diye Kürtleri suçlamasının yanlışlığını dile getirdi.
Demirtaş ardından sözü kayıp yakınlarına verdi. YAKAY-DER Başkanı ve 16 yıldır kayıp olan Fehmi Tosun’un eşi Hanım Tosun Kürtçe konuşup konuşamayacağını sorunca Demirtaş, grupta Kürtçe konuşmasına atıf yaparak, “Konuşabilirsin dünden sonra artık Meclis’te Kürtçe konuşmak serbest” dedi. Tosun’un taleplerini Kürtçe dile getirmesinin ardından Demirtaş yine Kürtçe olarak “Bu bizim meselemiz, gereğini yerine getireceğiz” karşılığını verdi.

O KEPÇELER CİĞERİMİZİ SÖKÜYOR

Görüşmenin ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Hanım Tosun 16 yıldır eşinin kayıp olduğunu hatırlatarak, kayıp yakınları olarak yıllardır devletin her kademesine başvuruda bulunduklarını, ancak hiçbir cevap alamadıklarını söyledi. Hanım Tosun şunları söyledi: “Kendine ‘insanım’ diyen, vicdanı olan bütün insanları, basından Meclis’e kadar, aileleri, çocukları, eşleri varsa duyarlı olmaya çağırıyoruz. Bu toplu mezarlar karşısında gözlerini kapatmasınlar. Gerçekten ellerini vicdanlarına koysunlar toplu mezarları vahşice açmasınlar. Kepçeler o mezarları kazdığı, o kemiklere vurulduğu zaman, o kepçe sanki bizim iç organlarımızı vuruyor. O kadar etkileniyoruz. Herkesi bu konuda duyarlı olmaya çağırıyoruz. Bu gizli belgelerin, gizli odalarda tutulmamasının zamanı geldi. Meclis’te ve her yerde devletin o gizli belgeleri açma zamanı geldi. Yüzleşme zamanı gelmiştir. Bir an önce devlet bize bir mezar taşı göstersin” diye konuştu.
Heyetin CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi ve AKP Grup Başkanvekili Ayşenur Bahçekapılı ile görüşmeleri basına kapalı gerçekleşti. (Ankara/EVRENSEL) 

Evrensel'i Takip Et