‘Kaçtığım o bahçedeyim hâlâ’
Ressam Emel Şahinkaya, yeni açılan ‘Bahçelerden Evren’e’ resim sergisi için İstanbul’da. Versus Art Project ve Karşı Sanat Çalışmaları’nda açılan sergi 11 Nisan’a kadar görülebilecek. Resimlerinde doğanın canlı renklerini kullanan ve insanları doğadayken resmeden Şahinkaya, Muğla’nın Peksimet köyünde yaşıyor. Ressam, “Hatırladığım kadarıyla ben 4 yaşımda kaçtım bahçeye, bir daha eve dönmedim” diyor.

Ezgi GÖRGÜ
İstanbul
Ressam Emel Şahinkaya, yeni açılan ‘Bahçelerden Evren’e’ resim sergisi için İstanbul’da. Versus Art Project ve Karşı Sanat Çalışmaları’nda açılan sergi 11 Nisan’a kadar görülebilecek. Resimlerinde doğanın canlı renklerini kullanan ve insanları doğadayken resmeden Şahinkaya, Muğla’nın Peksimet köyünde yaşıyor. Ressam, “Hatırladığım kadarıyla ben 4 yaşımda kaçtım bahçeye, bir daha eve dönmedim” diyor.
Resimleri çizerken doğadan ilham aldığınız ortada, siz bunları hangi süzgeçten geçirdiniz?
Doğa, dışarıdan ilham alacağım, benim dışımda bir yer veya nesne değil. Çünkü çocukluğumdan beri ben bahçelerde ve doğada yaşıyorum. Zaman zaman ayrı düştüğüm oldu doğadan, bahçeden ve denizlerden. O zaman da yine aynı şeyleri yaptım, çünkü karşımda nesne-mi görmek gerekmiyor benim için. Bahçeler benim için içselleşmiş mekanlar. Fakat zamanla bahçeler, resim yapmam için bahane oldular. Yani ben sonuçta bahçede ya da bir deniz kıyısında resmettiğim kadın ve erkeklerin olduğu kompozisyonları yapıyorum. Ben aslında onları kullanıp kendi resmimi yapıyorum, resimdeki meselemi ifade etmeye çalışıyorum.
Sergideki resimlerden birinde kırmızı renk hakim...
Hayır ben orada kırmızıyla hemhal olup bir şeyler yapıyorum, sonbahar ya da değil, bir şey fark etmiyor. Ancak resim bittikten sonra bakıyorum, a diyorum, amma da yanmışım.
1987’deki ilk sergimden beri şehirde yaşadığım zamanlar da oldu, o zamanlar da her ne zaman resim yaptıysam bahçe resimleri yaptım..
Bu bahçeye kaçan çocukların hikayesi gibi; bahçeye kaçmışsınız da dönmemişsiniz gibi...
Evet çok güzel söyledin, hatırladığım kadarıyla ben 4 yaşımda kaçtım bahçeye, bir daha eve dönmedim. Kir pas içinde kaldım, hatta annem beni dövüp yıkayarak içeri alırdı, her akşam yıkardı kapıda, böyle içeri girilmez diye. Ama ben kaçtığım o bahçedeyim hâlâ.
BEN DOĞADA VAR OLUYORUM
İnsanlar genelde sükunet arar doğada, insanın iç huzurunu yaşadığı yerlerden sayılır bahçeler. Sizin için nasıl bir yer bahçe?
Bahçe, benim var olduğum yerler, illa huzur olmayabilir, yani illa doğada yaşamak insana huzur vermeyebilir ama ben orada var oluyorum. Mesela akşamları hayvanların ağıla dönerken toynaklarının sesini dinlemek, doğadaki sesleri duymak beni çok mutlu ediyor. Sergi için geldim İstanbul’a ama hemen döneceğim, o sesleri duymadan yaşayamıyorum. Sadece bahçe olarak algılamamak lazım, bütünüyle düşünmek lazım. Resimlerimde her obje bahane ama bunu uzun uzadıya kimseye anlatamayacağım için bahçe deyip geçiyorum, doğayı ve bahçeleri resimlediğim için soruluyor tabi mevsimler mi, sonbahar mı anlatılan diye ama bu sadece kırmızının, bordonun, yeşillerin kompozisyonu.
Evrensel'i Takip Et