11 Eylül 2001 22:00
Yücelen'den tehditli tepki
Yücelen'den tehditli tepki
İntihar saldırısının haberini Suriye ziyaretinde alan ve Türkiye'ye dönen İçişleri Bakanı Rüştü Kazım Yücelen, dün, İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne geldi. Burada İstanbul Emniyet Müdürü Vekili Hasan Özdemir ile görüşen Yücelen, yurda gelişinde de İstanbul Atatürk Havalimanı'nda bir basın toplantısı düzenledi.
Yücelen, Suriye'ye Güvenlik ve İşbirliği Anlaşması için gittiğini belirterek, "Yasadışı eylem yapanlara, yasadışı eylem yapanların ailelerine bir son çağrıda bulunmak istiyorum; aileler bize yardımcı olmalı. Yaşadışı eylem yapanlar eylemlerine son vermeli. Devletimiz pazarlık etmez, devletimiz kararlıdır, verdiği kararlardan dönmez. Sonucu olmayan, sadece sonucunda bütün milletimize acı veren olayların oluşmaması için son defa, bilhassa ölüm orucuna yatanların ailelerini bizimle işbirliği yapmaya ve ölüm orucuna yatanların şuuru yerinde olanları, bu işten vazgeçmelerini son defa tavsiye ediyorum. Bunları teşvik, istismar edenler, bunları bu işe zorlayanlar şunu bilsinler ki devletimiz bundan böyle bu konuda, devleti üzenlere, devletin ve milletin aleyhine çalışanlara müsamahalı davranmayacaktır. Bunu da son uyarı olarak kabul etsinler" dedi.
'Müdahale edilebilir' Yücelen, son uyarının ne anlama geldiğini soran bir gazeteciye ise "3 aydır müsamaha gösterdik. Aklıselimin galip geleceğini düşünüyorduk. Her türlü hoşgörüyü gösterdik. Hoşgörü ve sevgi ile her işin altından kalkılacağını biliyoruz. Ancak kalp gözü mühürlüyse, sevgiden, hoşgörüden almıyorsa o zaman kanuni çizgiler çerçevesinde hakkımızı sonuna kadar kullanırız. Onu demek istiyorum" karşılığını verdi. "Ölüm oruçlarına müdahale edilecek mi?" şeklindeki soru üzerine de Yücelen, "Konumuz o değil. Acımız var. Ama herkes bilsin ki müdahale edilmesi gerekirse müdahale edilir" dedi. İntihar saldırısında yaşamını yitiren polis memurunun olayı önceden fark ederek müdahale ederek daha büyük bir faciayı önlediğini belirten Yücelen, olayın arkasında bir yardımcının da gözükmediğini ifade etti. Yücelen, öldürülen polisler için İstanbul Emniyeti'nde düzenlenen törendeki konuşmasında ise, insan hakları örgütlerinden saldırıyı kınamalarını istedi. Önceki akşam yapılan intihar saldırısı sonucu, İstanbul Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü'nde görevli Halil İbrahim Doğan ve Tuncay Karataş isimli iki polis ile saldırıyı gerçekleştiren Uğur Bülbül yaşamını yitirmiş, 13'ü polis 20 kişi de yaralanmıştı.
DHKP/C üstlendi Öte yandan, intihar saldırısı DHKP/C tarafından üstlenildi. Önceki akşam gazetemizi arayan bir kişi, intihar saldırısında bulunan kişinin, DHKP/C üyesi Uğur Bülbül olduğunu belirtti ve "Eylemin amacı 19 Aralık katliamını yapanlardan hesap sormaktır" dedi. İstanbul'da ise, DHKP/C'ye yönelik operasyonlar başladı. TMŞ, dün yazılı açıklama yaparak, Gazi Mahallesi'nde gerçekleştirilen operasyon sonucu üç kişiyi yakaladıklarını bildirdi. Emniyet açıklamasında, yakalanan 3 kişinin İstanbul DGM Cumhuriyet Başsavcılığı'na sevk edildikleri kaydedildi.
İHD kınadı İHD Genel Başkanı Hüsnü Öndül, yaptığı yazılı açıklamada, Taksim'de meydana gelen bombalı saldırıyla ilgili olarak, "İnsanın fiziksel ve ruhsal varlığına yöneltilmiş her şiddet eylemini kınıyoruz. Yaşam hakkını herkes için ve koşulsuz savunuyoruz" dedi. İHD İstanbul Şubesi de saldırıyı kınadı. TİHV Başkanı Yavuz Önen ise açıklamasında, saldırıyı kınadıklarını bildirdi. Sorunların barışçıl yöntemlerle çözülmesi için herkesin çaba sarf etmesi gerektiğini dile getiren ve "dehşet ortamları"nın bir daha yaşanmaması temennisinde bulunan Önen, ölen polislerin ailelerine başsağlığı dileklerinde bulundu. ÖDP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya da, yaptığı yazılı açıklamada, eylemin solun politik kültürü ile ilgisinin bulunmadığını ifade ederek, "Nasıl ki insani taleplerin devlet tarafından şiddetle karşılanması kabul edilemezse, cezaevlerine ilişkin tecridin sona erdirilmesi haklı talebinin de bu tür bir şiddet yoluyla elde edilmeye çalışılması kabul edilemez" dedi. Kaya, hem ölüm orucundakilere hem de hükümete çağrıda bulunarak cezaevlerindeki tevcridin ve ölüm oruçlarının sona erdirilmesini istedi. DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi ve CHP Genel Başkanı Deniz Baykal da saldırıyı kınadılar. Öte yandan, saldırıda ölen polis Halil İbrahim Doğan'ın cenazesi Adana'da, havaalanındaki törenin ardından Kozan'a gönderildi. İntihar saldırısını gerçekleştiren Uğur Bülbül'ün cenazesi de ailesi tarafından Adli Tıp Kurumu'ndan alınarak Bartın'a götürüldü. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Veliye kayıt dayağı Gökhan İmrek Kayıt parası tartışması Adana'da bir velinin ayağının kırılmasıyla sonuçlandı. Çocuklarının okul ihtiyaçlarını karşılamak üzere alışverişe çıkan, ancak elleri boş dönen veliler, çocuklarını kaydettirebilecekleri okul bulmakta da zorlandılar. Aydın Avşar adlı veli ise, kayıt parasına itiraz ettiği için saldırıya uğradı. Çocuğunu kaydettirmek için gittiği Yüreğir Adil İkiz İlköğretim Okulu'nda kendisinden 100 milyon lira talep edildiğini belirten Avşar, "100 milyon lirayı veremeyeceğimi söyleyip Okul Müdürü Faruk Kara ile tartıştım. Bunun üzerine Kara ve yanındakiler bana saldırdılar. Çocuklarım Engin (8), Taner (10) ve İlknur (11)'un gözü önünde kıyasıya dövüldüm. Maruz kaldığım saldırı sonucu ayağım kırıldı" iddiasında bulundu. SSK Hastanesi Ortopedi Servisi'nde tedavi altına alınan Aydın Avşar, daha önce Kiremithane Mahallesi'nde oturduklarını, Selahattin Eyyubi Mahallesi'ne taşınınca çocuklarını Adil İkiz İlköğretim Okulu'na naklettirmek istediğini anlattı. Okul müdürünün, 100 milyon lirayı "nakil parası" adı altında istediğini kaydeden Avşar, savcılığa suç duyurusunda bulunacağını söyledi.
Müdür kendini savundu Adil İkiz İlköğretim Okulu Müdürü Faruk Kara ise, velinin iddialarının yalan olduğunu öne sürerek, "Nakil için geldi. Açılış çalışmalarından dolayı işlerimin yoğun olduğunu söyledim ve 12 Eylül'de gelmesini istedim. Elindeki evrakları yüzüme fırlatıp bana yumruk attı. Ben de kendimi savundum ama ayağını kırmadım" savunmasında bulundu.
Soruşturma başlatıldı İl Milli Eğitim Müdürlüğü ise, velinin açıklamaları üzerine, Okul Müdürü Faruk Kara ve personel hakkında soruşturma başlattı. İl Milli Eğitim Müdür Vekili Duran Tetik, yaptığı açıklamada, olayın kamuoyuna yansıması üzerine, Adil İkiz İlköğretim Okulu Müdürü Faruk Kara ve olaya adı karışan personel hakkında soruşturma başlattıklarını söyledi. Tetik, Okul Müdürü Faruk Kara ve personel hakkındaki iddiaları araştırmak üzere müfettiş görevlendirdiğini belirterek, "Gerekli inceleme yapıldıktan sonra verilecek rapor doğrultusunda karar vereceğiz. Peşin konuşmak yanlış olur" dedi.
Paralar nereye gidiyor? Hasan Doğan isimli öğrenci velisi ise sık sık, 'Odun alacağız, cam taktıracağız' gibi söylemlerle kendilerinden para toplandığını, ancak bu ihtiyaçların da bir türlü karşılanmadığını söyledi. Çocuğunun Yüreğir Ortaokulu'na devam ettiğini belirten Doğan, şu şikâyetlerde bulundu: "Her şey için para istiyorlar, ama okula hiçbir şey alınmıyor. 'Okula odun alacağız' dediler, alınmadı. 'Cam takılacak' dediler, takılmadı. Çocuklarımız kışın soğuğunda sobasız, camsız sınıflarda ders işlemek zorunda kalıyor. Okul çok bakımsız. Ama idari binaların hepsi klimalı. Herşeyi bizden bekliyorlar. Disiplin denen bir şey yok. Kimse çocuğunu bu okula göndermek istemiyor."
'Müdahale edilebilir' Yücelen, son uyarının ne anlama geldiğini soran bir gazeteciye ise "3 aydır müsamaha gösterdik. Aklıselimin galip geleceğini düşünüyorduk. Her türlü hoşgörüyü gösterdik. Hoşgörü ve sevgi ile her işin altından kalkılacağını biliyoruz. Ancak kalp gözü mühürlüyse, sevgiden, hoşgörüden almıyorsa o zaman kanuni çizgiler çerçevesinde hakkımızı sonuna kadar kullanırız. Onu demek istiyorum" karşılığını verdi. "Ölüm oruçlarına müdahale edilecek mi?" şeklindeki soru üzerine de Yücelen, "Konumuz o değil. Acımız var. Ama herkes bilsin ki müdahale edilmesi gerekirse müdahale edilir" dedi. İntihar saldırısında yaşamını yitiren polis memurunun olayı önceden fark ederek müdahale ederek daha büyük bir faciayı önlediğini belirten Yücelen, olayın arkasında bir yardımcının da gözükmediğini ifade etti. Yücelen, öldürülen polisler için İstanbul Emniyeti'nde düzenlenen törendeki konuşmasında ise, insan hakları örgütlerinden saldırıyı kınamalarını istedi. Önceki akşam yapılan intihar saldırısı sonucu, İstanbul Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü'nde görevli Halil İbrahim Doğan ve Tuncay Karataş isimli iki polis ile saldırıyı gerçekleştiren Uğur Bülbül yaşamını yitirmiş, 13'ü polis 20 kişi de yaralanmıştı.
DHKP/C üstlendi Öte yandan, intihar saldırısı DHKP/C tarafından üstlenildi. Önceki akşam gazetemizi arayan bir kişi, intihar saldırısında bulunan kişinin, DHKP/C üyesi Uğur Bülbül olduğunu belirtti ve "Eylemin amacı 19 Aralık katliamını yapanlardan hesap sormaktır" dedi. İstanbul'da ise, DHKP/C'ye yönelik operasyonlar başladı. TMŞ, dün yazılı açıklama yaparak, Gazi Mahallesi'nde gerçekleştirilen operasyon sonucu üç kişiyi yakaladıklarını bildirdi. Emniyet açıklamasında, yakalanan 3 kişinin İstanbul DGM Cumhuriyet Başsavcılığı'na sevk edildikleri kaydedildi.
İHD kınadı İHD Genel Başkanı Hüsnü Öndül, yaptığı yazılı açıklamada, Taksim'de meydana gelen bombalı saldırıyla ilgili olarak, "İnsanın fiziksel ve ruhsal varlığına yöneltilmiş her şiddet eylemini kınıyoruz. Yaşam hakkını herkes için ve koşulsuz savunuyoruz" dedi. İHD İstanbul Şubesi de saldırıyı kınadı. TİHV Başkanı Yavuz Önen ise açıklamasında, saldırıyı kınadıklarını bildirdi. Sorunların barışçıl yöntemlerle çözülmesi için herkesin çaba sarf etmesi gerektiğini dile getiren ve "dehşet ortamları"nın bir daha yaşanmaması temennisinde bulunan Önen, ölen polislerin ailelerine başsağlığı dileklerinde bulundu. ÖDP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya da, yaptığı yazılı açıklamada, eylemin solun politik kültürü ile ilgisinin bulunmadığını ifade ederek, "Nasıl ki insani taleplerin devlet tarafından şiddetle karşılanması kabul edilemezse, cezaevlerine ilişkin tecridin sona erdirilmesi haklı talebinin de bu tür bir şiddet yoluyla elde edilmeye çalışılması kabul edilemez" dedi. Kaya, hem ölüm orucundakilere hem de hükümete çağrıda bulunarak cezaevlerindeki tevcridin ve ölüm oruçlarının sona erdirilmesini istedi. DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi ve CHP Genel Başkanı Deniz Baykal da saldırıyı kınadılar. Öte yandan, saldırıda ölen polis Halil İbrahim Doğan'ın cenazesi Adana'da, havaalanındaki törenin ardından Kozan'a gönderildi. İntihar saldırısını gerçekleştiren Uğur Bülbül'ün cenazesi de ailesi tarafından Adli Tıp Kurumu'ndan alınarak Bartın'a götürüldü. src=/resim/b1.gif width=5>



Veliye kayıt dayağı Gökhan İmrek Kayıt parası tartışması Adana'da bir velinin ayağının kırılmasıyla sonuçlandı. Çocuklarının okul ihtiyaçlarını karşılamak üzere alışverişe çıkan, ancak elleri boş dönen veliler, çocuklarını kaydettirebilecekleri okul bulmakta da zorlandılar. Aydın Avşar adlı veli ise, kayıt parasına itiraz ettiği için saldırıya uğradı. Çocuğunu kaydettirmek için gittiği Yüreğir Adil İkiz İlköğretim Okulu'nda kendisinden 100 milyon lira talep edildiğini belirten Avşar, "100 milyon lirayı veremeyeceğimi söyleyip Okul Müdürü Faruk Kara ile tartıştım. Bunun üzerine Kara ve yanındakiler bana saldırdılar. Çocuklarım Engin (8), Taner (10) ve İlknur (11)'un gözü önünde kıyasıya dövüldüm. Maruz kaldığım saldırı sonucu ayağım kırıldı" iddiasında bulundu. SSK Hastanesi Ortopedi Servisi'nde tedavi altına alınan Aydın Avşar, daha önce Kiremithane Mahallesi'nde oturduklarını, Selahattin Eyyubi Mahallesi'ne taşınınca çocuklarını Adil İkiz İlköğretim Okulu'na naklettirmek istediğini anlattı. Okul müdürünün, 100 milyon lirayı "nakil parası" adı altında istediğini kaydeden Avşar, savcılığa suç duyurusunda bulunacağını söyledi.
Müdür kendini savundu Adil İkiz İlköğretim Okulu Müdürü Faruk Kara ise, velinin iddialarının yalan olduğunu öne sürerek, "Nakil için geldi. Açılış çalışmalarından dolayı işlerimin yoğun olduğunu söyledim ve 12 Eylül'de gelmesini istedim. Elindeki evrakları yüzüme fırlatıp bana yumruk attı. Ben de kendimi savundum ama ayağını kırmadım" savunmasında bulundu.
Soruşturma başlatıldı İl Milli Eğitim Müdürlüğü ise, velinin açıklamaları üzerine, Okul Müdürü Faruk Kara ve personel hakkında soruşturma başlattı. İl Milli Eğitim Müdür Vekili Duran Tetik, yaptığı açıklamada, olayın kamuoyuna yansıması üzerine, Adil İkiz İlköğretim Okulu Müdürü Faruk Kara ve olaya adı karışan personel hakkında soruşturma başlattıklarını söyledi. Tetik, Okul Müdürü Faruk Kara ve personel hakkındaki iddiaları araştırmak üzere müfettiş görevlendirdiğini belirterek, "Gerekli inceleme yapıldıktan sonra verilecek rapor doğrultusunda karar vereceğiz. Peşin konuşmak yanlış olur" dedi.
Paralar nereye gidiyor? Hasan Doğan isimli öğrenci velisi ise sık sık, 'Odun alacağız, cam taktıracağız' gibi söylemlerle kendilerinden para toplandığını, ancak bu ihtiyaçların da bir türlü karşılanmadığını söyledi. Çocuğunun Yüreğir Ortaokulu'na devam ettiğini belirten Doğan, şu şikâyetlerde bulundu: "Her şey için para istiyorlar, ama okula hiçbir şey alınmıyor. 'Okula odun alacağız' dediler, alınmadı. 'Cam takılacak' dediler, takılmadı. Çocuklarımız kışın soğuğunda sobasız, camsız sınıflarda ders işlemek zorunda kalıyor. Okul çok bakımsız. Ama idari binaların hepsi klimalı. Herşeyi bizden bekliyorlar. Disiplin denen bir şey yok. Kimse çocuğunu bu okula göndermek istemiyor."
Evrensel'i Takip Et