18 Ocak 2004 22:00
Türkiye'deki marifetleri
GÜNÜN YAZILARI
George Soros'un Açık Darbe Vakfı -4- Türkiye'de kamuoyu George Soros'un adını ilk defa 1999 yılında duydu. 20 Haziran 1999'da, Sabancıların konuğu olarak İstanbul'a geldi ve iki gün boyunca konferans verdi. Konferansa ünlü patronlar, hazinenin eski bürokratları, bankaların üst düzey yöneticileri, akademisyenler büyük ilgi gösterdi. "Açık Toplum" adını verdiği projesini uzun uzun anlattı Soros. Türkiye'de de, vakıflarla, derneklerle uzun süredir böyle bir projeyi yaşama geçirmeye çalıştıklarını söyledi.
YDH'yı O mu kurdurdu Ancak Soros'un Türkiye'deki varlığı bu konferansla başlamadı. Biraz daha geçmişe, 1995 yılındaki seçimlere gitmek gerekir. Çünkü Soros'un Türkiye'deki siyasi faaliyetleri Cem Boyner'in Yeni Demokrasi Hareketi (YDH) aracılığıyla başladı da denebilir. Soros'un kendisi Türkiye de bir siyasi partinin kurulmasına ve seçime girmesine destek verdiğini, ancak partinin barajı geçemediği gibi aldığı oy oranının da ülke genelinde çok düşük düzeyde kaldığını söylüyor. Sorus'un anlatımı YDH'yı tarif ediyor. Ne var ki Soros pes etmez, "açık toplum" projesini bütün dünyada yaptığı şekliyle, yani "sivil toplum" örgütleri aracılığıyla gerçekleştirmeye çalışır. Macaristan'da, Polonya'da, Rusya'da yaptığı gibi önce eğitime el atar. Sabancılar'ın Soros'u çağırmalarının nedeni de budur. Görüşmeler sonucunda Sabancı Üniversitesi Soros ile işbirliği anlaşması imzalar. Soros, Orta Avrupa Üniversitesi ile Sabancı Üniversitesi ortak girişimin mütevelli heyeti başkanı olur.
Kemal Derviş'in fihristindeki isim Soros'un Türkiye'deki faaliyetleri sivil toplum örgütleriyle elbette sınırlı değil. Politikayla son derece içli dışlı ilişkileri bulunan Soros, Türkiye'deki siyaseti de en üst düzeyden yönlendirmek amacıyla gerekli bağlantılara sahiptir. Bu bağlantıları çözmek için, 2001 krizini hatırlamakta yarar var. Ulusal para çökmüş, değer kaybı, yüzde 200-300'lere ulaşmıştır. Başbakan Bülent Ecevit, "Sanki düğmeye basmışlar gibi" der ama, bu sözü pahalıya patlar. Önüne bir isim konulur, Dünya Bankası'nın bir bürokratını Türkiye'ye getirmesi istenir. Bu isim, ABD Savunma Bakanı Endonezya operasyonlarının unutulmaz adamı Wolfowitz'in "yakın arkadaşım, iyi memurdur" dediği Kemal Derviş'tir. Derviş'in icraatlarını bilmeyen yok herhalde. Ama o döneme ait haberlerdeki bazı gözden kaçan küçük ayrıntılar, Soros ve Türkiye'deki siyasi konumu hakkında önemli ipuçları veriyor. Derviş, Nisan 2001'de Dışişleri Bakanlığı'ndan hiçbir görevlinin bulunmadığı bir yemekte, ABD Büyükelçisi ile buluşur. Ne ki, büyük talihsizlik, telefon defterini otomobilin arka koltuğunda açık olarak bırakmıştır. Star TV kameramanı sayfaya odaklar objektifini ve defterdeki "Soros" satırını kaydeder. Açık sayfanın gereği çok sonra anlaşılacaktır. Kemal Derviş, 11 Nisan 2001'de, iki adamla daha buluşur: Soros'un Quantum Fon'undan Anthony Richter ve Aryeh Neier. Richter, 1988 yılında Soros'a katılmıştır. ATE'nin 1988'den bu yana, Orta Avrasya Projesi müdürüdür. Kafkasya, Orta Asya ve Ortadoğu'da vakıf işlerini yürütmektedir. Richter, Eurasia Net'in kurucusu ve Central Eurasia Forum başkanıdır. Richter, Sovyetler Birliği ve Türkiye hakkında güvenlik konularını işlemektedir. Aryeh Neier ise, çok dalda oynar. 12 yıl, Human Rights Watch yöneticiliği ve 8 yıl American Civil Liberties Union direktörlüğü yapan Neier, 1993'de ATE'nin başkanlığına gelmiştir. Neier, Soros'un önemli paralarla desteklediği "drug legalization (Narkotik ilaçların yasallaştırılması)" projesinin yönetmektedir. Derviş'in Soros'la ne ilişkisi olduğu hiç bir zaman ortaya çıkmaz ancak, Türkiye halkı bu görüşmelerin ardından inanılmaz bir liberalizasyon saldırısıyla karşı karşıya kalır. Türkiye'nin iktisadi ve siyasi sistemini kökten sarsan yasalar, dünyanın hiçbir ülkesinde görülmedik bir hızla birbiri ardına Meclis'ten geçirilir.
Soros: Para koyacağız Soros 1 Mart 2002'de yine Türkiye'dedir ve yine Güler Sabancı'nın konuğudur. Önce Bebek'deki Açık Toplum Vakfı'nın irtibat bürosu elemanlarıyla Kafkasya-Asya-Ortadoğu işlerini görüşür. Aynı akşam CNN Türk'te programa katılır ve "Başka ülkelerde parayı ben veriyorum ama, burada önemli 'think tank' örgütleriyle birlikte para koyacağız" deri. İşte ünlü spekülatör Soros'un Türkiye'deki macerası bitmemişe benziyor. Zira en yakın adamının söylediği gibi, Soros'un yaptıklarını bir zamanlar CIA yapıyordu. Ama Soros bu konuda daha başarılı. Türkiye'de siyasetin hem toplumsal bir muhalefet görünümü altında hem da tepelerden nasıl yönlendirildiğini Soros'un pratiği bütün yönleriyle ortaya koyuyor. Herhalde bundan sonra adının başında "sivil" olan her örgüte biraz şüpheyle bakmakta fayda var. Zira "şeffaf" olduklarını iddia eden bu örgütlerin isimlerinin üzerini kazıyınca, nelerin, kimlerin çıkacağını kimse kestiremiyor!
Türkiye'deki Soros'çular kimler? Açık Toplum Vakfı'na bağlı olarak Türkiye'de kendi ifadeleriyle ''mütevazı'' bir irtibat bürosu kurdu Soros: Soros Vakfı, Türkiye'deki bu ''sivil toplum'' kuruluşuna geçen yıl 1 milyon 73 bin dolar gibi çok ''mütevazı'' bir para fonlamış. Vakfın verilerinden öğreniyoruz ki, Türkiye'deki ''Açık Toplum Enstitüsü'' şu 5 amaç için çalışıyor: Siyasi reform ve AB, medya, cinsiyet, bölgesel eşitsizlikler ve sivil toplum. Siyasi reform alanında Soros Vakfı, Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı'nın (TESEV)''kurumsal kalkınmasını'' desteklemiş ve TESEV de Türkiye'nin AB'ye katılımını içeren konulara odaklanmış. Medya alanında ise ''kamuya açık radyo ve on-line medya gözlemci kuruluşları gibi alternatif medya projeleri güçlendirmek için'' faaliyet başlatılmış. Ayrıca, ''ihmal edilen kadın gruplarının güçlendirilmesi ve kadına yönelik şiddeti azaltmak için pratik önlemler geliştirmek için'' de çalışmalar yapılmış. Soros Vakfı'nın Türkiye temsilciliği niteliğindeki ve direktörlüğünü Hakan Altınay'ın yaptığı Açık Toplum Enstitüsü'nün yönetimi de şu isimlerden oluşuyor:
Soros Türkiye'deki bilinen ilk siyasi faaliyetine seçimlere girerek başladı! Cem Boyner'in kurduğu Yeni Demokrasi Hareketi beklenen başarıyı gösteremedi. Ardından Soros'un ikinci siyasi müdahalesini Kemal Derviş gelince öğrendik. Soros'un iki üst düzey adamı Derviş'le görüştükten sonra Türkiye'de hızlı bir "yasal değişim" başlatıldı. "Derviş Yasaları" olarak anılan düzenlemeler birbiri ardına çıkartıldı. Yasalar çıkartılmadığında ise Türkiye spekülasyonlarla sarsıldı.
SABANCI İLE EĞİTİM ANLAŞMASI 1999 yılında Soros ile Sabancı Üniversitesi eğitim alanında anlaşma imzalar. Soros, Orta Avrupa Üniversitesi ile Sabancı Üniversitesi ortak girişimin mütevelli heyeti başkanlığına getirilir. Orta Avrupa Üniversitesi, George Soros'un "açık toplum" misyonuna uygun elemanlar yetiştirmek üzere, 1989'da eski Yugoslavya'nın Adriyatik kıyısındaki Dubrovnik kentinde oluşturulan Inter-University Centre örgütü öncülüğünde kuruldu. 1991'de, Prag'da 100 öğrenciyle başlayan eğitim, şimdi 40 ülkeden 829 öğrencisi ile Budapeşte ve Varşova şubeleri ile sürdürülüyor. Avrupa Üniversitesi konseyinde ünlüler bulunuyor: ABD Büyükelçisi D. M. Bilinken, Georges de Menil, Yehuda Elkana, Albert Fuss, Roger Hazewinkel, T. Lantos, K. Marton, P. E. Mroz, P. Nadosy, M. Nimetz, L. Robbins, J. Edwin Mroz ve John Brademas. Mroz, EIW (Doğu Batı Enstitüsü) kurucu başkanıdır. EIW, glasnost günlerinde Moskova'da yürütülen "demokrasi" operasyonunda oldukça etkindi. Mroz, Türkiye'deki TESEV ve ARI adlı sivil toplum örgütlerine sık sık konuk oluyor.
2003 OPERASYONLARI
MALEZYA Malezya'da geçtiğimiz yıl para piyasası çöker. Malezya, IMF'den ülkeyi terk etmesini ister. Bu konu ABC televizyonunda görüşülür. Programda Ted Koppel sorar: "Şimdi siz, Malezya'nın parasını tahrip ederek kazanç elde ettiyseniz, bu durumda (Malezya'dan) alıp götürmüş olmuyor musunuz?" Soros, yanıtlar: "Tam da öyle değil; çünkü bu benim eylemimin amaçladığı bir sonuç değildir. Ve bir katılımcı olarak sonuçları hesap etmek benim işim değildir." Bu arada, IMF'nin sınır dışı edildiği Malezya'da kampanya başlar. Devlet yönetiminin en uç noktalara dek yolsuzluğa battığını ilan edilir. Liberal bir gazete çıkmaya başlar. Gazete, "temiz toplum-açık toplum" kampanyası açar. Şiddet gösterileri yükselir. Yönetim, iktisadi düzeni rayına oturtmaya çabalarken, Gazete kışkırtmayı sürdürür. İstenen olmuştur. Bilumum "sivil örgütler" harekete geçerler ve Mahathir'i diktatör olarak ilan ederler. Malezya yönetimi Muhalefet yayınlarını Soros'un fonladığını açıklar.
VENEZUELA Venezuela'da Chavez oyların yüzde 80'inden fazlasını alınca bir anda Amerikan yetiştirmesi muhalefet eylemlere başladı. Peru'da bu eylemleri örgütleyecek olan ABD yetiştirmesi muhalif lidere Soros'un 1 milyon dolar verdiği sonradan ortaya çıktı. Venezuela'da ABD kasasından beslenen sivil (!) örgütlere yıllarca dolarlar akıtılmıştı. Eylemcilerin arkasında duran AB ve koalisyon ortakları eylemleri durdurmaya çalışan devlet yönetimlerini 'insan hakları düşmanı' ya da 'diktatör' ilan ederek iktisadi ambargoya yöneldiler. Venezuela'da her şeye rağmen halk yönetime sahip çıkınca, ABD'nin maşası örgütler parayla satın alınmış subaylarla birlikte askeri darbe yaptı. Ancak bu da başarılı olamadı.
GÜRCİSTAN Gürcistan eski Devlet Başkanı Eduard Şevardnadze, 2 Kasım'da gerçekleşen seçimlerde usulsüzlük yapıldığı gerekçesiyle düzenlenen protesto gösterilerini ve parlamento baskınını Soros'un finanse ettiğini açıklamıştı. Nitekim daha önce Yugoslavya seçimlerinde de Miloseviç'e karşı kurulan muhalefet örgütünün sembolü ve sloganlarının aynısı, Gürcistan seçimlerinde de boy gösterdi. Parlamentoyu basanlar ellerinde bu örgütün sembolünü taşıyorlardı. Soros'un Yugoslavya'da bu muhalefet örgütüne para yardımı yaptığı ortaya çıkmıştı. Soros'un aynı şeyi Gürcistan'da da yaptığı belgelendi.
Evrensel'i Takip Et