29 Ocak 2005 23:00
CHP'de kan gövdeyi götürdü
CHP'nin 13'üncü Olağanüstü Kurultayı, oldukça gergin, zaman zaman yumruklaşmaların yaşandığı bir ortamda başladı. Çıkan kavgalar sonucunda aralarında Bakırköy Belediye Başkanı Ateş Ünal Erzen'in de bulunduğu çok sayıda kişi yaralandı. Olayların çığrından çıkması üzerine çevik kuvvet polisleri salona girerek kavgacı taraflara müdahale etti.
Adeta futbol maçlarını andırır tezahüratların yapıldığı Kurultay'da divan seçimi ve Baykal'ın konuşması sırasında yumruklaşmalar yaşandı. Divan'ın sık sık "polis çağırma" uyarısında bulunduğu Kurultay'da "İnadına Baykal, inadına sol", "Sarıgül Başbakan" sloganları atıldı.
Kurultay'a delegeler, konuklar ve basının üç-dört ayrı turnikeden manyetik kartlarla ve sıkı aramalar sonrasında alınmasına rağmen, her iki gruptan da çok sayıda kartsız kişi içeri girdi. Birbirlerinin kartları ile girenlerle salon tam bir arenaya döndü.
Sarıgül'ü destekleyenler sabahın erken saatlerinde salon çevresinde toplandılar. Gülben Ergen'in "Durduramazsın beni" ile "İstersen yer" parçası eşliğinde, "Her insan özgür düşünür ama Sarıgül gibi özgür konuşamaz", "Sayın Baykal, bayrağın zirvesi için
mücadele et ya da altında kal", "Sayın delege ya Baykal'ı kurtar ya ülkeni", "Şişli tamam, şimdi sıra Türkiye'de" yazılı pankartlar açtılar. Salonun çevresini alan Sarıgülcüler, salonun bahçesine bile manyetik kartla girildiği için dışarıda kaldılar.
Sahte kart iddiası Kurultay'da sahte delege kartları olduğu iddia edildi. Muhalif Milletvekili Hasan Aydın, üzerinde isim ve numara bulunmayan delege kartı ile normal delege kartını göstererek, sahte kart dağıtıldığını söyledi. Kartın Genel Sekreter Yardımcısı Algan Hacaloğlu tarafından dağıtıldığı ileri sürüldü. Muhalif milletvekillerinden Züheyir Amber ile Ahmet Güryüz Ketenci, gece yarılarına kadar kart verilmediğini, salona kartsız girmek zorunda kaldıklarını söylediler. Kurultay ilan edildiği saatten 1.5 saat sonra başladı. Kurultaya tam bir gövde gösterisi ile gelen Baykal, "İnadına Baykal, inadına sol" sloganı ile alkışlarla karşılandı. Trübünleri selamlayarak salonu dolaşan Baykal daha sonra divan seçimini bizzat kendisi yaptı. Yönetimin adayı İstanbul İl Başkanı Şinasi Öktem, muhalefetin adayı Kastamonu delegesi Şahap İnce oldu. Kartları kaldırarak yapılan oylamada, saymaya bile gerek duymadan Öktem'i divan başkanı ilan eden Baykal'a sert tepkiler geldi. Delegeler arasında yumruklaşma olurken, bir belediye başkanının suratına yediği yumrukla yaralandığı öğrenildi
Sarıgül şovu Divan oluşumunun hemen ardından adamları ile tam bir gövde gösterisi ile salona giren Mustafa Sarıgül, eşiyle salonu selamlarken, "Sarıgül başbakan" sloganı ile karşılandı. Manyetik kartsız girilmemesine rağmen yüzlerce Sarıgülcü kartsız salona doldu. İki tribün arasında slogan yarışı olurken, bu durum Baykal'ın konuşmak için kürsüye çıktığında da yaşandı. Sarıgülcülerin karşı sloganları ve uzun süren itiş kakışlar nedeniyle uzun süre konuşmasına başlayamayan Baykal, iş yumruklaşmalara kadar varınca konuşmasına ara verdi. Divanın müdahalelerine rağmen sessizlik sağlanamayınca "güvenlik güçlerinin" devreye girmesi istendi. Uzun sürenin sonunda yeniden konuşan Baykal'ın hedefinde ise kendilerine karşı "Haçlı Seferi" düzenlediğini söylediği medya yer aldı.
Haçlı Seferi CHP'de yarış olabileceğini, ancak zorbalık ve eşkıyalığın olamayacağını belirten Baykal, kendilerine karşı başlatılan Haçlı Seferi'nin 1 Mart Tezkeresi'ne bağladı. Kurultay'da görünen manzaraya şaşırmadıklarını, arkasında kimlerin olduğunu bildiklerini kaydeden Baykal, "Ama CHP'liler bunlara karşı üzerine düşeni bu kurultayda yapacaklardır. CHP'yi böylesine manzaraya sürükleyecekleri el birliği ile engelleyeceklerdir" dedi. "Parti içinde yarışma olabileceğini, bunun güç katacağını, ancak zorbalık ve eşkıyalığın olmayacağını" kaydeden Baykal, "CHP'liler ne zorbalara, ne eşkıyalara papuç bırakmaz" dedi. Medya tarafından üst düzeyde izlendiklerini, izlenmenin de ötesinde yönlendirildiğini kaydeden Baykal, "Görülmemiş bir medya ilgisi. Niçin? İlginin altında ne yatıyor. Kamu görevi olarak mı yapıyorlar yoksa birilerinin bekleyişi mi var?" diye sordu. Baykal CHP ile yakından ilgilenenlerin CHP'li olmadıklarının da altını çizdi. 1 Mart Tezkeresi'nin planları bozduğunu, planın Türkiye coğrafyasının en hassas bölgesine 65 bin askerin, cephanesi ile birlikte yerleştirmek olduğunu belirten Baykal, medyanın ABD Kuvvetler Komutanı Başkanı'nın ziyaretini gözardı ettiğini, bu ziyaretle İncirlik üssünün yeniden istendiğini söyledi.
Sahte kart iddiası Kurultay'da sahte delege kartları olduğu iddia edildi. Muhalif Milletvekili Hasan Aydın, üzerinde isim ve numara bulunmayan delege kartı ile normal delege kartını göstererek, sahte kart dağıtıldığını söyledi. Kartın Genel Sekreter Yardımcısı Algan Hacaloğlu tarafından dağıtıldığı ileri sürüldü. Muhalif milletvekillerinden Züheyir Amber ile Ahmet Güryüz Ketenci, gece yarılarına kadar kart verilmediğini, salona kartsız girmek zorunda kaldıklarını söylediler. Kurultay ilan edildiği saatten 1.5 saat sonra başladı. Kurultaya tam bir gövde gösterisi ile gelen Baykal, "İnadına Baykal, inadına sol" sloganı ile alkışlarla karşılandı. Trübünleri selamlayarak salonu dolaşan Baykal daha sonra divan seçimini bizzat kendisi yaptı. Yönetimin adayı İstanbul İl Başkanı Şinasi Öktem, muhalefetin adayı Kastamonu delegesi Şahap İnce oldu. Kartları kaldırarak yapılan oylamada, saymaya bile gerek duymadan Öktem'i divan başkanı ilan eden Baykal'a sert tepkiler geldi. Delegeler arasında yumruklaşma olurken, bir belediye başkanının suratına yediği yumrukla yaralandığı öğrenildi
Sarıgül şovu Divan oluşumunun hemen ardından adamları ile tam bir gövde gösterisi ile salona giren Mustafa Sarıgül, eşiyle salonu selamlarken, "Sarıgül başbakan" sloganı ile karşılandı. Manyetik kartsız girilmemesine rağmen yüzlerce Sarıgülcü kartsız salona doldu. İki tribün arasında slogan yarışı olurken, bu durum Baykal'ın konuşmak için kürsüye çıktığında da yaşandı. Sarıgülcülerin karşı sloganları ve uzun süren itiş kakışlar nedeniyle uzun süre konuşmasına başlayamayan Baykal, iş yumruklaşmalara kadar varınca konuşmasına ara verdi. Divanın müdahalelerine rağmen sessizlik sağlanamayınca "güvenlik güçlerinin" devreye girmesi istendi. Uzun sürenin sonunda yeniden konuşan Baykal'ın hedefinde ise kendilerine karşı "Haçlı Seferi" düzenlediğini söylediği medya yer aldı.
Haçlı Seferi CHP'de yarış olabileceğini, ancak zorbalık ve eşkıyalığın olamayacağını belirten Baykal, kendilerine karşı başlatılan Haçlı Seferi'nin 1 Mart Tezkeresi'ne bağladı. Kurultay'da görünen manzaraya şaşırmadıklarını, arkasında kimlerin olduğunu bildiklerini kaydeden Baykal, "Ama CHP'liler bunlara karşı üzerine düşeni bu kurultayda yapacaklardır. CHP'yi böylesine manzaraya sürükleyecekleri el birliği ile engelleyeceklerdir" dedi. "Parti içinde yarışma olabileceğini, bunun güç katacağını, ancak zorbalık ve eşkıyalığın olmayacağını" kaydeden Baykal, "CHP'liler ne zorbalara, ne eşkıyalara papuç bırakmaz" dedi. Medya tarafından üst düzeyde izlendiklerini, izlenmenin de ötesinde yönlendirildiğini kaydeden Baykal, "Görülmemiş bir medya ilgisi. Niçin? İlginin altında ne yatıyor. Kamu görevi olarak mı yapıyorlar yoksa birilerinin bekleyişi mi var?" diye sordu. Baykal CHP ile yakından ilgilenenlerin CHP'li olmadıklarının da altını çizdi. 1 Mart Tezkeresi'nin planları bozduğunu, planın Türkiye coğrafyasının en hassas bölgesine 65 bin askerin, cephanesi ile birlikte yerleştirmek olduğunu belirten Baykal, medyanın ABD Kuvvetler Komutanı Başkanı'nın ziyaretini gözardı ettiğini, bu ziyaretle İncirlik üssünün yeniden istendiğini söyledi.
Evrensel'i Takip Et