25 Ekim 2006 21:00
Çeteler varoşları mesken tuttu
GÜNÜN YAZILARI
Emekçi mahallelerini hedef alan çeteler, Alibeyköy Saya Yokuşu Mahallesi'nde (Karadolap) ellerini kollarını sallayarak geziyor. Gasp, hırsızlık ve uyuşturucu işi yapan çeteler, mahallenin ortasında adam vuruyor ve ilkokul çağındaki kızları kaçırmaya teşebbüs ediyor.
Son bir yıl içinde mahallede iki genç, bu çeteler tarafından silah kullanılarak öldürülürdü, 18 yaşındaki bir kız kaçırılarak 6 gün alıkonuldu, 14 yaşındaki bir kız çocuğu da okul çıkışında arabayla kaçırılmak istendi. Çetelerin hedefi haline gelen Saya Yokuşu'nda son olarak bir polis baskınında 40 kilo eroin ele geçirildi.
Saya Yokuşu'nu hedef alan çeteler, bundan altı ay önce bir genci silah kullanarak öldürdü. Bu olaydan kısa bir süre sonrada aynı mahallede iki gence ateş açan silahlı bir grup, bir genci öldürdü, bir genci de yaraladı.
Bu olaylar mahallede tedirginlik yaratırken son iki hafta içinde yaşananlar ise tüyler ürpertici. 18 yaşında bir kız, bir grup tarafından 6 gün alıkonuldu, 14 yaşındaki bir kız okulunun hemen önünde onlarca kişinin gözü önünde kaçırılmak istendi. Siyah bir BMW ile kaçırılmak istenen kız, okulun hemen bir üst sokağında kurulan pazar esnafı tarafından kurtarıldı. Kızı kaçırmak isteyenler arabayla olay yerinden kaçarken, aynı arabanın birkaç gün sonra tekrar olay yerinde görüldüğü öğrenildi. Arabanın plakasını alan mahalleliler hemen polise başvurdu, ancak polis araştırmasında araba plakasının sahte olduğu anlaşıldı. Alıkonulan 18 yaşındaki kızın da 6 ay önce tanıştığı erkek arkadaşı tarafından uyuşturucuya alıştırıldığı, alıkonulduğu 6 gün boyunca da uyuşturucu niteliğinde ilaçlar verilerek bilincinin yok edilip, pornografik nitelik taşıyan görüntülerinin çekildiği ileri sürüldü.
Polis haberdar mı? Bu olayın duyulması ile birlikte halk, mahallede uyuşturucu ve çetelere karşı kitlesel bir yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüşün sonunda okunan basın açıklamasında, genç kızın tutulduğu yerde, resmi polislerin bulunduğu iddia edilerek bu çetelerin arkasında bazı devlet görevlilerinin bulunduğu ileri sürüldü. Alibeyköy'deki uyuşturucu trafiğinin ulaştığı boyut Alibeyköy Doruk Sokak'ta bir eve yapılan baskınla gözler önüne serildi. Bir eve baskın yapan polis, evin garajında bulunan arabanın gizli bölmelerine saklanmış 40 kilo eroin ele geçirdi.
Adres Sarıgöl Saya Yokuşu'nda görüştüğümüz vatandaşlar, gençlerin iş bulamamasından ve sosyal mekanların olmamasından yakınırken, Saya Yokuşu'nun hemen karşısında bulunan ve defalarca uyuşturucu operasyonları ile gündeme gelen Sarıgöl Mahallesi'nin, uyuşturucu ve çetelerin merkezi haline geldiğini iddia ediliyorlar. İstanbul'daki birçok merkeze uyuşturucunun buradan dağıtıldığını savunan mahalle sakinleri, Sarıgöl Mahallesi'ne üslenen uyuşturucu çetelerinin, diğer mahallelerde kendilerine taşeronlar bularak işlerini bu yöntemle sürdürdüğünü söylüyorlar. İddialara göre; çeteler ekonomik durumu iyi olmayan gençleri buluyor, bunlarla arkadaşlıklar kurup bir süre sonra hap ve esrara alıştırıyor. Bir süre hap ve esrar kullanan gençler daha sonra çeteler tarafından torbacılığa "terfi" ettiriliyor ve dağıtım için mahallelere gönderiliyor Saya Yokuşu'nda bunca şey olup biterken polisin ortalıkta görünmemesine sinirlenen adını vermek istemeyen bir mahalle sakini "Burada bir basın açıklaması yapılsa panzerler yığılıyor, uyuşturucu satıcıları mahallemizin gençlerini vururken onları ortalıkta göremiyoruz" sözleri ile tepkisini dile getiriyor.
Mahallede duyarlılık artıyor Karadolap Mahallesi Muhtarı Lütfü Sertkaya, mahallede son dönemde olup bitenleri anlatarak, buna karşı mahalle sakinleri ile hareket etmeye çalıştıklarını ve sorunu çözmeye kararlı olduklarını söylüyor. "Mahalle halkının son olaylarla birlikte daha duyarlı olmaya başladığını ifade eden Sertkaya, halkın mahallede hırsızlığa, uyuşturucuya ve yozlaşmaya karşı yürüyüş yaptığını belirterek, "Sokağa inen halk 'Çocuklarımızın uyuşturulmasını istemiyoruz' dedi. Bizler de sokak sokak komiteler kurmaya, insanları çocuklarına sahip çıkmaya çağırıyoruz. Okul aile birlikleri ile toplantılar yapacağız. Tabii esas mesele gençlere iş bulunması. Zaten ülkede ciddi bir işsizlik var. Bir sürü genç iş bulamıyor. Bu işsiz gençler çeteler tarafından kullanılmak isteniyor. Dışardan birilerinin buraya gelmesi için içerden birilerini bulması gerekir. İş imkanı olmayınca, gençlerin vakitlerini değerlendirebileceği sosyal alanlar da olmayınca çeteler muratlarına daha kolay kavuşuyor" dedi. Mahallenin ileri gelenleri ve esnafların öncülüğünde bir panel yaptıklarını, panele kaymakam ve emniyet müdürünün de katıldığını aktaran Sertkaya, "Herkes burada olup biteni biliyor fakat bugüne kadar somut bir adım atılmış değil. Zaten birileri bu işe müdahale etmezse yakında bu işlere bulaşmamış genç kalmayacak" ifadelerini kullandı.
Sorunun kaynağı işsizlik, yoksulluk ve eğitimsizlik Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ve Cemevi Eyüp Şubesi Başkanı Hüseyin Bozkurt'un söyledikleri de Mahalle Muhtarı Lütfü Sertkaya'yı destekler nitelikte. Olaylara daha aklı selim yaklaşmak gerektiğini belirten Bozkurt, bu pisliği yaratan asıl kaynağın işsizlik ve yoksulluk olduğunu söyledi. Türlü nedenlerle köyünden göç etmiş insanların burada açlık ve yoksullukla pençeleştiğini dile getiren Bozkurt, "Hal böyle olunca gençlerin bu işlere karışması daha kolay oluyor" dedi. Mahallenin adının kötüye çıkmasını istemediğini kaydeden Bozkurt, Etiler gibi zengin semtlerde çalışmaya giden gençlerin oradaki yaşamla kendi yaşamları arasındaki uçurumu gördüğünü ve bir süre sonra onların yaşamına özenmeye başladığını söyledi. Bozkurt "Orda insanlar lüks içinde yaşıyor, burada ise sefalet içinde. Gençler oradaki yaşama özeniyor. Kolay yoldan para kazanmaya çalışıyorlar. Bunun üzerine eğitimsizlik ve cehalet de eklenince, gençler dışarıdaki suç örgütleri tarafından kolayca kandırılıyor" dedi. Kimse çözüm bulmazsa halkın kendi çözümünü yaratmaya başlayacağını kaydeden Bozkurt, "Böyle bir durumda da asla tasvip etmediğimiz, her zaman karşısında olduğumuz toplumsal linç olayları yaşanabilir" uyarısında bulundu. Emniyet müdürünün ve kaymakamın katıldığı toplantıda, asıl sorun yerine, cami imamlarının "Baraj yolunda içki içiliyor" tartışması yarattığını, asıl sorunun yine gümbürtüye gittiğini belirten Bozkurt "Alibeyköy'de o kadar vahim yapısal sorunlar varken onlar kel alaka meseleleri tartışıp durdular. Buldukları tek çözüm içki satan birkaç tekel büfesini kapatmak oldu" şeklinde konuştu. Bozkurt bu sorunun çözümü için gençlere iş verilmesi, eğitimin daha nitelikli hale getirilmesi ve gençlere kendilerini ifade edebilecekleri sosyal mekanlar yaratılması gerektiğini söyledi.
Polis haberdar mı? Bu olayın duyulması ile birlikte halk, mahallede uyuşturucu ve çetelere karşı kitlesel bir yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüşün sonunda okunan basın açıklamasında, genç kızın tutulduğu yerde, resmi polislerin bulunduğu iddia edilerek bu çetelerin arkasında bazı devlet görevlilerinin bulunduğu ileri sürüldü. Alibeyköy'deki uyuşturucu trafiğinin ulaştığı boyut Alibeyköy Doruk Sokak'ta bir eve yapılan baskınla gözler önüne serildi. Bir eve baskın yapan polis, evin garajında bulunan arabanın gizli bölmelerine saklanmış 40 kilo eroin ele geçirdi.
Adres Sarıgöl Saya Yokuşu'nda görüştüğümüz vatandaşlar, gençlerin iş bulamamasından ve sosyal mekanların olmamasından yakınırken, Saya Yokuşu'nun hemen karşısında bulunan ve defalarca uyuşturucu operasyonları ile gündeme gelen Sarıgöl Mahallesi'nin, uyuşturucu ve çetelerin merkezi haline geldiğini iddia ediliyorlar. İstanbul'daki birçok merkeze uyuşturucunun buradan dağıtıldığını savunan mahalle sakinleri, Sarıgöl Mahallesi'ne üslenen uyuşturucu çetelerinin, diğer mahallelerde kendilerine taşeronlar bularak işlerini bu yöntemle sürdürdüğünü söylüyorlar. İddialara göre; çeteler ekonomik durumu iyi olmayan gençleri buluyor, bunlarla arkadaşlıklar kurup bir süre sonra hap ve esrara alıştırıyor. Bir süre hap ve esrar kullanan gençler daha sonra çeteler tarafından torbacılığa "terfi" ettiriliyor ve dağıtım için mahallelere gönderiliyor Saya Yokuşu'nda bunca şey olup biterken polisin ortalıkta görünmemesine sinirlenen adını vermek istemeyen bir mahalle sakini "Burada bir basın açıklaması yapılsa panzerler yığılıyor, uyuşturucu satıcıları mahallemizin gençlerini vururken onları ortalıkta göremiyoruz" sözleri ile tepkisini dile getiriyor.
Mahallede duyarlılık artıyor Karadolap Mahallesi Muhtarı Lütfü Sertkaya, mahallede son dönemde olup bitenleri anlatarak, buna karşı mahalle sakinleri ile hareket etmeye çalıştıklarını ve sorunu çözmeye kararlı olduklarını söylüyor. "Mahalle halkının son olaylarla birlikte daha duyarlı olmaya başladığını ifade eden Sertkaya, halkın mahallede hırsızlığa, uyuşturucuya ve yozlaşmaya karşı yürüyüş yaptığını belirterek, "Sokağa inen halk 'Çocuklarımızın uyuşturulmasını istemiyoruz' dedi. Bizler de sokak sokak komiteler kurmaya, insanları çocuklarına sahip çıkmaya çağırıyoruz. Okul aile birlikleri ile toplantılar yapacağız. Tabii esas mesele gençlere iş bulunması. Zaten ülkede ciddi bir işsizlik var. Bir sürü genç iş bulamıyor. Bu işsiz gençler çeteler tarafından kullanılmak isteniyor. Dışardan birilerinin buraya gelmesi için içerden birilerini bulması gerekir. İş imkanı olmayınca, gençlerin vakitlerini değerlendirebileceği sosyal alanlar da olmayınca çeteler muratlarına daha kolay kavuşuyor" dedi. Mahallenin ileri gelenleri ve esnafların öncülüğünde bir panel yaptıklarını, panele kaymakam ve emniyet müdürünün de katıldığını aktaran Sertkaya, "Herkes burada olup biteni biliyor fakat bugüne kadar somut bir adım atılmış değil. Zaten birileri bu işe müdahale etmezse yakında bu işlere bulaşmamış genç kalmayacak" ifadelerini kullandı.
Sorunun kaynağı işsizlik, yoksulluk ve eğitimsizlik Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ve Cemevi Eyüp Şubesi Başkanı Hüseyin Bozkurt'un söyledikleri de Mahalle Muhtarı Lütfü Sertkaya'yı destekler nitelikte. Olaylara daha aklı selim yaklaşmak gerektiğini belirten Bozkurt, bu pisliği yaratan asıl kaynağın işsizlik ve yoksulluk olduğunu söyledi. Türlü nedenlerle köyünden göç etmiş insanların burada açlık ve yoksullukla pençeleştiğini dile getiren Bozkurt, "Hal böyle olunca gençlerin bu işlere karışması daha kolay oluyor" dedi. Mahallenin adının kötüye çıkmasını istemediğini kaydeden Bozkurt, Etiler gibi zengin semtlerde çalışmaya giden gençlerin oradaki yaşamla kendi yaşamları arasındaki uçurumu gördüğünü ve bir süre sonra onların yaşamına özenmeye başladığını söyledi. Bozkurt "Orda insanlar lüks içinde yaşıyor, burada ise sefalet içinde. Gençler oradaki yaşama özeniyor. Kolay yoldan para kazanmaya çalışıyorlar. Bunun üzerine eğitimsizlik ve cehalet de eklenince, gençler dışarıdaki suç örgütleri tarafından kolayca kandırılıyor" dedi. Kimse çözüm bulmazsa halkın kendi çözümünü yaratmaya başlayacağını kaydeden Bozkurt, "Böyle bir durumda da asla tasvip etmediğimiz, her zaman karşısında olduğumuz toplumsal linç olayları yaşanabilir" uyarısında bulundu. Emniyet müdürünün ve kaymakamın katıldığı toplantıda, asıl sorun yerine, cami imamlarının "Baraj yolunda içki içiliyor" tartışması yarattığını, asıl sorunun yine gümbürtüye gittiğini belirten Bozkurt "Alibeyköy'de o kadar vahim yapısal sorunlar varken onlar kel alaka meseleleri tartışıp durdular. Buldukları tek çözüm içki satan birkaç tekel büfesini kapatmak oldu" şeklinde konuştu. Bozkurt bu sorunun çözümü için gençlere iş verilmesi, eğitimin daha nitelikli hale getirilmesi ve gençlere kendilerini ifade edebilecekleri sosyal mekanlar yaratılması gerektiğini söyledi.
Evrensel'i Takip Et