16 Ekim 2010 01:00
GÜNÜN YAZILARI
Ben Milas-Yatağan-Çine Maden Havzası içerisinde yer alan Çine ilçesinde yaşamaktayım. İlçemizde seramik ve cam sanayinin hammaddesi olan Feldspat ve Kuartz Madenleri çıkarılmakta ve işlenilmektedir. Aralarında Eczacıbaşı, Çanakkale Seramik, Kaltun Maden AŞ, AK Maden AŞ ve Belçikalı Maden tekeli OMMnin de aralarında bulunduğu çok sayıda fabrika üretim yapmaktadır. Bu fabrikalardaki üretim ilişkilerinin ortak özellikleri; Hiç birinde sendikal örgütlülüğün olmayışı ve bir işçinin ortalama çalışma süresinin 7 ila 10 yıl olmasıdır. Birde bunlara ücretlerin düzensiz ödenmesi eklenmiştir
Burada bir çark kurulmuş ve bu çark tıkır tıkır işletilmektedir. Bu çarkın çalışma prensibi ise şöyledir: Bir işçi tam teşekküllü bir hastaneden sağlıklıdır sağlam raporu alarak adı geçen maden fabrikalarının birinde iş başı yapar. Üretim sürecinde fabrikalarda iş yeri hekimi vasıtasıyla işçilerin altı aylık periyodik sağlık kontrolleri yapılır. Yapılan sağlık kontrolleri sonucunda ileri derecede silikozis meslek hastalığı tespit edilen işçiler SGK Keçiören Meslek Hastalıkları Hastanesine sevk edilir. Hastanede yapılan ölçüm ve kontroller sonucunda silikozise yakalanan işçiye bedensel olarak yüzde bilmem kaç oranında iş gücünü kaybetmiştir tozlu işlerde çalışamaz raporu verilir. Aldığı raporla iş yerine dönen işçiye işverenler üç beş kuruş tazminat ödeyerek alınan bu rapor gerekçe gösterilerek işine son verir. Tedavi olanağından mahrum olan bu işçiler kaderine terk edilir. İşine son verilen işçinin yerine bir yenisi alınır ve bu çark böyle döner durur.
Çine merkez ile Karakollar, Yolboyu, Çaltı, Gökyaka, Saraçlar ve Kahraman köylerinde her on evden üçünde ya bir silikozis hastası ya da bu hastalıktan yaşamını kaybetmiş işçi ailelerine rastlarsınız.
Madenlerde çalışan işçilere iş güvenliği ekipmanı olarak maske verilmektedir. Madende çalışan işçilerin söylemiyle; verilen bu maskelerin iki günde özelliğini kaybetmesine karşın iş yerlerinde maske dağıtımı on günde bir yapılmaktadır. Tek başına maske kullanmak silikozis meslek hastalığını önlemede yeterli midir? Bu soruya İşçi Sağlığı ve İş Güvenlik Uzmanları şöyle yanıt veriyor. Toz maskesiyle korunmak önemli ama yeterli değildir. Bu toz maskeleri özellikleri itibariyle beş mikronun üzerindeki maden tozlarının solunum yollarıyla akciğerlere ulaşmasını engelleyebilir. Asıl sorun beş mikrondan küçük maden tozcuklarının solunum yoluyla akciğerlere taşınmasındadır. Özellikle Kuartz Madeni yapısı itibarıyla kristalize (toz şeker gibi)bir yüzeyi olduğundan akciğerlerdeki broşçuklara yerleşirler. Yerleştikleri yerlere battıkları için orayı tahriş eder vücut bunu hiç bir surette oradan atamaz.
Sosyal Güvenlik Kanununda meslek hastalığının açık seçik bir şekilde tanımlanmaması ya da muğlak bir biçimde tanımlaması silikozis meslek hastalığına yakalanan işçilerin tedavi edilmesini engellerken, bu tedavilerin masraflarını üstlenmek zorunda olan maden patronlarını da büyük bir külfetten kurtarmaktadır. Burada iş yeri hekimlerini de suçlamamak gerek. İş yeri hekimleri yasa gereği orada bulunuyorlar ve iyi niyetle işçileri bilinçlendirmeye çalışıyorlar. Ayrıca maaşını işverenin ödediği bir iş yeri hekiminden de fazlası beklenemez.
Silikozis meslek hastalığını önlemenin yolu üretim biçimini değiştirmek ve iş hijyenini sağlamaktan geçer. Maden patronları üretim biçimini değiştirmeyi ve iş hijyenini sağlamayı kendilerine bir külfet olarak görmektedir. Bu koşulları ancak maden sektöründe çalışan işçiler değiştirebilir. Bunun koşulu da sendikal örgütlenmeden geçer. Maden işçileri sendika çatısı altında örgütlendiğinde sendikanın da içinde bulunduğu İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Kurulu oluşturarak iş hijyenini sağlanmasında öncülük eder. İşçiler sendikalı olduğunda en başta ücretleri hatırı sayılır bir oranda yükseldiği gibi ikramiyeleri de olur. Ayrıca Patronun senin işine son veriyorum, yarın işe gelme keyfiyetine de sendika vasıtasıyla son verebilir. Hani derler ya Bir kibrit çöpünü kırarsın ikisini de .... beşini de kırabilirsin ama kırk kibrit çöpünü kıramazsın. Bu gerçekten yola çıkarak işçinin gücü birliğindedir. Siz birlik olursanız bir güç olursunuz ancak bu örgütlü gücünüzle iş kazalarını ve sizleri bekleyen en önemli sıkıntınız olan meslek hastalığının önüne geçebilirsiniz.
Katıldığım işçi mitinglerinde işçilerin hep bir ağızdan attığı bir slogan var Dünya yerinden oynar işçiler birlik olsa diye. Bu slogan işçiler tarafından ete kemiğe büründürülürse gerçekten dünya yerinden oynayacaktır. Cesaret biraz daha cesaret ... Yeter ki siz bu cesareti gösterin. O zaman hayat daha güzel olacak.
CELAL ŞENOL
Evrensel'i Takip Et