2 Ekim 2010 01:00

Basketbol Milli takımımız Dünya Şampiyonası’nda çok büyük bir başarıya imza atıp Dünya İkincisi olarak hepimize bayram öncesi çok güzel bir bayram hediyesi verdi ve göğsümüzü kabarttı. Bu başarıda emeği olan; seyircisinden malzemecisine teknik heyetten oyuncusuna kadar tüm ekibi kutluyor bize yaşattıklarından dolayı sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.
Bu başarı hepimiz gibi ülkemizin önde gelen iş adamlarının da dikkatini çekmiş olacak ki bir inşaat firmasının sahibi oyuncularımıza birer daire bile hediye etti yaşattıkları sevinçten dolayı. Basketbol federasyonu oyuncularımıza yüklü primler verdi başarıları için. Bence doğru da yaptı çünkü başarıyı onurlandırmak ve teşvik etmek çok önemlidir devamı için.
Diğer taraftan Başbakanımız Erdoğan çıktı sahneye. O da sevinmiş olacak ki bu başarıdan dolayı kendisi milli oyuncularımıza tam 28 Milyon TL’lik bir çek hediye etti. Her ne kadar takım kaptanımız maddi ödül önemli değil dese de 28 Milyon TL önemli bir hediye mutlaka oyuncular için.
Rahatsız olan kamu vicdanı harekete geçerek bu hediyenin iptali için davalar açtı ve açmaya da devam ediyor. Neden çünkü rakamı abartılı buldukları için. Çünkü verilen rakamın hiçbir örneği ve daha önce uygulaması olmadığı için. Bunlar yetmezmiş gibi birde 500’er cumhuriyet altını verilmesi de cabası.
Burada Başbakan bu takdiri kullanırken hesap vereceği bir yer; izin veya onay alacağı bir merci var mı bilemiyorum. Ancak kamu vicdanında kabul görmemiştir. Acaba kendisi özel mal varlığından Ahmet Ağaoğlu gibi bu parayı böyle bir çırpıda verebilir miydi bilemiyorum.
Bir tarafta dünya İkincisine bu ödül verilirken diğer tarafta dünya şampiyonu olmuş, aldığı asgari ücretle hem kirada oturup, hem mutfak masrafı, hem de okul masrafları hepsinin üstesinden gelen işçilere ise temmuzda uygulanan zam sadece 23 TL oldu. İşçi bu ücretle mutlaka inanılmaz bir refaha kavuştu. Aldığı zam ile Ramazan Bayramı’na sevinç çığlıkları içerisinde nasıl harcayacağını düşündüğü yeni zamlı maaşıyla girdi. Peki dünya şampiyonu hepsi birer ekonomist olan işçiler sizce yıllardan beri bu rekoru elinde bulundurarak acaba en az basketbolcularımız kadar ödülü hak etmiyorlar mı? Acaba Başbakan 12 Dev Adama bu pirimi verirken işçilere de bir vergi indirimi primi veremez mi?
Alınmayan iş sağlığı, iş güvenliği tedbirleri yüzünden Zonguldak ve Edirne’de ölen madencilerin aldığı son aylıktan kesilen, tersanelerde iş cinayetine kurban giden işçilerin de son maaşlarından kesilen veya mesleki hastalıktan dolayı ölmeden son maaşında kesilen paraların oluşturduğu havuzdan alınan 28 Milyon acaba sizce de işçiler ve kamu vicdanında bir rahatsızlık yaratmamış mıdır?
Aldığı asgari ücretin daha eline geçmeden yüzde 30’u vergiye kesilen ve bu oranla aslında basketbolculardan bile daha fazla oranda vergi ödeyen üstelikte aldığı ücrete sadece 23 TL zam alan bir işçi bayramda çocuğuna istediği elbiseyi alamazken yırtık ayakkabısıyla bayramı geçirirken başbakanın bir çırpıda işçilerden kesilen vergilerin de olduğu devlet kasasından verdiği 28 Milyon TL işçiler tarafından sizce de kabul görür mü?
Daha cesedini bile alamadığı eşinin maaşından kesilen vergiyle verilen bu parayı acaba sorsak o madenci eşi helal eder mi? Bir daha göremeyeceği aziz evladını tersanede alınmayan tedbirler yüzünden cinayete kurban veren anne onun son ücretinden kesilen vergiyi acaba helal eder mi?
Yapılan işin kamu vicdanında kabul görme meselesi önemlidir. Bana göre bu uygulama kamu vicdanında kabul görmemiş aksine kamu vicdanını yaralamıştır.
Basketçilere gelince hesap yapmayan siyasi iradenin ikinciye bu ödülü veriyorsa dünya şampiyonu asgari ücretliye de mutlaka bir ödül vermesi gerekir. Ama bu ödül bir tarafta 23 TL zam diğer tarafta 500 altın ve 28 Milyon TL olursa işte o zaman işçiler gözünde abartılı ve haksız olur.
TELAT ÇELİK Birleşik Metal-İş Kocaeli Şb. Sekr., Düzce Temsilc.

Evrensel'i Takip Et