30 Eylül 2010 01:00

Hakkari’de iklim değişiyor. Bu değişim ülkenin bütün coğrafyasını da etkiliyor. Değişim sürecinin etkilerinden en önemlisi Hakkari’de korucu Peyanis köyü çevresi silah bıraktı ve referandumda tamamına yakını boykota katıldı. Kürt halkının iradesi inatla artık savaş çığırtkanlarından yana değil barışın yanında olduğunu ve onurlu bir barışa ulaşıncaya kadar iradesini hiç bir güce çiğnetmeyeceğini somut olarak ortaya koydu. Daha da önemlisi koruculuk sisteminin çöktüğünü, Kürt’e keklik muamelesi yaparak halk hareketini çözmeye çalışmanın ne kadar beyhude bir çaba olduğunu ortaya koydu. Koruculuk sisteminin süreç içerisinde kalkmasının ve gerçek bir çözüm yolunun da habercisi oldu. Bu kadar gürültü patırtı içinde son derece önemli olan bu gelişmeler barış adına umutlu olabilmemiz için çok değerli…
Ancak her zaman olduğu gibi, varlığını savaşın sürmesine hasretmiş olan sistemin “iyi çocukları” yine iş başında. Kim barıştan rahatsız olur? Kimin işine yarar Hakkari’de patlayan bu felaket bombası? Hiç tartışmaya gerek yok, ya da bilici olmak gerekmiyor, Barış sürecini baltalamak, kan ve nefretin hakim olmasını isteyenlerden başka kim olabilir?
Peyanis’te on yoksul insanın ölümünü hemen BDP’ye ve Kürt halkına mal etmek için zaman kaybetmeyen basın ve hükümet daha ne olduğunu anlamadan saldırıyı PKK’nin üzerine atarak, artık ezbere bildiğimiz geleneği bozmadı. Ama bu kez işini çok da iyi kıvıramadı, ağzına gözüne bulaştırdı.
Artık Kürt halkı korkmuyor. Köylüler hemen cinayetlerin işlendiği yere gelip, askerlerin sert müdahalesi pahasına delilleri kendileri buldu ve basına gösterdi. Olayın geçtiği yerin durumundan da anlaşıldığı üzere yakında 3 adet karakol bulunuyor. Termal kameralarla donatılmış bölgede, ayrıca bölgedeki korucuların 3 gün önceden telsizleri ve dürbünleri ellerinden alınmış olması da soru işaretlerini arttıran başka bir nokra. Arkası kesilmeyen bir çok sorunun cevabı yok.
Bunların hepsinin cevabı verilmeli ve bulunmalı. Yoksa bu provokatif süreç hiç yakamızı bırakmaz. Karanlık güçler bu provokasyonlardan umduğu sonucu almaya başlarlarsa, deymeyin keyiflerine.
En son yeniden uzatılan çatışmazsızlık süreci çok önemli. Ama bunun bir cevabı olmalı, tek taraflı olmasının sonuca etkisi olmaz. Hakkari’de son iki saldırıda ölenlerin sayısı 20’ye yakın. Bunun böyle bir dönemde ortaya çıkması barış sürecini provoke etmek için olduğu kesin. Buna rağmen istenilen ortamı yaratamadılar. Kürt halkının son derece sağduyulu ve olgun tutumu, Kürtleri çözmek ve tasfiye etmekten başka hiçbir amaç gütmeyen AKP Hükümetinin bütün kötü niyetine rağmen barış adına umutlu olmaya devam etmemizi sağlıyor. Öcalan’ın “Görüşmeler verimli ve umutluyum” demesi, buna devletin vereceği cevapla görüşmelerin sonuçlarının çok daha değerli hale gelmesi mümkün.
Uzatılan barış sürecini devlet ve AKP Hükümeti iyi okumalı. Bütün ülke için çok önemli olan bu fırsatın iyi değerlendirilmesinin son derece hayati olduğu iyi görülmeli ve duyulmalı.
Bu fırsatın iyi değerlendirilmesi yalnızca Kürtlerin değil bu ülkede yaşayan hepimizin yararına…
Hakkari’den yükselen ışığa dikkat!.. Herkes buradan torbasına ne lazımsa doldursun. Barışın egemenliği üzerinizde olsun.
AHMET YAŞAROĞLU Özgür Medya Yazarı

Evrensel'i Takip Et