26 Eylül 2010 01:00

Atom bombasının geliştirildiği Manhattan Projesi’nde yer alan tek kadın fizikçi olan Joan Hinton ilerici bir ailenin kızı olarak 1921 yılında Şikago’da doğdu. Büyükannesi önemli bir yazar, annesi ilerici bir okulun kurucusu idi. Joan, çok yetenekli idi, 20 yaşında ABD ulusal kayak takımına girdiğinde aynı zamanda iyi bir bilgindi, 1944 de Wiskonsin Üniversitesinden fizik doktorasını kazandı. Doğrudan Manhattan Projesi’ne alındı. ABD’nin bombayı barışı kurmak için bir tehdit unsuru olarak kullanacağını düşünüyordu, ancak ABD bombayı Japonya’ya karşı kullanınca projeden çekildi, barış kampanyalarına katıldı.
1948’de Çin’e, Yenan’a gitti. Orada Amerikalı Komünist olan eşi Sid Engst ile tanıştı, bir mağarada evlendiler. Eşiyle tarım komünlerinde çalıştı. Toplam 40 yıldan fazla hayvancılıkla uğraştı. Toplumsal hiyerarşiyi artıran uzmanlığa hep karşı çıktı, eşiyle birlikte geliştirdikleri yöntemler ve makinelerle Çin’de hayvancılığın gelişimini derinden etkiledi.
1952 ekiminde, Los Alamos’ta barış için Asya ve Pasifik Konferansı’na katıldı. Joan bu konferansta şu konuşmayı yaptı: “Nagazaki üzerine atılan ilk bombaya ellerimle dokundum. Derin bir suçluluk hissi duyuyorum ve insanlığa karşı bir cinayetin hazırlanışında bir rol oynamış olmaktan utanç duyuyorum. Nasıl oldu da bu görevi yerine getirmeyi kabul ettim? ‘Bilim için bilim’ yanlış felsefesine inanıyordum da ondan. Bu felsefe, modern bilimin zehiridir. Bilimi toplumsal yaşamdan ve insanlardan ayırmak demek olan bu yanılgı yüzündendir ki, savaş sırasında, atom bombası yapımında çalışmaya sürüklendim. Bilgin olarak kendimizi ‘salt bilime’ vermemiz gerektiğini ve geriye kalanın da mühendislerin ve devlet adamlarının işi olduğunu düşünüyorduk. Beni fildişi kulemden çekip çıkarmak ve bana ‘salt bilim’ olmadığını ve bilimin ancak insanlığın çıkarlarına hizmet ettiği ölçüde bir anlamı olduğunu anlatmak için Hiroşima ve Nagazaki bombardımanları faciasının gerekmiş olduğunu söylemeye utanıyorum. Birleşik Devletler’de ve Japonya’da hallen atom silahlarının yapımında çalışan bilginlere sesleniyorum ve onlara ‘Ne yaptığınızı iyi düşününüz’ diyorum.
Joan Hinton ‘Elbette’ diyordu, ‘ Kültür Devriminde olan her şeyin hala yüzde100 arkasındayım, korkunç güzel bir şeydi’. ‘Herkes elinden geleni yapıyordu, kimse kimseyi sömürmüyordu, herkesin işi vardı, herkes düşüncelerini serbestçe açıklayabiliyordu’. 2002’de bir dergiye verdiği demeçte hayatımı insanları öldürme yolları aramakla geçirmek istemedim ‘ diyordu, niçin komünist olduğunu açıklarken. ‘İnsanlara daha iyi bir yaşam sunmak istedim kötüleştirmek değil.’
Joan Hinton Pekin yakınlarında yaşamakta olduğu çiftlikte 88 yaşında yaşama gözlerini yumdu.

Evrensel'i Takip Et