22 Aralık 2011 06:20


Radikal gazetesinin haberine göre, İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesi’nde, 13 Aralık’ta görülen karar duruşmasında, sanık polis Cengiz Yıldız’a TCK’nın 85. maddesi gereğince ‘taksirle ölüme sebebiyet vermek’ten 4 yıl 2 ay hapis cezası verilmişti. Mahkeme Başkanı İshak Eken, sanık polisin kusur oranı karşısında temel cezanın daha alt seviyeden, 2 yıl 6 ay olarak belirlenmesi ve bu cezanın paraya çevrilmesi gerektiğini savunmuştu. Bu görüşe karşın, üye hâkim Keskin Karakurt, eylemin ‘olası kasıtla öldürmek’ kapsamında kaldığını belirterek, 20-25 yıl arasında hapis cezası istemişti. Mahkeme, oyçokluğuyla 4 yıl 2 ay hapiste karar kılmıştı.

Bu karara da, duruşma savcısı Mehmet Nuri Gür itiraz etti. Savcı Gür, bir gün sonra Yargıtay’a iletilmek üzere sunduğu temyiz dilekçesinde, ölümün sanık polisin nezaret kurallarına uymaması ve temkinli davranmamasından kaynaklandığını savunarak, ceza miktarının arttırılmasını istedi. Savcı Gür, TCK’nın 22/3. maddesine göre ‘bilinçli taksir’ uygulanması gerektiğini belirtti.

TCK’daki bu madde, verilen cezanın 1/3’ten yarı oranına kadar arttırılmasını öngörüyor. Buna göre 4 yıl 2 ay diye kesilen ceza, 6.5 yıla kadar yükselebilecek.

Okey’in gözaltına alındığı güne dair kamera kayıtlarından alıntılanmış resimler de ilk kez gün yüzüne çıktı. Dosyadaki resimlere göre Okey, saat 17.47’de sivil giyimli bir polisin eşliğinde, elleri kelepçeli halde Beyoğlu Polis Merkezi’ne getiriliyor. Saat 18.06’da ise Okey, bu kez iki sivil polisin kucağında, ağır yaralı halde karakoldan çıkarılıyor. Polislerden birinin sanık Cengiz Yıldız olduğu düşünülüyor. Okey, Taksim İlkyardım Hastanesi’nde yaşamını yitirmişti.

Festus Okey’in 20 Ağustos 2007’de polis kurşunuyla öldürülmesinden sonra, atış mesafesini belirleyecek olan eldeki tek delil olan Okey’in gömleği kaybedilmişti. Beyoğlu 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 14 Şubat 2008’de görülen ikinci duruşmada, sanık polis Cengiz Yıldız’ın avukatı, “Bunun adı Festus Okey değil, kaçak vizeyle gelmiş, adını Okey koymuşlar” deyince, yargılamanın seyri değişmişti. Mahkeme, o duruşmada Okey’in kimliğiyle ilgili Nijerya Büyükelçiliği’nden bilgi alınmasını istedi. Dışişleri Bakanlığı, Nijerya hükümeti ve Beyoğlu 4. Ağır Ceza Mahkemesi arasındaki yazışmalar 3.5 yıl sürdü. Her bir duruşma, Nijerya’dan beklenen evrak dosyaya ulaşmadığı için ertelendi.

AVUKATINA DAVA AÇILDI

Evrak ulaşmadığı için Okey’i temsilen hiçbir avukat bu davada hazır bulunamadı. Bulunamadığı gibi, ilk günden beri davayı takip eden Avukat Güray Öz, mahkemenin tavrını eleştirince, hakkında ‘yargıyı etkileme’ iddiasıyla 4.5 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Ayrıca müdahillik talebinde bulunan üç avukat ve Göçmen Dayanışma Ağı’na üye 100’ü aşkın kişiye soruşturma başlatıldı. Bu ‘Festus Okey’ belirsizliği, 13 Aralık 2011’deki son duruşmaya kadar devam etti. Mahkeme, en son Nijerya’dan umudunu kesip karara gitti ve sanık polise 4 yıl 2 ay hapis cezası verdi.

EVRENSEL'İNMANŞETİ

Yağma iklimi

Yağma iklimi

Enerji şirketlerinin patronlarının bizzat yönetimine girdiği Saray iktidarı, “iklim değişikliğiyle mücadele” adı altında sermayeye yeni kaynak aktarma hazırlığında. İktidarın Meclise getirdiği tasarıya göre karbon emisyonu ticareti sistemi kurulacak, “atmosferi kirletme hakkı” alınıp satılan bir mala dönüşecek. Sistem karbon ticareti zenginleri yaratırken, halka zehir kalacak.

BİRİNCİSAYFA
SEFERSELVİ
CHP'li belediyelere silkeleme ve sabah dörtte operasyonlar yapılırken AKP'li Sincan Belediyesine Cumhurbaşkanlığı bütçesinden 30 milyonluk bağış yapıldığı iddia edildi.

Evrensel'i Takip Et