Arçelik işçileri: Birlikte hareket etmeyi öğrenemezsek işimiz zor
Erdal Saran
Eskişehir
Arçelik Türkiye’de beyaz eşya sektöründe belirleyici bir marka. Koç Holdingin de amiral gemisi olarak adlandırılan Arçelik’in kendi içerisinde, en önemli fabrikalarının başında gelen işletmesi Eskişehir Organize Sanayide kurulu bulunuyor. Buzdolabı ve kompresör üreten Eskişehir işletmelerinde 4 binden fazla işçi çalışıyor. Arçelik’in işçilerinin çoğunluğunu 20-30 arası genç işçiler oluşturuyor. 3 vardiya çalışan fabrikanın yüzlerce servisi Eskişehir’in birçok semtinden fabrikaya işçi taşıyor. En çok Emek, Gültepe ve Şirintepe Mahallelerinde oturan işçilerin bekar olanları ise genellikle Bağlar semtinde ikamet ediyor.
Geçtiğimiz mayıs ayında başlayan metal eylemlerinde gözlerin çevrili olduğu yerlerden biri de Arçelik fabrikalarıydı. Binlerce metal işçisinin başlarındaki sendikal bürokrasiden kurtulmak için ayaklandıkları günlerde, Eskişehir Arçelik işçileri de belirli eylemlere kalkıştılar. İşverenin ‘İşten atma olmayacak, sendikal tercihlerinize de karışmayacağız’ sözüyle eylemler bir nebze sönümlenmişti. Bu süreçte Türk Metal Sendikasından da istifa eden işçilerin tepkileri işverenin ve sendika temsilcilerinin de çabaları ile sonlandırıldı. Ve büyük ölçüde Türk Metal’e dönüş yaşandı. Sendika yönetiminin temsilcileri adil bir seçimle belirleneceğinin sözünü vermelerinden sonra yapılan seçimlerde Eskişehir Arçelik işletmesinde eski temsilciler tekrardan seçildi. Arçelik işçileriyle hem metal işçilerinin estirdiği metal fırtınayı hem de sonrasında olanları, seçimleri ve ekonomik taleplerini konuştuk.
HAKLARIMIZ GASBEDİLDİ
8 yıldır Arçelik’te çalışan Hasan, “Bizim işimiz çok zor burada. Bir şeyleri değiştirmek çok zor” diyerek başlıyor söze. Geçtiğimiz yaz binlerce işçinin harekete geçtiğini hatırlatan Hasan, kendilerinin de Eskişehir’de bir şeyler yapmaya çalıştıklarını ancak başarılı olamadıklarını söyledi. Dağınık hareket ettiklerini ve birbirlerine güvenmediklerini kaydeden Hasan, “Bu da bizi kaybetmeye mahkum bırakıyor. Yıllarca yapılan sözleşmelerle haklarımız gasbedildi. Bir dolmuşluğun dışarıya vurumuydu aslında yaşananlar. Bu devam eden bir süreç. Biz birlikte hareket etmeyi öğrenemezsek işimiz zor” dedi.
EYLEMLERDE ÖNE ÇIKAN İŞÇİLERİ İŞTEN ATTILAR
‘Eylemler dolayısıyla işten çıkarma olmayacak’ sözüne rağmen, yapılan eylemlerde öne çıkan 25 işçinin geçici işçilerle beraber işten çıkarıldığına dikkat çeken başka bir Arçelik işçisi, bir araya gelemedikleri için işten atılan arkadaşlarına sahip çıkamadıklarını belirtti. “Başımızdan atmak için uğraştığımız sendika seçimlerin demokrasi şöleni olacağını söyledi. Her vardiyaya iki temsilci, bir de baş temsilci. Yani 4 bin kişilik fabrikaya 7 temsilci! 18 aday yarıştı. Baştemsilcilik için işçilerin istediği bir aday vardı, bayağı da iyi gidiyordu. Ancak sonuçlar açıklandı, eski temsilcilerin hepsi tekrardan seçilmişler. İnsana hiç güven vermeyen seçimler oldu. Her şey göstermelik oldu ve yine eski düzene devam ediyorlar.”
‘İŞÇİLERİN DEĞİL İŞVERENİN TEMSİLCİLERİ’
Oy verme işleminin fabrikada, sayımların ise sendika şubesinde yapılması demokrasi şöleni diye sunulan seçimleri şaibeli hale getirmeye yetiyor.
Seçimlerin oyun olduğunu söyleyen Salim ise, tam 10 senedir Arçelik’te çalışıyor. “Bir sürü insan isyan etti, duymadıkları hakaret kalmadı bu temsilcilerin, yine de aday oldular. Çünkü alavere dalavere seçileceklerini biliyorlardı” diyen Salim, bu temsilcilerin işçileri değil işvereni temsil ettiğini vurguladı. Salim konuşmasına şöyle devam etti: “Bunlardan kurtulmadıkça haklarımız için mücadele edemeyiz. İşveren olsa sendika olmasa daha iyi. Bu sendika ve işveren birlikte karşımızda dikiliyorlar. Korkarım aday olan temsilci adaylarını da işten çıkarırlar.”
Asgari ücret zammı ve Renault işçilerinin ek zam taleplerine de değinen Arçelik işçileri, “Orası başarırsa her yerde tekrardan bir hareket gelişir” dedi.
GÖZLER RENAULT İŞÇİLERİNDE
Sosyal haklar ve ikramiyeler çıkarıldığında maaşlarının 1300 TL’yi bulmadığını söyleyen başka bir Arçelik işçisi, “Sendikacılara söylüyoruz ‘2017’de telafi edilecek’ diyorlar. Hiç güven vermiyorlar. Zaten yıllarca yaptıkları sözleşmelerle haklarımız kayboldu ve maaşlarımız eridi. Sözde Arçelik sağlam kapı, kalifiye eleman çalışıyor. Güvenli, maaşı yüksek yer olarak bilinirdi ama o çok gerilerde kaldı” diye konuştu. Yeni giren bir işçiyle 10 senelik işçi arasında fark kalmadığına dikkat çeken Arçelik işçisi, hayata dair umutlarının kalmadığını anlattı. Arçelik işçisi, “Çocuğumuza bir gelecek kurmak için zorlanıyoruz. Ben 10 senedir çalışıyorum, giydirilmiş haliyle 1700 civarı geçiyor elime. Hayat pahalılığı ortada. Kendileri zenginleştikçe zenginleşiyor biz her gün fakirleşiyoruz. Koç Türkiye’nin en çok kâr yapan işletmelerine sahip ama işçileri sürünüyor” dedi. Arçelik’in buzdolabı sektöründe Türkiye’de yüzde 60’lık bir paya sahip olduğunu belirten başka bir Arçelik işçisi, bu payın Eskişehir işletmelerinde üretildiğine dikkat çekti. Dünya pazarında satışa çıkarılan Beko’nun da Eskişehir’de üretildiğini hatırlatan işçi sözlerine şöyle devam etti: “Üretim rekoru kırdıklarını övünerek aktarıyorlar ancak iş bize gelince ne yazık ki maaşlar ve sosyal haklar yerlerde. Birçok mesele var, izinler borçlandırılıyor, geçen yemeklerden zehirlenme oldu, hangi birini sayalım ancak maaş zammı en büyük mesele. Bunun için mücadele etmeliyiz. Bu anlamıyla Renault olumlu işler yapıyor, orası başarırsa her yerde tekrardan bir hareket gelişir.”
Evrensel'i Takip Et