DİHA: Cizre Halk Meclisi Eş Başkanı Mehmet Tunç'un öldürüldüğü iddia edildi
Sokağa çıkma yasaklarının ve çatışmaların sürdüğü Cizre'de yaşanan devlet saldırılarını kamuoyuna aktaran Cizre Halk Meclisi Eş Başkanı Mehmet Tunç'un da katledildiği iddia edildi. 'Kalan insanların bizimle gurur duyması lazım' sözleri akıllarda kalan Tunç, 'AKP faşizmine Cizre halkı olarak diz çökmeyeceğiz' demişti.

Şırnak'ın Cizre ilçesinde katledildiği iddia edilen yaralıların sesini kamuoyuna ulaştıran ve herkesi harekete geçirmeye çağıran Cizre Halk Meclisi Eş Başkanı Mehmet Tunç'un da öldürüldüğü iddia ediliyor. Devlet güçlerinin saldırılarına karşı, "Teslim olmayacağız. Bundan herkesin haberi olsun. Beyaz bayraklarla dışarı çıkmayacağız" sözleriyle hafızalara kazınan Tunç, vahşet bodrumlarının enkazının altında tüm insanlığın kalacağını söylemişti.
Bir süre önce katıldığı bir televizyon programında "Şu an ölümü bekliyoruz. Bu binanın çökmesiyle insanlık da bu bodrumun altında kalacak. Yarın öbür gün bunun hesabını tarihe nasıl vereceklerini de onlar hesap etsin" diyerek, gönüllü sağlık ekiplerinin binaya gelmesine engel çıkaran devlet güçlerine tepki gösteren Tunç, vasiyet niteliğindeki bir talepte de bulunmuştu. Devlet güçlerinin kullandığı ve yangına neden olan silahlar nedeniyle yaralananların vücutlarının su tuttuğunu ve kabarıklıklar oluştuğunu söyleyen Tunç, şu çağrıda bulunmuştu: "Gönüllü sağlıkçıların, Cizre'ye gelip bu vahşet bodrumlarındaki yaralıların ve cenazelerin üzerinde analiz yapmaları lazım. Bu saatten sonra bu cenazeler analiz edilmeden hiç bir cenaze defnedilmemeli. AKP yangından mal kaçırır gibi cenazeleri hemen defnetmek istiyor ve yarın öbür gün kendini haklı çıkarmak için mahsus yapıyor. Ve bizim insanlarımız da buna sessiz kalıyor. Bunun için bu saatten sonra Cizre'de hiç bir cenazenin defnedilmemesi gerekiyor. Ne yapıyorlarsa yapsın."
MÜCADELE VURGUSU
İçinde bulundukları zor duruma rağmen mücadele yönünde kararlı olduklarını da vurgulayan Tunç'un şu sözleri de kayıtlara düştü: "60 gündür bağırıyoruz, çağırıyoruz, avazımız çıktığı kadar bütün halka seslendik. Cizre halkı var gücüyle bedenini siper etti tanka, topa, lav silahına, roket atarlara bedenini siper etti. Hiç kimsenin şüphesi olmasın, mücadeleye devam eden arkadaşlara selamlarımı iletiyorum. Cizre halkı 60 gündür soğuğa rağmen, açlığa rağmen, susuzluğa rağmen diz çökmedi. Onun için kalan insanların bizimle gurur duyması lazım. Biliyorum belki yaklaşıyorlar. Yavaş yavaş infaz etme riski de var. Çünkü adamlar dün de geldi ve 'Teslim olun yoksa hepinizi yakacağız. Hepinizi içerde boğduracağız' tehditleri yaptı. AKP hükümetinin niyetini, valiliğin niyetini, İçişleri Bakanlığı'nın niyetini bilmiyorum. Ama şu anda Cizre'de bir vahşet uygulanıyor, Cizre'de bir katliam uygulanıyor.
Biz de AKP faşizmine Cizre halkı olarak diz çökmeyeceğiz. Doğrudur açız, susuzuz, ilaçsızız, kefilerle bazı yaraları sarmışız. Ama bu o anlama gelmiyor ki bu bir yalvarıştır, teslim oluştur, teslim olmayacağız. İlk günkü gibi omuz omuzayız, direnişimiz devam ediyor. Ama şu yaralıların, kan kaybedenlerin kurtarılabilmesi için, kan kaybetmemesi için herkesin Cizre'ye yönelmesi lazım. Tabi kalkmıyorlarsa, insanlığın öldüğünü düşünüyorlarsa da artık kendi bilecekleri iştir."
MADIMAK HATIRLATMASI
Cudi Mahallesi'nde ortaya çıkan yaralıların bulunduğu ikinci bir binanın bodrumundan seslenen Tunç, yapılan ağır bombardıman nedeniyle yangın çıktığını ve 9 yaralının yanarak can verdiğini belirterek, bunun ikinci bir Madımak Katliamı olduğunu vurgulamıştı. Yangını söndürmek için ellerinden geleni yaptıklarını, ancak su olmadığı için sonuç alamadıklarını aktaran Tunç, "Şu an bir Madımak oteli ile karşı karşıyayız. Ve bu bir insanlık ayıbı. Biliyorsunuz 93'teki katliamın izleri daha temizlenmemişken, burada 30-40 insan cayır cayır yanıyor. Şu an duman içeri dolmuş durumda ve ateş de deliklerden içeri girmeye başladı. Ambulanslardan ziyade acil olarak itfaiyenin buraya gelip yangını söndürmesi lazım. Ayakları kopuk insanlar var, çocuklar var, ağır yaralılar var. Cayır cayır yanacaklar. Bunun tüm Türkiye'nin, tüm insanlığın, Birleşmiş Milletlerin bir ayıbı olarak tarihe geçeceğinden hiç kuşkum yok. Şu an 37'ye yakın kişi buradayız" ifadelerini kullanmıştı. (DİHA)
Evrensel'i Takip Et