Adalet Bakanlığının 'ifade özgürlüğü sınır tanımayan bir değere sahip' kararına rağmen ifadeye çağrılıyorlar
Volkan Pekal
Adana
Adana’da katıldıkları basın açıklamaları, okudukları metinler ve atılan sloganlardan dolayı haklarında Cumhurbaşkanına hakaret ve 301’den soruşturmalar açılan kamu sendika ve demokratik kitle örgütü üyeleri son zamanlarda sık sık Emniyet’e ifadeye çağrılıyor. Öte yandan “Devletin kurum ve organlarını aşağılama” suçu olarak bilinen TCK’nin 301’inci maddesinden soruşturma izni istenen KESK’lilerin soruşturulmasına iki ayrı kararda İfade özgürlüğünün “sınır tanımayan” bir değere sahip olduğu belirtilerek izin verilmedi. Öte yandan Adana Emniyeti kamu emekçilerini ifadeye çağırmaya devam ediyor. İfadeye çağrılan kamu emekçileri “Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu” dedi.
İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ TOPLUMUN GENİŞ KESİMİNİ RAHTSIZ ETSE DAHİ KORUNUR
Kararlardan biri, KESK Kadın Sekreteri Gülistan Atasoy’un Ankara katliamında hayatını kaybedenlerin cenazelerinin karşılanması sırasında yaptığı konuşmada “Dün Cumhuriyet tarihinin en büyük devlet katliamı yaşandı” şeklindeki sözleri ve Eğitim Sen Şube Hukuk Sekreteri Mehmet Akarsubaşı’nın “Katil devlet hesap verecek” şeklinde slogan atması ile ilgili. Diğer karar da yine Mehmet Akarsubaşı ve Eğitim Sen Şube Sekreteri Zeynel Kete’nin “Katil devlet hesap verecek” sloganı ile ilgili.
Bakanlık iki kararda da Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10’uncu maddesinin inci fıkrasının AİHM’since yapılan yorumuna dikkat çekti. AİHM’in yorumu özetle; “Düşünce ve ifade özgürlüğünün sadece toplumda beğenilen, kabul gören bilgiler ve fikirler için değil, aynı zamanda kırıcı, veya rahatsız edici olanlar için de geçerli olduğu ve sözlerin sertliğine rağmen şiddet, silahlı direniş ya da isyana teşvik etmediği sürece ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirileceği şeklinde. Kararda ayrıca yönetime karşı yapılan eleştirinin kabul edilebilirliğinin herhangi birine yapılandan daha geniş olduğu, sınır tanımaz değerde olduğu ve ifade özgürlüğünün Anayasa’da güvence altına alındığı belirtildi.
TCK’NIN TÜM MADDELERİNİ DENEMEYE NİYETLİLER
Bugün de benzer suçlamalarla Eğitim Sen üye ve yöneticileri ile bir vatandaş 9 Şubat günü bölgede yaşanan katliamlarla ilgili yapılan “Barışa ses ver” basın açıklamasında eşlik ettikleri sloganlardan dolayı ifadeye çağrıldı. Eğitim Sen Yöneticileri Mehmet Akarsubaşı, Emine Soncu ve Şükran Kablan Yeşil, Cumhurbaşkanı’na hakaret ve 301’den ifade verirken Eğitim Sen üyeleri Herdem Köse, Ülkü Gülşen ve taşeron işçi olarak çalışan Halil Genç, ayrıca “Yaşasın Cizre direnişi” sloganından dolayı terör suçunu övme ve terör örgütü propagandası ile 301’den ifade verdi. Üye ve yöneticileri ile birlikte ifadeye çağrılan Eğitim Sen Şube Hukuk Sekreteri Mehmet Akarsubaşı, Bakanlığın verdiği kararı kendileri de defalarca tekrar etmelerine rağmen Adana Eminyeti’nin ısrarla kendilerine soruşturma açmasına tepki gösterdi. Bakanlığın kararından sonra bu sefer terör konseptine geçildiğini ifade eden Akarsubaşı, “Bizim dediğimizi bakanlık da söylemiş oldu. Bakanlık ifade özgürlüğü diyor, biz ifadeye çağrılmaya devam ediyoruz. İnsanları korkutmak için TCK’nın tüm maddelerini denemeye niyetliler sanıyorum” dedi.
Evrensel'i Takip Et