17 Mart 2017 23:30

'Kimsenin satılık koyunu değiliz'

Dytech işçisi 
Kocaeli 

Merhaba Evrensel okurları; 

Bizler 2015 yılındaki metal direnişi döneminde bir günlük işbırakma ile canımızdan bezdiren, kayırmacılıklarla üzerimizde söz sahibi olan ve irademizi ayaklar altına alan Türk Metal’i fabrikadan çıkarmış ve sözümüzü her koşulda savunacağını iddia eden Çelik-İş’e geçmiştik. Sendikayı değiştirmemiz ve temsilcilerimizin seçilmesi, ardından bugünlere kadar geldiğimiz süreç tam bir belirsizlik dönemiydi bizim için.

22 aydır zam alamıyor, toplu iş sözleşmesine oturamıyor, Çelik-İş’in yetki almasını sabırla bekliyorduk. Nihayet Çelik-İş ocak ayında yetkiyi aldığını, toplusözleşme için bir engel kalmadığını duyurdu. Yetki tespit belgesi fabrika yönetimine ulaştığında bu sürecin başlayacağı söylendi ve yeniden beklememiz istendi. Biz işçiye söylenen de “Bu kadar beklediniz, kuyruğuna geldiniz biraz sebat ederseniz tüm haklarınızı alacağız” oldu. Bize düşen sabır etmekse, bunu en iyi bizim yaptığımızın farkında olan sendika da işveren de bu süreci rahat rahat geçirdi. Onlar rahat geçirdi belki ama fabrikada herkes cebinde hak kayıplarının, zam oranlarının kağıdıyla dolaşıp alacaklarını hesap ederek geçirdi. Bütün kış boyunca elektriğe doğal gaza gelen zamlarla faturaları nasıl yapsak da ödesek diye düşünürken kendi kendimizi sabırlı olmaya ikna ettik. Sendikamız “Bekleyin” diyordu, “Sizin için en iyisini alacağız.”

22 AYLIK EMEĞİMİZİ 10 DAKİKA İÇİNDE MASADA BIRAKTILAR

Ve sendika işverenle sendika sözleşme görüşmelerine başladı. Temsilciler her fırsatta sendikanın avukatının da genel başkanının da Dytech işçisinin hakkını almak için nasıl sert konuşmalar yaptığını anlatıyor, bizi hakkımızı sonuna kadar alacağımıza inandırıyorlardı. Taa ki son görüşmeye kadar. Son görüşme diyorum, çünkü bu görüşmeden sonra ne sendikayı bulabildik ne de hesap soracak bir muhatap. 1 Mart günü sözleşme görüşmelerine gelen Çelik-İş Kocaeli Şube Başkanı Erdal Yaldız, işverene “Belli ki biz sizinle bu zam oranlarında anlaşamayacağız bu sebeple Çelik-İş olarak Dytech’ten çekiliyoruz” diyerek bizim 22 aylık emeğimizi 10 dakika içinde masada bırakıp çekip gitti. Temsilcilerimiz de şaşkınlık içinde kalıp sendikanın ne yaptığını anlayamadan bizlerin karşısına geldi. 1 Mart günü işverenden açıklama talep eden işçilere karşılık genel müdür durumu kendilerinin de anlamadığını, sadece sendikanın çekildiğini anladıklarını dile getirdi. En büyük şaşkınlığı yaşayan biz işçiler, durumun bütün gerçekliğini Türk Metal ile Çelik-İş’in İSDEMİR üzerinden yaptığı pazarlıkla öğrendik. 5 bin kişilik İSDEMİR için 600 kişilik Dytech fabrikası Çelik-İş tarafından Türk Metal’e satılmıştı. 

KENDİ SÖZLEŞMEMİZİ YAPIYORUZ

Türk Metal, metal grevinden sonra fabrikamıza geri dönememiş ve durum artık bir ar meselesi halini almıştı. Bu işçinin iradesi dışında nasıl yapılırdı, ancak işçi masalarda oturup bir mal gibi satılarak. Çelik-İş bizi Türk Metal’e satmakla kalmadı, bir de mesajlarla doğru olanın Türk Metal’e üye olmamız olduğunu söyleyen, haklarımızı ancak Türk Metal’in alacağını yazan mesajlar gönderdi. Aylardır birbirine ağır sözler söyleyen iki sendika nasıl oldu da birbirine güzellemeler yaparak bu işi bitirmeye karar verdi. 1 Mart günü 600 kişinin tek bir seferde Çelik-İş’ten istifa ederek bu pazarlıkta sendikaların koyunu olmayacağına dair bir söz söyleyerek yeni bir süreç başlattı.

Bu yeni sürecin ilk adımı öncelikle iki sendikaya da bir ders vermek ve kimsenin satılık koyunu olmadığımızı göstermek. Bunun için ilk adımımız bölümlerden seçtiğimiz temsilcilerle işveren ile görüşmeler yapmaktı. İşveren ile sürdürdüğümüz görüşmeler neticesinde fabrikada 400’ü aşkın dilekçe yazarak işveren ile masaya kendi temsilcileri-mizle oturarak sözleşme yapmak adına bir adım attık. Görüşme neticesinde dilekçelerimiz kabul edildi ve işveren bizim irademize saygı duyacağına dair sözünü verdi.

22 aydır direnen, evine ekmeğine sahip çıkan ve her koşulda hakkını almak için elinden geleni yapmaya hazır biz işçiler, ilk önce her hattan bir kişi olmak şartıyla kendi temsilcilerimizi seçecek ve işçiden yana bir avukattan da yardım alarak bu sözleşmeyi sonuca erdireceğiz. Bizi bölmek adına “Haklarınızı yalnızca Türk Metal ile alırsınız” güzellemelerini reddederek kendi irademizle bölünmeden bu süreci nihayete erdireceğiz. Buradan sınıf kardeşlerimize sözümüz hangi sendika olduğu önemli değil işçiler olarak bizler nerede irademizi gösterir, sözümüzü söylersek asıl kazanım orada başlar.

Evrensel'i Takip Et