16 Mayıs 2017 01:11

‘Sendika karar versin biz uygulayalım’ modundan çıkmalıyız

ZF Sachs İşçisi
Gebze

Bizler 1 Mayıs mitingine Gebze’de katıldık. Genel katılım geçtiğimiz yıllara göre fazla idi. 2016 yılında, biz ZF Sachs işçileri olarak her hangi bir sendikaya bağlı olmadan fabrika mevcudunun yüzde 70’iyle katıldık. Coşkulu ve hazırlıklıydık. 2017 1 Mayısı’nda ise işçi sayımız yüzde 50 arttığı halde, katılım yüzde 15’lerde idi. Acaba neden? Geçen yıl inisiyatif tabanda biz işçilerde idi. Çünkü işçiler henüz sendikaya üye olmamışlardı. Kendi güçlerine güvenmişlerdi. 2017’de ise Birleşik Metal-İş Sendikasına üye olduk. Sorumluluğu da tabandan tavana attık. Tavan da yasak savar cinsinden iki gün önceden telefona yürüyüş saati bile vermeden mesaj ileti, yasak savar gibi. Bu şekilde katılım, hazırlık toplantıları yapılmadan, 2017’nin özgünlüğü, yakıcı taleplerimiz vb tartışılmadan, işçiler motive edilmeden, kim katılırsa mantığıyla yapıldı. Burada anlatmak istediğim sendikasızlık övgüsü değil.  Yanlışlık, “Sendika yöneticileri karar versin biz uygulayalım” modundan işçinin çıkması gerekliliğidir. Bu anlayış devam ettiği müddetçe bizlerin elinden daha çok haklar alınır. Ne tazminatın, ne emeklilik hakkın ne de güzel geleceğimiz olur. 

Oysa olması gereken, kararların işçiler tarafından alınması, sendika vasıtasıyla uygulanmaya konmasıdır. Yani tabanın karar almasıdır.  Söz karar ve yetkinin üretende, işçide olmasıdır. Sendikalarda ise işçi denetiminin esas olması gerekir. Düzce TEKNOROT işçilerinin tutumu bizlere de örnek olmalıdır. İşçilerin birliği, her türlü sorunu aşmamızın ve sınıfın ülke siyasetinde ağırlığını duyurmasının temelidir.

 


TALEPLERİMİZ HÂLÂ YAKICI

ZF Sachs işçisi
Gebze

2017 1 Mayısı’ndan sonra da ülke gündemi altüst olmaya devam ediyor. Alanlara çıkışımızda ifade ettiğimiz, savaşa karşı, barış, kardeşlik;  işgüvencemize, kıdem tazminatımıza dokunma taleplerimiz  hâlâ devam ediyor. Bizler bu taleplerimiz için mücadeleye devam etmek zorundayız.  Patronlar ve yandaş sendikaların bizim taleplerimizi sahiplenme diye bir dertleri yok. Tersine işçiye umutsuzluk, duruma razı olma dayatılıyor. Ancak, biz işçiler bugün Şişecam işçileri, Düzce TEKNOROT işçilerinin mücadeleci yolundan devam edeceğiz.  Meydanları işçinin gür sesiyle dolduracağız.

EVRENSEL'İNMANŞETİ

Yağma iklimi

Yağma iklimi

Enerji şirketlerinin patronlarının bizzat yönetimine girdiği Saray iktidarı, “iklim değişikliğiyle mücadele” adı altında sermayeye yeni kaynak aktarma hazırlığında. İktidarın Meclise getirdiği tasarıya göre karbon emisyonu ticareti sistemi kurulacak, “atmosferi kirletme hakkı” alınıp satılan bir mala dönüşecek. Sistem karbon ticareti zenginleri yaratırken, halka zehir kalacak.

BİRİNCİSAYFA
SEFERSELVİ
CHP'li belediyelere silkeleme ve sabah dörtte operasyonlar yapılırken AKP'li Sincan Belediyesine Cumhurbaşkanlığı bütçesinden 30 milyonluk bağış yapıldığı iddia edildi.

Evrensel'i Takip Et