26 Eylül 2017 06:07
/
Güncelleme: 11 Ocak 2019 07:45

Nuriye Gülmen zorla yoğun bakım servisine kaldırıldı

Derya KAYA
Ankara

Açlık grevinin 202. gününde bulunan akademisyen Nuriye Gülmen tutukluluğunun devam ettiği Sincan Cezaevi Hastanesi’nden zorla çıkartılarak Numune Hastanesi’nde yoğun bakım servisine kaldırıldı. Yanında refakatçi bulunan kardeşi Beyza Gülmen, ablasının bilinci açık olduğu halde yoğun bakıma zorla getirildiğini söyleyerek, ablasını görmesine şu anda izin verilmediğini söyledi. Numune Hastanesi’ne gelerek Gülmen’i görmek isteyen CHP Ankara milletvekili Şenal Sarıhan’ın da Gülmen’i görmesine izin verilmedi. Sarıhan, Başhekim Yardımcısından bilgi aldı.

KHK ile işinden ihraç edildikten sonra işine dönme talebi ile başlattığı açlık grevinin 202'nci gününde olan Akademisyen Nuriye Gülmen, tutulduğu Sincan Cezaevi Hastanesinden Ankara Numune Hastanesi yoğun bakım servisine kaldırıldı. Gülmen'in, gece 03.30 saatlerinde odasından zorla çıkartıldığı ve Ankara Tabip Odasından (ATO) doktorların ve avukatlarının yanına gitmesine izin verilmediği bildirildi. 

Avukat Aytül Kaplan, "Gülmen'in bilinci açık. Eğer hastaneye götürülmeseydi iki gün sonraki duruşmaya katılacaktı" dedi. Gülmen'in doktoru ATO yöneticisi Onur Karahan da, bundan sonra Gülmen'in yoğun bakım ünitesinde bekletileceğini ve orada gözlem altında tutulacağını ifade ederek kendilerinin ise Gülmen'e yaklaşmasına izin verilmediğini söyledi.

Yaşananlar, Nuriye Gülmen’in Twitter hesabından şu şekilde paylaşıldı: 

BEYZA GÜLMEN: 'SİZİ YOĞUN BAKIMA ALMAK ZORUNDAYIZ, BURADA KALAMAZSINIZ DEDİLER'

Nuriye Gülmen’in kardeşi Beyza Gülmen gece Sincan hastanede yaşananları Evrensel'e anlattı. Birkaç gündür tedirginlik yaşadıklarını söyleyen Gülmen, sürekli doktorların geldiğini söyledi. Gece saat iki civarında ablasıyla birlikte kitap okurken birden koridorda sesler duyduklarını anlatan Gülmen, “Ablam koridora bakmamı istedi. Bakınca koridorda sedye gördüm. 10-15 civarında kadın gardiyan, doktor ve cezaevi müdürü vardı. Üstümü değiştirdim o sırada kadın gardiyan içeri girdi, müsait olup olmadığımızı sormasıyla 20-25 kişinin küçücük odaya girmesi bir oldu.” dedi. Ablasının saatin geç olduğunu işaret ederek neden geldiklerini sorması üzerine kendilerine  “Durumunuz iyi değil. Sizi yoğun bakıma almak zorundayız, burada kalamazsınız” dediklerini aktardı. Gülmen “Ablamın bir kaç defa daha ısrarı üzerine ‘Daha müdahale olmayacak’ denildi. Bu şimdi olmasa da ileride olabileceği anlamına geliyor” dedi.

‘GÖRMEME İZİN VERMİYORLAR’

Kendisini odadan çıkartılıp başka bir odada tutulduğu için ablasının odadan ne şekilde çıkartıldığını görmediğini söyleyen Gülmen, kendisine de eşyaları hazırlaması ve ablasının yanına Numune Hastanesi’ne götürüleceği bilgisi verildiği söyledi. Hastane’ye ulaştıklarında yoğun bakımda olduğu gerekçesiyle kendisine ablasını görmesi için hiçbir şekilde izin verilmediğini kaydeden Gülmen, “Görüşemezsin, sadece eşyaları verebilirsin dediler. Hastaneye geldiğimizde çok fazla polis, jandarma vardı. C Blok’ta olduğunu söylediler ancak kimseyi sokmuyorlar o bölüme. Bilgi almak ve ablamı görebilmek için avukatla birlikte C blok’a girmek istediğimizde peşimize de bir güvenlik görevlisi görevlendirmişler, girip göremeyeceğimizi söylüyorlar” dedi. 

Ablasının son günlerde herhangi bir bilinç kaybı yaşamadığını söyleyen Gülmen, “Konuşabiliyor, kitap okuyabiliyordu. Sadece midesinde bulantı vardı. O yüzden de şeker almakta zorlanıyordu, onun haricinde durumunda bir değişiklik yoktu” dedi. Ablasını görmek için Savcılıktan izin istediklerini de aktaran Gülmen, iznin çıkmasını beklediklerini söyledi. 

ANKARA TABİP ODASI: GÜLMEN 35 KİLOYA DÜŞTÜ, HASTANENİN PROTOKOLLERE UYMASI ÖNEMLİ

Nuriye Gülmen’i açlık grevinin ilk günlerinden itibaren takibi Ankara Tabip Odası’nın oluşturduğu doktorlar tarafından yürütülüyordu. Gelişmelere ilişkin görüştüğümüz ATO Başkanı Vedat Bulut da Gülmen’in yoğun bakıma alındığı bilgisinin kendilerine verildiğini söyledi. Bulut, hastanenin başhekim ve yardımcılarına ulaşamadıklarını ve bilgi alamadıklarını söyleyerek, öğleden sonra yüz yüze görüşebilmek için Numune Hastanesi’nde olacağını söyledi. Gülmen’in 35 kiloya kadar düştüğünü söyleyen Bulut, hastanenin protokollere uymasının önemine dikkat çekti. Yanlış müdahalelerin kanamalara yol açabileceğini ve kayıpların yaşanabileceğini kaydeden Bulut, açlık grevlerinde ilk müdahalelerin oral yoldan değil damar yoluyla olduğunu ve belli bir dönem sonrası oral beslenmeye geçildiğini söyledi. Hastanenin protokol hakkında bilgisi olduğunu kaydeden Bulut, enfeksiyona dikkat edilmesi gerektiğini, uzun süreli açlıktan dolayı multisistem sorunu yaşanabileceğini ve birlikte değerlendirme yapılması gerektiğine dikkat çekti.

SARIHAN, GÜLMENİ’İ GÖRMEYE GİTTİ

CHP Milletvekili ve TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Başkan Vekili Şenal Sarıhan, dün gece Numune Hastanesi’ne götürülen Nuriye Gülmen’i görmek için hastaneye gitti. Yoğun güvenlik önlemi alınan hastanede Gülmen’i görmesine izin verilemeyen Sarıhan, yoğun bakım doktoru ile görüştü.

BAŞHEKİM YARDIMCISI: İRADESİ DIŞINDA BİR ŞEY YAPILMAYACAK

Sarıhan görüşme sonunda  şu bilgileri paylaştı;

“Öncelikle avukat arkadaşlarla yoğun bakıma çıkarak, yoğun bakım doktoru ile görüştük. Gelişle ilgili bilgisi olmadığını, ayrıntılı bilgiyi Başhekim’den bilgi alabileceğimizi söyledi. Başhekim idari bir denetim toplantısında imiş, Başhekim yardımcısı ile görüştük. Bize   Nuriye’yi Cezaevi Hastanesi’nde izleyen  nörolog ve psikiyatrisin Cuma'dan bu yana koku alma duygusunda yokluk, uyku hali, konuşma bozukluğu ve su alımında azalma olması nedeni ile kaygı duyarak hastaneye sevkedildiğini söyledi. Nuriye'nin bilincinin açık olduğunu, sağlıkla ilgili müdahale kabul etmediğini, iradesi dışında hiç bir şey yapılmayacağını ifade etti. Bu konuda tutanak da tutulmuş.  Şu anda refakatçinin yoğun bakıma etik olarak alınmadığı ancak Savcılık değerlendirmesinin sonucunda durumun değişebileceğini belirttiler.”

'DAHA FAZLA GEÇ OLMADAN ADALET SAĞLANMALIDIR'

Sarıhan duruşmaya iki gün kala Gülmen’in hastaneye yatırılmış olmasının savunma hakkına yönelik yeni bir engelleme olduğuna dair kamuoyunun ciddi endişe taşıdığını belirterek “ Gülmen ve Özakça’nın avukatlarının bir önceki duruşmadan iki gün önce gözaltına alınıp tutuklanması ve şimdi de Nuriye’nin kendisinin yoğun bakıma kaldırılması yine savunma hakkının kullanılamayacağını gösteriyor. Ancak temel öncelik yaşama hakkıdır. Her geçen gün durumları kötüye giden eğitimcilerin bir an önce işlerine iade edilmeleri ve eylemlerini sonlandırmaları sağlanmalıdır. Nuriye ve Semih için daha fazla geç olmadan adalet sağlanmalıdır” dedi.

Sarıhan ayrıca Gülmen ve Özakça’yi ziyaret için Adalet Bakanlığı’ndan talepte bulunduklarını  ve bugün için ziyaret etmeyi umduklarını söyledi.

ATO BAŞKANI VEDAT BULUT: NURİYE'NİN ŞUURU AÇIK ANCAK TEDAVİYİ REDDEDİYOR

Ankara Tabip Odası (ATO) Başkanı Vedat Bulut, hastaneden yaptığı son bilgilendirmede Nuriye Gülmen'in şuurunun açık olduğunu ancak sıvı ve besin alımını reddettiklerini söyledi. Bulut açıklamasını şöyle sürdürdü: "Yalnız yatmakta sıkıntı çekiyor. Derisinde hassasiyet var. ATO'nun görevlendirdiği doktorlar hastanedeler. Bugün görüşmeye çalışacaklar."

HAFTADA SADECE 3 GÜN, 1 SAAT AVUKAT VE REFAKATÇİ İZNİ VERİLDİ

Avukat Betül Vangölü Kozağaçlı'nın JINNEWS'e verdiği bilgiye göre, Nuriye Gülmen'in yanına sadece pazartesi, çarşamba ve cuma günleri bir refakatçi Beyza Gülmen ve bir avukat aynı anda ve sadece 1 saat olmak üzere girebilecek. 

Nuriye Gülmen'in Kardeşi Betül Gülmen, Nuriye için Ankara Adliyesinde cezaevinden sorumlu başsavcı vekili ve hastane başhekimliği arasında yapılan görüşmeler sonucu 3 avukat başvurusu yapılmasına rağmen sadece bir avukatın görüşmesine izin verildiğini belirtti. 

Bütün gün süren uğraşları sonucu bugün görüş izni verilmediğini aktaran Betül, “Bütün günün sonunda bize bugün görüş yaptıramayacaklarını, pazartesi, çarşamba (yarın) ve cuma bir refakatçi ve bir avukat ayni anda ve sadece 1 saat olmak üzere gösterebileceklerini söylediler. Tüm yoğun bakım hastalarına bu şekilde görüş yaptırıldığını söylediler. Ama bizim müvekkilimiz hasta değil, hasta olduğu için de burada değil. Kendi istediği ve iradesi dışında burada. Bu nedenle bizim müvekkilimize uygulanan hukuka aykırı bir durum. Avukat hakkı zaten var, iki gün sonra duruşması var” diye konuştu.

Avukat Duygu Demirel ise üç gün yalnızca 13.00-14.00 saatleri arasında görüşe izin verildiğini ve şu an Nuriye’nin durumu hakkında bir bilgi verilmediğini kaydetti.

NURİYE VE SEMİH'İN AİLELERİNDEN AÇIKLAMA

Sendika.Org'un haberine göre, Nuriye Gülmen'in zorla yoğun bakıma alınmasının ardından Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın ailelerinden açıklama geldi. Açıklamada şöyle denildi:

"Nuriye Gülmen’in 26.09.2017 günü sabah 02.00’da Sincan Kampüs Hastanesi’nde kalmakta iken zorla kaçırılarak Numune Hastanesi’ne götürüldüğünü öğrendik. Nuriye ve kardeşi Beyza, sabah 02.00 sularında birlikte kitap okurken odalarına zorla girilmiş. Nuriye’ye "Sen artık kötü görünüyorsun" diyerek, onu Numune Hastanesi yoğun bakıma götüreceklerini, ‘şimdilik’ zorla müdahale etmeyeceklerini’ söylemişler. Nuriye’nin ise böyle bir şey olmadığını, gitmek istemediğini söylemesine rağmen kaldıkları odadan önce kardeşi Beyza zorla çıkarılmış, sonra Nuriye zorla çıkarılıp Numune Hastanesi yoğun bakım ünitesine götürülmüştür.

Avukatlarının saat 05.00 itibarı ile öğrenebildikleri kadarı ile Nuriye’nin bilincinin yoğun bakımda görevli doktorun söylemiyle ‘senin benim gibi konuşuyor’ denilerek açık olduğunu, herhangi bir müdahalenin henüz söz konusu olmadığını biliyoruz.

Nuriye ve Semih, herkesin bildiği gibi tüm hak arama yolları tıkalı olduğu için, işlerini başka bir şekilde isteme şansları olamadığı için açlık grevine başlamıştı. Açlık grevinden önce çalmadıkları kapı kalmamıştı. Şimdi talepleri karşılanacağı yerde akla gelmedik zulümle karşılaşıyorlar.

Nuriye ve Semih’in iddianamelerinde onları tutuklu tutabilecek hiçbir delil bulunmuyor bu yüzden sürekli mahkemelerden kaçırılarak tahliye olmaları engelleniyor. Onların görünmesini istemeyerek, onları halktan kaçırmak istiyorlar. Nuriye ve Semih’in avukatlarını tutukladılar, kendilerini kaçırıyorlar bunun adı yargılama olabilir mi?

Nuriye ve Semih iki hafta önceki duruşmalarına, Numune Hastanesi’ne 3 dakika mesafede bulunan Ankara Adliyesine getirilmeleri için Jandarmanın yeterli elemanı bulunmazken Nuriye, Numune Hastanesi’ne yüzlerce çevik kuvvet ve jandarma sivil kolluk kuvvetleriyle getirilmiştir. Kaldığı yoğun bakım ünitesinin önüne jandarma görevlileri ve polislerden etten duvar örmüşlerdir.

Nuriye ve Semih ‘damat’ olmadığı için mi tutuklu?

Geçtiğimiz aylarda Kadir Topbaş’ın FETÖ sanığı damadı, uyku apnesi olduğu nedeniyle tahliye edilmiş, bu olay binlerce hasta tutsağın olduğu ülkemizde büyük yankı uyandırmıştı. Nuriye Gülmen yoğun bakımda kalacak kadar kötüyse niçin tahliye edilmiyor?

Bu yapılanların hukukla hiçbir ilgisi yoktur. Nuriye Gülmen’e zorla tıbbi müdahale girişimi yapılmaktadır. Hiçbir makam, hiçbir mevki işini geri isteyen iki eğitimcinin yaşamından önemli değildir.

Ülkemizde daha önce yaşanan zorla müdahale örneklerinde yaşamını yitirenler oldu, 600’e yakın insan sakat kaldı. Bazısı yürüyemiyor, bazısı konuşamıyor, bazısı hayatının bir bölümünü hatırlamıyor. Nuriye ve Semih’e bunun yaşatılmasını istemiyoruz. İnsani taleplerinin karşılanarak açlık grevlerine kendi kararları ile son vermelerini, sağlıklarına kavuşmalarını istiyoruz.

Siyasi iktidarı önce vicdana, sonra hukuka davet ediyoruz. Nuriye ve Semih’in başına gelecek her şeyden siyasi iktidar sorumlu olacaktır."


HASTANE ÖNÜNDE AÇIKLAMA YAPMAK İSTEYENLER ENGELLENDİ

Nuriye Gülmen'e destek olmak için yaklaşık 15 kişilik grup Numune Hastanesi önünde toplandı. Burada açıklama yapmak isteyen gruba polis engel oldu. Grup daha sonra polis tarafından hastaneden uzaklaştırıldı. (DHA)

Evrensel'i Takip Et