4 Ağustos 2012 08:09

Eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök’ün, 1 Mart 2003 tezkeresi öncesinde ABD’nin kendilerinden hükümete siyasi baskı yapmasını istediğini söylemesiyle AKP iktidarının o dönem tezkere konusundaki tavrı tekrar hatırlandı. Gazetemizin o günlerde yaptığı haberlerde sadece hükümetin değil iş çevrelerinin de tezkerenin çıkması yönünde baskı kurduğu görülüyor. 1 Mart 2003’de Genel Kurul gündemine gelen tezkere ise, büyük bir halk muhalefetiyle püskürtülerek Meclisten geçmesi önlenmişti.  Tezkere öncesi ve tezkere Meclisten geçmeyince yaşananlara dair gazetemizde çıkan haberlerden bazıları:  

ERDOĞAN: TÜRKİYE BU İŞİN İÇİNDE OLMALI AKP Hükümeti, Milli Güvenlik Kurulunda istediği yönde tavsiye kararı çıkaramayınca tek başına kaldı. Bu nedenle hükümet ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan grubu kıskaca alarak teskereyi geçirmeye çalıştı. Meclis Genel Kurulu toplanıncaya kadar basına kapalı yapılan grup toplantısında konuşan Erdoğan, milletvekillerine “Bu iş para işi değil, bir kuruş para gelmese bile Türkiye bu işin içinde olmalı” dedi. AKP grubu dün saat 10.00’da Mecliste grubunu tezkere için üçüncü kez topladı. 14.00’e kadar süren toplantıda 51 milletvekili eleştirilerini dile getirdi. Toplantı, Başbakan Abdullah Gül ve Erdoğan’ın değerlendirmeleri ile sona erdi. Gül, bu sorunu kucaklarında bulduklarını öne sürdü. Tezkerenin altında kendi imzası olduğunu savunan Gül, “Tabii ki sahip çıkacağız” dedi. Grubun kapanışında milletvekillerini iknaya çalışan Erdoğan ise, Türkiye’nin krizin dışında kalamayacağını söyledi. Ekonominin içinde olduğu durumu “Borcu borçla kapatıyoruz” diyerek anlatan ve tezkereyi kabul etmek zorunda kaldıklarını ileri süren Erdoğan, “Savaşa hayır” diyenlerin, maaşlarını üç gün geç alınca her şeyi unutacaklarını iddia etti.  

İKİNCİ BİR TEZKERE GÜNDEMLERİNDEYDİ Erdoğan ve Gül çıkışta oldukça gergindiler. Mecliste Erdoğan ile bir araya gelen Gül, hükümet ve parti olarak her türlü siyasi ve ekonomik tedbiri alacaklarını söyledi. İkinci bir tezkereyi değerlendireceklerini belirten Gül, sonucun hükümete karşı bir güvensizlik anlamına gelip gelmediği sorusuna, Türkiye’nin güvenliğinin söz konusu olduğu savunmasını yaptı. “İç politika meselesi değil, malzeme yapmamak gerekiyor” diyen Gül, oldukça sinirliydi; gazetecilerin kendi aralarında konuşmaları üzerine “Siz konuşacaksınız ben konuşmayayım gideyim” dedi. Gül soruların çoğunu yanıtsız bıraktı. Erdoğan ise kararın sürpriz olup olmadığı sorusuna, “Daha ne istiyorsunuz? Tam demokratik bir netice, hayırlı olsun” yanıtını verdi. Tezkerenin reddedilmesinin ardından Başbakan Abdullah Gül, AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ve bazı bakanlarla bir araya geldi. Gül, TBMM’den Dışişleri Bakanlığı Konutu’na geçti. Daha sonra Erdoğan, Devlet Bakanı ve Başbakan yardımcıları Abdüllatif Şener, Mehmet Ali Şahin, Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış ve Devlet Bakanı Ali Babacan da konuta geldiler. Yakış, toplantıya girerken, “Yeni bir tezkere gelebilir mi?​” sorusuna, “Bakalım” yanıtı verdi. Dışişleri Müsteşarı Uğur Ziyal ile ABD ile müzakereleri yürüten Büyükelçi Deniz Bölükbaşı da toplantıya katıldı. AKP Merkez Karar Yürütme Kurulunun ise bugün toplanacağı açıklandı.  

ERDOĞAN TEZKEREYİ SAVUNDU Türkiye’nin savaşa en yakın ülke olduğunu belirten Erdoğan, şöyle devam etti: “Aklı selim olan hiç kimse savaş istemiyor. Ancak olacak bir savaşın bırakacağı tahribatı ve zararı düşünmek zorundayız. Zararı nasıl en azla giderebiliriz diye çalışıyoruz. Almanya ve İngiltere bunu düşünecek durumda değil, biz savaşa en yakın ülkeyiz” dedi.  

TÜSİAD AKIL VERDİ TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Özilhan, Türkiye’nin kendi çıkarları için savaşın tamamen dışında kalmaması gerektiğini ileri sürerek, TBMM’den asker sevk etme ve asker konuşlandırma kararlarını almasını istedi. Özilhan, “Savaşın çıkmasını istiyor değiliz. Bu savaş olacaksa, Türkiye, kendi çıkarları bu savaşın tamamen dışında kalınmamasını gerektirdiği için, istemediği gelişmelerle karşılaşmamak için ve süren krizinin derinleşmemesi için, asker konuşlandırma ve asker sevk etme kararını almak durumundadır” dedi.  

ABD ÇOKTAN YERLEŞMİŞTİ Türkiye’nin pek çok yöresinde “limanlarda ve havaalanlarına modernizasyon” adı altında ABD ordusuna yerleşme birimleri ve üsler yapılıyor. ABD için Adana, Mersin, İskenderun, Mardin, Batman, Diyarbakır’da binlerce dönümlük alan ayrıldı. Gazetemize ulaşan bilgilere göre; ABD askerleri için Adana, Mersin, Taşucu, İskenderun, Mardin, Mardin-Kızıltepe, Batman, Diyarbakır gibi il ve ilçelerde binlerce dönümü kaplayan üsler yaptırıyor. Havaalanlarına ek iniş alanları açtıran ABD, limanları da askeri çadır kentlere dönüştürüyor. (HABER MERKEZİ)

EVRENSEL'İNMANŞETİ

Yağma iklimi

Yağma iklimi

Enerji şirketlerinin patronlarının bizzat yönetimine girdiği Saray iktidarı, “iklim değişikliğiyle mücadele” adı altında sermayeye yeni kaynak aktarma hazırlığında. İktidarın Meclise getirdiği tasarıya göre karbon emisyonu ticareti sistemi kurulacak, “atmosferi kirletme hakkı” alınıp satılan bir mala dönüşecek. Sistem karbon ticareti zenginleri yaratırken, halka zehir kalacak.

BİRİNCİSAYFA
SEFERSELVİ
Erdoğan: Dünya bir imtihan yeridir, ekonomik zorluklar gelip geçer.

Evrensel'i Takip Et