Değinmeler - 18 Mart 2018
Adnan Özyalçıner'in 18 Mart 2018 tarihli Evrensel Pazar yazısı: Değinmeler...
YOK ETMECESİNE
Budamak sürgün verir. Ağacı, insanı, sözü yeniler. Yaşamı şenlendirir, barışı getirir. Ama biz budama yapmıyoruz. Çürüğü, kağşamışı söküp atmak yerine kesip biçiyoruz boydan boya. Ağacı, insanı, sözü. Yaşamı yok etmecesine. Barışı da.
UZUN YOL
Her uzun yolun bir kestirmesi bulunur. Önümüze çıkacak, daha çok da çıkarılacak olan engelleri aşabildiğimiz sürece...
SEVGİYLE
Uzun süren bir kışın bütün acılarını, ölümcül karanlığını kısa süren yazın parlak aydınlığı alıp götürebilir. Kışın kara yazgısını bir yaz gecesinin parıltılı düşü dindirebilir. Yazı sevgiyle, mutlulukla, neşeyle sürdürerek.
PATLAMA
Ağaçlar çiçek açtı, otlar yeşerdi birden. Dağlarda karlar erimeden. Vur kır sürüyorken, kan akarken. Ortalık yangın yerine çevrilmişken patladı erken bahar.
SU VARKEN
Ateşi ateşle, kanı kanla yuğuyorlar su varken.
NASIL ANLATMALI?
Nasıl anlatmalı acının, kederin, hüznün gölgesinin düşmeyeceği sevgiyi, mutluluğu?
O zaman ateşin yakmayacağını, kanın bulaşmayacağını nasıl anlatmalı?
GERÇEK DIŞI
Gerçek dışı bir dünya bu bizimkisi. Ne yazı kaldı, ne kışı. Ne yağmuru var, ne karı, ne de bir ot, bir çiçek. Yalnızca kan ve ateş kusuyor toprak. Ölüm biçiyor.
GÖZ GÖZÜ GÖRMÜYOR
Bir açıp bir kapıyor gökyüzü. Öncesinde göz kamaştırıcı bir aydınlıkla açılıyor, sonra kararıyor bütün isi pasıyla. Her iki durumda da göz gözü görmez oluyor. Aydınlıkta da karanlıkta da kimse kimseyi görmeden el yordamıyla, ne yana olduğunu bilmeden ilerlemeye çalışıyor; sonuçta birbirleriyle bir yerde buluşacaklarının umudunda.
Aslında her birimiz kendi çevremizde döndüğümüzden ilerlediğimizi sanarak sürekli patlayan bombaların göz kamaştırıcı aydınlığıyla ölümlerin koyu karanlığında yitip gidiyoruz bir bir. Birbirimize ulaşamadan.
AYDINLIKTA
Karanlık gözlerini köreltmeden kapat. Sesleri izle. Yalnız sesleri. Güvenle. Kargaların bağrış çağrışları, baykuşların çığlıkları geride kaldığında kuşların cıvıltılarını, kanat çırpışlarını duyacaksın. Gözlerini açtığında aydınlığı göreceksin. Otunu, böceğini, çiçeğini aydınlığın. Masmavi gökyüzünün altında. Bulutların uçuştuğu, güneşin ılıttığı topraklarda.
YENİ GÜNEŞ
Güneş, her gün yeni bir güne yeniden doğsun. Yeni topraklara, yeni kokulara, yeni sevinçlere, yeni mutluluklara. Yeniden, yeniden, hep yeniden. Yepyeni bir güneş olarak. Karanlıkların tutsağı, acı çeken insanların üstüne. Işıtıp ısıtarak.
UMUT
Her kışın bir yazı vardır. Her karanlık aydınlığa, her karabasan şenlikli bir düşe, her acı bir sevince dönüşebilir. Sevgiyle, mutlulukla, umutla...