3. Havaalanı’ndan İstanbul Yeni Havalimanı’na
İTÜ Şehir ve Bölge Planlama'dan Esracan Aşkın, 3. Havaalanı'nın çevreye vereceği zararları Genç Hayat için yazdı.

Esracan AŞKIN
İTÜ Şehir ve Bölge Planlama
İTÜ Şehir ve Bölge Planlama öğrencileri olarak henüz inşaat halindeki havaalanını görme şansımız oldu. Aslında biz Arnavutköy’ü analiz etmek, halkını tanımak isterken kendimizi 3. havaalanında bulduk desek daha doğru olur. Önce karnımız doyuruldu daha sonra konferans salonuna alındık. Karşılarında planlama öğrencileri vardı ve en başından yer seçiminin yanlış olduğunu biliyorlardı. 3. havaalanının yeri İstanbul Çevre Düzeni Planında Silivri olarak geçiyor. Şehrin doğu-batı aksında gelişmesi ve kuzeye yayılma olmaması üzerinde özellikle durulur. Ama şimdi Arnavutköy, mega projelerin merkezi. Bu durum plan kararlarında tezatlık oluşturuyor. İstanbul’un kuzeye doğru gelişmesinin istenmemesinin en büyük nedeni ekoloji. Kuzey ormanları, su havzaları, endemik türler, bitki ve hayvan ekosistemleri… Durum böyleyken sunumun konusu “İstanbul Yeni Havalimanı sürdürülebilirlik ilkeleriyle inşa ediliyor.” oldu. Öncelikle ekolojik dengeyi bozmamışlardı. Çünkü endemik türleri başka yerlere transfer etmişlerdi. Sulak alanlardaki kaplumbağaları da başka yerlere götürmüşlerdi. Kuş göç yolu üzerindeydi, evet bunu kabul ediyorlardı ama kuşların oradan geçişini engelleyici sistemler kurmuşlardı. Hayvanlar ve bitkiler doğal ortamlarından koparılınca ekolojik denge bozulmuş olmuyor muydu?
'BİNDİĞİMİZ DALI KESMİŞ OLURUZ'
Terminal binası yeşil bina prensipleriyle yapılmıştı. Yağmur suyunu depolayan, atık suyun tekrar kullanılmasını sağlayan gri su sistemi kullanılmıştı. Ayrıca binanın içine ağaçlar koyulup bu ağaçların güneş ışığı alması sağlanmıştı. Ama 76,5 km² ormanlık alanın artık betonlaştığından bahsetmediler. Sulak alanları kurutup üzerine nasıl büyük pist yaptıklarından bahsetmediler. Büyük pistlerden bahsettiler aslında. Atatürk Havaalanından ve dünyadaki önemli havaalanlarından ne kadar büyük olduğunun üzerinde durdular. Büyüklük nitelikli olmasını sağlıyor muydu peki?
Atatürk Havaalanı’yla çokça karşılaştırdılar. Küçük, yetersiz ve şehrin içinde kalmış eski havaalanının yerine İstanbul gibi metropoliten bir kente yakışır yeni bir havaalanı! Üçüncü değil çünkü faaliyete geçince Atatürk Havaalanı kapatılacak.
Nüfus artışı, kentin büyümesi kaçınılmaz. Ama şehirlerimizi, kaybedince geri dönüşü olmayan bir doğal çevreyi bozarak kurarsak sadece bindiğimiz dalı kesmiş oluruz.
Evrensel'i Takip Et