Süreç AKP’lileri muhalefete kaydırıyor
Metal işçisinden mektup var: Grevleri yasaklayan, taşeron işçileri kadro vaadi ile işsiz bırakan, OHAL’i işçilere karşı kullananlara oy yok.

Fotoğraf: Pixabay
İzmir Pınarbaşı'da bir metal işçisi
Seçim yaklaştıkça her yerde olduğu gibi fabrikalarda da gündem seçim. 2 binden fazla işçinin çalıştığı metal fabrikasında çalışan biri olarak buradaki tartışmanın da ekonomik ağırlıklı olduğunu söyleyebilirim. Döviz kurlarındaki artış ve alım gücünün düşmesi ile geçim sıkıntısının artması git gide gözle görülüyor. Önümüzdeki aydan itibaren yüzde 20’lik vergi dilimi ile maaşların eriyeceği endişesi ile daha fazla mesaiye kalma ve ek gelir getirici işler yapmak (yumurta, bal, kiraz vs satmak) her geçen gün artıyor. Gelir getirici işleri olanakları olanlar yapıyor ama çoğunluk fazla mesaiye kalıyor. Fazla çalışma, yoğun çalışma da iş kazasına yol açıyor. Her gün en az 3-4 iş kazasının meydana geldiği fabrikada iş kazalarında ölüm ya da ağır yaralı olmamasına sevinir hale geldik.
Tüm bu koşullarda işçilerin tümü vergi kesintilerinden, hayat pahalılığından ve ekonomik durgunluktan şikayetçi. Bu şikayetlerden kaynaklı işçiler yeni yol aramaya başladı. AKP ve Hükümetin ekonomideki istikrarsızlığı Meral Akşener ve Muharrem İnce hattına gözle görülür kaymanın olduğunu gösteriyor. Özellikle AKP’ye oy vermiş işçilerin yarıdan fazlası Cumhurbaşkanı seçimlerinde Erdoğan diyor fakat milletvekili seçimlerinde Millet İttifakı ön plana çıkıyor. Dediğim gibi ekonomide istikrarsızlık ve hayat pahallığı AKP’ye oy vermiş işçilerin bile canını epey sıkıyor ve bunun 24 Haziran’da özellikle bizim fabrikada yansıyacağını düşünüyorum.
Grevleri yasaklayan, taşeron işçileri kadro vaadi ile işsiz bırakan, OHAL’i işçilere karşı kullanan, işçilere işsizlik ve borç batağına atanlara zaten oy yok. Krizin faturasını biz işçilere emekçilere kesenlere elbette oy yok. Bizi her geçen gün yoksullaştıran ve iş kazalarına seyirci kalanlara, işçi katliamlarına kader diyenlere oy değil boş oy bile yok.
Ama bu yeterli mi olacak? Krizin faturasını hep bizlere, işçilere emekçilere kesenlere cevabımız örgütlenmekten geçiyor. Oy vererek tepki göstermekten ziyade, o gitsin de kim gelirse gelsin diyerek kenara çekilmek doğru değil. Biz işçiler emekçiler hepsinden daha iyi yönetebiliriz diyerek mücadeleye katılmak ve yükseltmek için bir araya gelmeliyiz; en acil işimiz bu olmalı.
Evrensel'i Takip Et