'Daha geç olmadan İzdemir'in ÇED kararı iptal edilsin'
İzdemir Kömürlü Termik Santrali'ne karşı açılan davada, santralin çevreye verdiği zarara dikkat çekilerek ÇED kararının iptal edilmesi istendi.

Fotoğraf: Evrensel
İLGİLİ HABERLER

'Hukuksuz çalışan İzdemir Termik Santrali’ni kapatın'

İzdemir Termik Santralinin ÇED Raporu iptal edildi

Bilirkişi ‘Aliağa'da termik santral olmamalı’ dedi
Metehan UD
İzmir
Mahkeme kararı ile iptal edilen 'ÇED Olumlu' kararının ardından Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın 2009/7 sayılı genelgesi ile bir kez onay verdiği Aliağa'da faaliyet gösteren İzdemir Kömürlü Termik Santrali'ne karşı açılmış yürütmeyi iptal davasının duruşması görüldü.
Menemen ve Foça belediyeleri, Kıyı Ege Belediyeler Birliği, Menemen'de faaliyet gösteren 7 meslek odası, EGEÇEP, İzmir Tabip Odası, TMMOB, İzmir Barosu ve çok sayıda vatandaş tarafından açılan davada termik santralin çevreye verdiği zararlara dikkat çekilerek ÇED kararının iptal edilmesi istendi.
İzmir Bölge Adliyesi duruşma salonunda görülen davaya her iki tarafın avukatları ve çok sayıda yurttaş da katıldı. Menemen'deki meslek odalarının avukatı, Diler Bosut Güven 2009/7 sayılı genelge ile söz konusu dosyaya yeni bir ÇED kararı verilmesinin mümkün olmadığını, iptal gerekçesindeki sorunların devam ettiğinin altını çizdi ve ÇED sürecinin işletilmesi gerektiğini dile getirdi.
Termik santralin atıklarının yargı denetiminden kaçırılarak şaibeli bırakıldığını da ifade eden Güven "ÇED mevzuatı gereği, kömürlü termik santralin kül ve cüruf atık alanı, faaliyetinin ayrılmaz parçasıdır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığının belirttiğimiz yazısı da bu durumu kanıtlamaktadır. Dolayısıyla, yargılamadaki eksik incelemeye rağmen, tesisin atık alanı yönünden kesinleşen iptal kararında belirtilen hususlarda bir değişiklik olmadığı, bilirkişi raporuyla da sabit olmuştur. Ayrıca, 2009/7 genelgesine sığınılarak, 'oldu bitti' ile oluşturulan davanıza, konu ÇED raporunda; çevresel açıdan, planlama kararları açısından, arkeoloji ve sanat tarihi açısından, kesinleşen iptal kararındaki eksikliklerin giderilmemiş olduğu, bilirkişi raporuyla kanıtlanmıştır" dedi.
'YARGILAMA EKSİK YAPILDI'
EGEÇEP ve bazı yurttaşların avukatı olan Arif Ali Cangı da bilirkişi inceleme sırasında numune alınmasının engellendiğini hatırlatarak şunları söyledi:
"Bu yargılamanın eksik yapıldığının göstergesidir. Santralinin doğuracağı sonuçlar öğrenilmesi engellenmiştir. Buna rağmen diğer bilirkişi raporlarının yapılan işlemin ne kadar hukuka aykırı olduğunu göstermiştir. Mahkemenizin ara kararı hukuka aykırıdır. Bilirkişi kararı üzerinden yürütmeyi durdurma kararı ve ek bilirkişi inceleme kararı verilmeliydi. Vereceğiniz karar sadece bir termik santrali değil, Aliağa üzerinden bütün bir İzmir'in geleceğini etkileyecek bir karar olabilir."
ALİAĞA HAVA ÖLÇÜM RAPORLARI İSTENDİ
İzmir Tabip Odası Halk Sağlığı Komisynonu üyesi Prof. Dr. Ali Osman Karababa da "Burada yargılanan doğadır. Türkiye'nin elektirik üretim tesisinin 85 bin megawatt saati geçti ama tüketiğimize baktığımızda 45 bin megawatt saat. Fazlası olmasına rağmen yine bir termik santral yapımını konuşuyoruz. Termik santrali havayı kirletiyor ve hava kirliliğinin insan sağlığı üzerinde etkisi var. Türkiye'de her sene 32 bin kişi hava kirliliğinden kaynaklı ölüyor. Biz burada bunun üzerine yeni sayılar eklenip eklenmeyeceğini konuşuyoruz. Termik santralinin yaratacağı asit yağmurları ile çevredeki ovalar ve tarım arazileri de etkilenecek" dedi.
Karababa, mahkemeden, şimdiye kadar açıklanmayan İzmir Aliağa'da hava ölçüm istasyonlarının sonuçlarını alarak incelemesini istedi.
Duruşmada 4 yıldır çalışan termik santralin güneyindeki tarım ve zeytin tarlalarına, turizm bölgelerine verdiği zararlara da dikkat çekildi ve daha zarar vermeden iptal edilmesi istendi. Ayrıca, sağlık etki değerlendirilmesi ve kümülatif etki değerlendirmesinin yapılması da talep edildi.
BAKANLIK SAVUNAMADI, 'ŞİRKET ZARARI YOK' DEDİ
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı avukatı da 2009/7 sayılı genelge doğrultusunda verilen ÇED olumlu kararının hukuka uygun olduğunu savundu. Şirket avukatı da santralde saatte 21 bin günde ise 400 bin tona yakın atığın çıktığını bilgisini verdi. Santralden çıkan uçucu kül ile kazan küllerinin ve alçı tozlarının satıldığını da belirten avukat termik santralin baca sistemleri ile çevreye zarar vemediğini de iddia etti ve açılan davanın reddini talep etti.
Mahkeme kararını önümüzdeki haftalarda verecek.
'KARAR NE OLURSA OLSUN MÜCADELE SÜRECEK'
Duruşma sonrası açıklama yapan EGEÇEP Dönem Sözcüsü Fırat Korkmaz "Burada çıkacak karar ne olursa olsun biz Aliğa'da Foça'da, Menemen'de bu mücadeleyi devam ettireceğiz. Karar ne olursa olsun mücadelemizi sürdüreceğiz" dedi. Korkmaz, Türk Tabipler Birliği'nin Çevre Komisyonu'nu tasfiye etmesini de eleştirdi ve kararı tek adam yönetimine benzeti. Karara karşı tepkilerini dile getireceklerini de ekledi.
BİR AY İÇİNDE YENİ ÇED OLUMLU KARARI VERİLDİ
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İnceleme ve Denetleme Komisyonu (İDK), yargı kararıyla iptal edilen İzmir Demir Çelik AŞ'nin (İZDEMİR) termik santral projesiyle ilgili ÇED raporunun hızlıca kabul etti. İzmir 2. İdare Mahkemesi 17 Şubat 2017'de verdiği iptal kararının ardından santralın yasa gereği durdurulması beklenirken Çevre ve Şehircilik Bakanlığı 2009/7 sayılı genelgeye dayanarak yeni ÇED süreci başlattı ve bir ay içinde yeni ÇED Olumlu kararı verdi. Söz konusu genelgeyle şirketler, iptal edilen ya da yürütmesi durdurulan ÇED raporlarında küçük değişiklikler yaparak, yeniden onaya başvurabiliyor.
Evrensel'i Takip Et