Barış akademisyenlerine destek olan Arat Dink hakim karşısına çıktı
Barış Akademisyenlerine destek olmak için kendilerini savcılığa ihbar eden hak savunucularından Arat Dink ilk kez hakim karşısına çıktı.

Fotoğraf: DHA
Arat Dink'in de aralarında bulunduğu 18 kişi “Bu suça ortak olmayacağız” bildirisini imzaladıkları için haklarında dava açılan 1128 akademisyene destek vermek için 18 Ocak 2016'da yeni bir bildiri yayınlamış ve kendilerini savcılığa şikayet etmişti. Dink hakkında “Örgüt propagandası” iddiasıyla dava açıldı.
İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen ilk duruşmaya Arat Dink ve avukatları Deniz Tuna ve Fethiye Çetin katıldı. Duruşmayı, Delal Dink, Rakel Dink, Şanar Yurdatapan, Gençay Gürsoy'un da aralarında bulunduğu hak savunucuları izledi.
BERAAT VE ÇEKİLME TALEBİ REDDEDİLDİ
Agos’ta yer alan habere göre; Dink'in avukatı Deniz Tuna Dink, duruşmada söz aldı. Tuna, mahkemenin dosyadan çekilmesini istedi. Avukat Dink, şunları söyledi:
“Mahkemenin tarafsızlığı konusunda şüphelerimiz var. Çekilmenizi istiyoruz. İddianame vasfı taşımayan bu metni kabul ederek tarafsızlığınıza gölge düşürdünüz. Bu metinde suç ile müvekkillim arasında bir bağ kurulmamaktadır. Müvekkilimiz açısından şahsileştirilmemiştir. İddianamede müvekkilimizin gazeteci olduğu yazmaktadır ama müvekkillimiz gazeteci değildir. Metindeki tarihler de yanlıştır. Bu ciddiyetsiz metni kabul ederek tarafsızlığınıza gölge düşürmüştür.''
Dink'in avukatlarından Fethiye Çetin de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Yargıtay'ın “terör örgütü propagandası” yapmak iddiasına ilişkin cebir, şiddet ve tehdite teşvik olması gerektiğine dair kararları olduğunu hatırlatarak, bildirinin herhangi bir şiddet eylemine teşvik etmediğini söyledi. Derhal beraat kararı verilmesini talep etti.
Mahkeme heyeti çekilme ve derhal beraat kararı verilmesini taleplerini reddetti.
Arat Dink, mahkemede savunma yaptı.
“ASIL MAHKÛMİYET BİR ŞEY YAPAMAMAK”
“Bildiriyi imzaladığım için herhangi bir pişmanlığım yok. Tek pişmanlığım bu taahhütü yeterince yerine getiremediğimizdendir. Bildiri küçük bir adım. Malûm ‘Haksızlığa susan dilsiz şeytandır’ derler. Bu haksızlıkların karşısında bu adım hiçbir şey. Bizim için asıl mahkûmiyet o anda bir şey yapamamaktır. Izdırap veren, mahkûmiyet hissi veren bu suskunluktur. Hak ihlallerinin derecesi düşünülürse bildiri gayet orantılı ve kendi içinde tutarlıdır.”
“ÇAMUR ATMAK VE İDDİANAME HAZIRLAMAK ARASINDAKİ FARK”
Dink, “talimatla hareket etme” iddiasının onur kırıcı olduğunu vurguladı.
“Bu net bir iddia da değildir. Ben talimatla hareket ediyorsam başka bir suçum vardır herhalde. Bu iftira niteliğinde ortaya atılmış bir söz. Aynı sözü kahvede söyleseler ‘çamur atılıyor’ denir. Ama çamur atmakla iddianame hazırlamak arasında fark olmalı. Bildirideki hangi cümle benim herhangi bir terör örgütüne, herhangi bir şiddet, cebir ve tehdidini övüyor veya teşvik ediyor? İki kişi düşünün. Birisi terör örgütü üyesi diğeri sıradan bir vatandaş. Öz yönetim, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi, ekolojik sistem konusunda görüşleri olsun. Birincisinin açıklamaları ikincisinin görüşlerini açıklama hakkını elinden alır mı?'”
Dink, hakkında verilecek olan kararlarda herhangi bir erteleme istemediğini de söyledi.
Ardından Fethiye Çetin, dosyanın diğer hak savunucularının dosyalarıyla birleştirilmesini talep etti. Heyet de reddetti. Mahkeme, Barış Akademisyenlerinin Anayasa Mahkemesi’ne yaptıkları bireysel başvurunun sonuçlanmasını beklemeye karar vererek, bir sonraki duruşmanın 9 Ekim’de yapılmasına karar verildi.
Akademisyenlere destek bildirisini imzalayanlardan Mehmet Bülent Deniz de hakim karşısına çıktı. Beraat kararı verilmesi taleplerini reddeden mahkeme, AYM'nin vereceği kararın beklemesine karar verdi. (HABER MERKEZİ)
Evrensel'i Takip Et