29 Temmuz 2019 16:36
/
Güncelleme: 16:34

İstanbul Üniversitesi Rektörlüğünden AYM kararına karşı açıklama

Üç üniversitenin AYM'nin Barış Akademisyenleri kararına karşı kampanya başlatmasının ardından bugün İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü AYM kararına karşı bir açıklama yayımladı.

İstanbul Üniversitesi Rektörlüğünden AYM kararına karşı açıklama

Ekran görüntüsü, 'Can Candan' Vimeo hesabının "Barış için Akademisyenler Basın Açıklaması 2018-12-21 Çağlayan Adliyesi" başlıklı videosundan alınmıştır.

Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi, İstanbul Aydın Üniversitesi ve Medeniyet Üniversitesi yönetimlerinin, Anayasa Mahkemesinin barış bildirisi kararına karşı imza kampanyası başlatmasının ardından İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü de resmi web sitesinde "Barış Bildirisi Adlı Sözde Manifesto Üzerine" başlıklı bir açıklama yayımladı. Barış bildirisinin "devleti karalamaya yönelik" olduğu ileri sürülen açıklamada, "İstanbul Üniversitesi olarak, büyük bir kararlılıkla yürütülen terörle mücadeleyi sekteye uğratmak ve dünya kamuoyu önünde ülkemizi karalamak isteyenlerin karşısında olduğumuzu ve olacağımızı beyan ederiz" ifadesi kullanıldı.

İstanbul Üniversitesi Rektörlüğünün bugün resmi web sitesinde yayımladığı açıklamanın tam metni şu şekilde:

"Anayasa Mahkemesi tarafından verilen karar sonrası yeniden gündeme gelen “sözde barış bildirisi”, yıllardır terör örgütlerine karşı kahramanca mücadele eden güvenlik güçlerimizi suç işlemekle itham etmekten ileri gitmeyen bir sözde manifestodur. İleri demokrasilerin en önemli yapı taşlarından olan insan hakları ve düşünce özgürlüğü kılıfı altında sunulan bu bildiri, başta terörle mücadele konusunda kararlılıkla hareket eden devletimizi ve kahraman güvenlik güçlerimizin giriştikleri mücadeleyi, dünya kamuoyu önünde bir suç olarak göstermekten ibaret bir çabadır.

Misyonu itibarıyla bilgi ve özgür düşünce üretmenin merkezi olan üniversitelerde görev yapan akademisyenler, terör faaliyetlerine karşı yürütülen bu başarılı operasyonları, “kasıtlı ve planlı bir kıyım, bilinçli sürgün politikası ve bölge halklarına yönelik bir katliam” olarak adlandırarak çok büyük bir gaflet içerisinde hareket etmişlerdir.

Bu ithamlar, ülkemizde yaşayan her bir yurttaşın güvenli bir şekilde yaşaması için cansiperane mücadele eden kahraman güvenlik güçlerimizin yanında gazilerimizin, bu vatan uğruna canlarını veren şehitlerimizin aziz hatıralarını yaralamaktan öteye gidememiştir. Dolayısıyla bu bildiri, devletimizi dünya kamuoyu önünde karalamaya yönelik bir hareketten ibarettir. Bununla birlikte, “vatandaşlarımızın uğradığı iddia edilen maddi ve manevi zararların tespit edilerek tazmin edilmesi için ulusal ve uluslararası bağımsız gözlemcilerin davet edilmesi ve müzakere koşullarının hazırlanması talepleri”, ülkemizin bağımsızlığını tehlikeye atacak bir vehamettir.

Unutulmasın ki, İstanbul Üniversitesi başta olmak üzere ülkemizin bütün güzide üniversiteleri, Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığına halel getirmeyecek fikirlerin özgürce savunulduğu yerlerdir. Bu doğrultuda dünyanın hiçbir yerinde terörle mücadele eden bir devleti suçlayan açıklamalar yapmak ifade özgürlüğü şemsiyesi altında kabul edilemez. Devletimizin kararlı duruşu ve yapmış olduğu operasyonlar sonrasında iyice zayıflayan terör örgütünü meşrulaştırmak ve devleti suçlu duruma düşürmek için kaleme alınmış bu sözde bildiri, ileri demokrasilerin temel taşlarından olan düşünce özgürlüğü ile bağdaştırılamayacağı gibi maşeri vicdanı yaralamaktan öteye gidememektedir.

Bu vesile ile İstanbul Üniversitesi olarak, büyük bir kararlılıkla yürütülen terörle mücadeleyi sekteye uğratmak ve dünya kamuoyu önünde ülkemizi karalamak isteyenlerin karşısında olduğumuzu ve olacağımızı beyan ederiz."

AYM KARARINA KARŞI KAMPANYA BAŞLATILMIŞTI

Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi, İstanbul Aydın Üniversitesi ve Medeniyet Üniversitesi yönetimleri, barış bildirisine imza atan akademisyenler hakkında açılan davalar nedeniyle hak ihlali kararı veren AYM'ye karşı imza kampanyası başlatmak için harekete geçmişti. Akademik personele, ‘Anayasa Mahkemesi terörü meşrulaştıramaz’ başlıklı bir metin gönderilerek imza atmaları istendi. Metinde, “Aşağıda imzası bulunan biz akademisyenler, terörle mücadeleyi sekteye uğratmayı ve ülkemizi karalamayı amaçlayan her türlü kurum, organizasyon ve inisiyatifin karşısında olduğumuzu ve olmaya devam edeceğimizi beyan ediyoruz. Türk milleti adına karar vermekle yetkili kılınan Anayasa Mahkemesi’nin kararlarının adalete ve kamu vicdanına aykırı olmaması gerektiğine inanıyor, bu yanlış kararda imzası bulunanları kınıyoruz.” ifadelerine yer verildi. Anayasa Mahkemesi barış bildirisine imza atan 10 akademisyenin bireysel başvurusunda hak ihlali kararı vermişti. Yüksek Mahkeme’nin 26 Temmuz tarihli oturumundaki kararına göre başvuruculara ayrıca 9 bin TL tazminat ödenecek. (HABER MERKEZİ)

EVRENSEL'İNMANŞETİ

Yağma iklimi

Yağma iklimi

Enerji şirketlerinin patronlarının bizzat yönetimine girdiği Saray iktidarı, “iklim değişikliğiyle mücadele” adı altında sermayeye yeni kaynak aktarma hazırlığında. İktidarın Meclise getirdiği tasarıya göre karbon emisyonu ticareti sistemi kurulacak, “atmosferi kirletme hakkı” alınıp satılan bir mala dönüşecek. Sistem karbon ticareti zenginleri yaratırken, halka zehir kalacak.

BİRİNCİSAYFA
SEFERSELVİ
CHP'li belediyelere silkeleme ve sabah dörtte operasyonlar yapılırken AKP'li Sincan Belediyesine Cumhurbaşkanlığı bütçesinden 30 milyonluk bağış yapıldığı iddia edildi.

Evrensel'i Takip Et