Çorum ve İzmir'de 10 Ekim Ankara Katliamı anmasının programı belli oldu
10 Ekim'de İzmir'de basın açıklaması ve anma etkinliği gerçekleştirilecek. Etkinlikler öncesi görüştüğümüz Barış Mitingi'ni düzenleyen kurum temsilcileri sınır ötesi operasyon planını değerlendirdi.

İzmir 10 Ekim etkinlikleri afişi
İLGİLİ HABERLER

Diyarbakır Emek ve Demokrasi Platformu: Savaşa karşı barışı savunmaya davet ediyoruz

10 Ekim Ankara Katliamı'nda hayatını kaybedenler mezarları başında anıldı

10 Ekim Katliamı'nda yaşamını yitirenler 4. yılında, Ankara Garı önünde anılacak
Eda AKTAŞ
İzmir
10 Ekim 2015 tarihinde Ankara Tren Gar’ı önünde düzenlenen Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi’ne IŞİD tarafından düzenlenen bombalı saldırının üzerinden 4 yıl geçti. İzmir'de 10 Ekim Katliamı’nda yaşamını yitiren 103 kişinin anısına düzenlediği anma programının içeriği belirlendi.
İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri 10 Ekim saat 10.04'te Alsancak Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde basın açıklaması yapacak. Saat 17.30 ile 21.30 arasında 10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği ile İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin Ahmet Adnan Saygun Kültür Merkezi’nde anma etkinliği düzenlenecek. 11 Ekim günü ise İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri İzmir Büyükşehir Belediyesi önünde saat 12.00'de otobüs kaldırarak katliamda yaşamını yitirenleri mezarları başında anacak.
Barış mitinginde 103 insan yaşamını barışı haykırdığı için yitirdi. Ankara Gar Katliamından bugüne halkların her alanda en önemli taleplerinden birisi barış. Son günlerde savaş politikaları giderek artarken sınır ötesi operasyonlar ise gündemde. 10 Ekim'de barışı savunmak için Ankara mitingini gerçekleştirme kararı alan kurum temsilcileri ile sınır ötesi operasyonları konuştuk.
"SAVAŞA KARŞI MÜCADELE ETMELİYİZ"
TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu Sözcüsü Melih Yalçın, sınır ötesi operasyonu kabul etmedikleri dile getirerek, "Türkiye'nin uluslararası siyasette bir takım oyunlar ile bunun önünü açmaya çalışıyor. Türkiye'nin çıkarı olmayan bir savaş. 10 Ekim'deki katliam AKP iktidarına yaradı, bunun ondan farklı olmadığını düşünüyoruz. AKP savaş ve kan üzerinden iktidarda kalma mücadelesi veriyor. O nedenle bu savaşın Türkiye'nin yararına olmadığını herkes biliyor" dedi. Barış talebinin yanı sıra savaşa karşı mücadele etmenin önemine vurgu yapan Yalçın, "Barışın kıymetini bilen, iktidarın yaptıklarının farkında olan, emekten, demokrasiden ve barıştan yana olan çevreler olarak güçlü bir sesle karşı çıkmamız lazım" diye konuştu.
"TÜRKİYE SAVAŞLA GÜVENSİZ BİR ORTAMA GİRECEK"
KESK İzmir Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Mustafa Güven, "Amerika Esad'ı indirmek için Türkiye'yi bu işe soktu. Nasıl bir anlaşma yaptıkları bilinmeden Amerika Türkiye'yi kendi temsilcisi olarak bıraktı. Amerika'nın 'Burada kalmak çok maliyetli' dediği bir yerde Türkiye Amerika'nın taşeronluğuna soyunmuş görünüyor" dedi. Operasyonların gerekçelerinin bölgede yaşayan halklar başta olmak üzere Türkiye halkına doğru düzgün açıklanmadığını ifade eden Güven, "Yeterli bir açıklama ve gerekçe yok, oradan bize bir saldırı da yok. Güya güvenlik gerekçesi deniyor ama Türkiye bu savaşta daha güvensiz bir ortama girecek. IŞİD'in önü açılacak mı, yeniden bombalar mı patlayacak kaygısı var. Bu konuda Türkiye'ye ne kadar güvenilir. Barış isteyenleri Türkiye hükümeti koruyamadı, koruyamadığı gibi IŞİD bombaları ile baş başa bıraktı. Buna karşı acilen barış ve demokrasi mücadelesini yükseltmek için elimizden geleni yaparak alanlarda olacağız" diye konuştu.
"İŞÇİLER OLARAK SAVAŞA KARŞIYIZ, FATURASINI ÖDEMEK İSTEMİYORUZ"
Türkiye halklarına yönelik sorumluluklarını yerine getirmeyen bir rejimin olduğunu söyleyen Genel İş İzmir 5 No'lu Şube Başkanı Ali Haydar Kara, "Hem ekonomik alanda hem de diğer alanlarda tükenmişliğin yansımasıdır. Milliyetçi oyları, blokları kendine yakınlaştırmak isteyen bir anlayış var. Savaşın sonuçlarının ne olduğunun, faturasının kimler tarafından karşılandığını biliyoruz. Savaş politikalarının olduğu ortamlarda savaşa gönderilen insanlar ezilen, yoksul halkın çocukları. Savaşın ağır faturasını ödeyen yine bu insanlar. Ülkedeki bu savaş ortamının nedenlerini tartışmak gerekiyor. Bizim açımızdan hiçbir zaman tehdit olmayacak bir bölgede yaşayan insanlara karşı, onların Türkiye'deki akrabalarına karşı yapılan bu saldırıyı kınamak gerekiyor. Düne kadar bir arada olduğumuz aynı coğrafyanın insanları olarak bugün tek bir adamın isteği üzerinden savaşa gidemeyiz. İşçiler olarak savaşa karşıyız ve faturasını biz ödemek istemiyoruz, bu onların çıkmazıdır" diye konuştu.
"FAŞİZME KARŞI ORTAK MÜCADELE"
10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği İzmir Temsilcisi Mustafa Özdağ ise, "Barışa karşı girişilmiş bir katliamın açıklaması olamaz" diyerek savaş politikalarını kabul edilemeyeceğini söyledi. Sınırdan Türkiye'ye katillerin gelişi yapacağını dile getiren Özdağ, "Bu da Türkiye'yi yeni dönemde çok daha fazla içinden çıkılmaz konuma getirecek. Türkiye çok ciddi sorunlarla karşı karşıya gelecek. Bu toplum daha çok katliamlarla yüz yüze gelecek. Buna karşı barış ve kardeşlik şiarını ciddi ve samimi anlamda, bu işe sahip çıkarak savunmalıyız. Bu işe emek vererek yaşamın her alanında barış şiarını yükseltmeliyiz. Bütün herkesin faşizme karşı ortak mücadele etmesi gerek" dedi.
10 EKİM’DE YAŞAMINI YİTİRENLER ÇORUM’DA DA ANILACAK
KESK Çorum Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Mustafa Gül de 10 Ekim’de hayatını kaybeden 103 barış güvercinini anacaklarını söyledi. Katliamın dördüncü yılında Çorum Emek ve Demokrasi Platformu olarak anma etkinlikleri gerçekleştirdiklerini belirten Gül, 10 Ekim Perşembe günü saat 17.30’da Çorum Park’ta basın açıklaması yapacaklarını bildirdi.
12 Ekim Cumartesi günü ise saat 11.00’de Özdoğanlar önünde buluşarak Büyükdivan Köyü’ne gideceklerini ve katliamda hayatını kaybeden Emek Partisi üyesi Emine Ercan'ı mezarı başında anacaklarını kaydeden Gül, “13 Ekim Pazar günü Emine Ercan anısına yemek verilecek” dedi. Gül, yemeğe CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya ve Eğitim Sen Genel Başkanı Feray Aytekin’in de katılacağını söyledi. (Çorum/EVRENSEL)
Görsel: Çorum Emek ve Demokrasi Güçleri
Evrensel'i Takip Et