Cezaevleri salgın alarmı veriyor, hasta tutuklular tahliye edilmiyor
Urfa ve Akhisar cezaevinde tahliye edilmeyen hasta tutuklular risk altında. Silivri Cezaevi ile ilgili görüşmeleri aktaran İHD ise karantinadaki mahpusların yeterli besine ulaşamadığını duyurdu.

Fotoğraf: MA
İLGİLİ HABERLER

Silivri Cezaevi’nde 7 kişilik koğuşta 45 kişi kalmaya devam ediyor

Cezaevleri alarm veriyor: Vaka sayısı iki haftada yüzde 606 artış gösterdi

Marmara cezaevleri raporu: Salgın yayılıyor, önlemler yetersiz
Urfa T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan hasta mahpuslar Muzaffer Çakmak (65) ile Feridun Günbeği (60), koronavirüs (Kovid-19) salgınına rağmen tahliye edilmiyor. KOAH, kronik astım, kalp yetmezliği ve kemik erimesi hastalıkları bulunan Çakmak ile Çölyak hastası olan Günbeği’nin avukatı Hidayet Enmek, müvekkillerinin tahliye edilmeyerek ölüme terk edildiğini belirtti.
Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik askeri operasyonun başlatıldığı 9 Ekim 2019 tarihinde kentte yapılan ev baskınlarında gözaltına alındıktan sonra tutuklanan müvekkillerinin yaşamsal sorunlarının bulunduğunu paylaşan Av. Enmek, tutukluluğun sonlandırılmasını istedi. Müvekkillerinin, illegalize edilmek istenilen Demokratik Toplum Kongresi (DTK) üyesi olmaktan tutuklu bulunduklarına değinen Enmek, “DTK üyesi ya da delegesi olmak örgüt üyeliğine delalet midir? Ya da illegal faaliyetler midir? Bakın DTK bölgenin en büyük sivil toplum kuruluşudur. Peki, bu insanlar neden tutuklandılar? Biz bu yargılamada eş zamanlı talimatlar doğrultusunda DTK’yi ilegalize ederek faaliyetlerini kısıtlamak, toplumsal meşrutiyetini bitirmek amacı ile yapıldığını gördük. Müvekkillerimiz bu çerçevede tutuklandı. Söz konusu iddialar için ceza mahkemesine yaptığımız taleplerimize cevap verilmiyor. Onlarda tıkanmış durumdalar” diye konuştu.
ÖLÜME TERK EDİLDİLER
Salgından kaynaklı müvekkillerinin sağlığından endişe duyduklarını ifade eden Enmek, müvekkillerinin hastalıklarına dikkati çekerek, yaptıkları tahliye başvurularının dikkate alınmadığını belirtti. Enmek, müvekkillerinden Çakmak'ın duruma işaret ederek, "Müvekkilimiz hala cezaevinde ve zor koşullarda hayatını idame ettirmekte. Hepimiz biliyoruz ki koronavirüsün en çok etkilediği kişiler kronik hastalığı olan kişiler. Ancak yargı makamları müvekkilimizin tutukluluk halinin devamına karar vererek, aslında müvekkilimizi cezaevinde ölüme terk etti" dedi.
Bir diğer müvekkili Günbeği'nin de Çölyak hastası olduğuna değinen Enmek, "Bu çok ağır, tedavisi olmayan bir hastalık. Çölyak hastası bir kişi gluten içeren hiçbir gıdayı tüketemiyor. Müvekkilimiz özel gıda verilmesi gereken bir kişi. Ailesi aracılığı ile kendisine gönderilmeye çalışılıyor ama verilmesi gereken malzemelerin verilmesi haftaları alıyor. Bu durumdan kaynaklı müvekkilimizin vücut direnci gittikçe düşüyor. Bakın Çölyak hastası biri askere dahi alınmazken, müvekkilimiz tutuklanıp cezaevine konuldu" diye konuştu.
Enmek, "Yargılamanın ileriki aşamasında haksız bir tutuklama olduğu için müvekkillerimiz serbest kalacaktır. Ama isteriz ki canımızı acıtacak ve telafisi olamayacak bir durum yaşanmadan müvekkillerimizin tahliye edilsin” diye seslendi.
HASTA TUTUKLU BİR YILDIR TEK KİŞİLİK ODADA
Durumu kritik olan bir başka hasta tutuklu haberi de Akhisar'dan geldi. Kendisine yöneltilen kimi suçlamalarla 2016 yılında İstanbul’da tutuklanıp, 24 yıl hapis cezası verilen Ekim Polat’ın sağlık durumunun kötüye gittiği öğrenildi. Tutuklandıktan sonra önce Silivri 5 Nolu L Tipi Kapalı Cezaevi’ne konulup, ardından Bandırma’ya, oradan da Manisa Akhisar T Tipi Kapalı Cezaevi’ne sevk edilen Polat, cezaevinde KOAH’a yakalanıp, kalp hastası oldu. Akhisar Cezaevinde bir yıldır tek kişilik odada tutulan oğlu Ekim Polat’ın tedavisinin engellendiğini söyleyen anne Songül İlker, endişelerini dile getirdiği oğlu için cezaevine bağımsız bir heyetin gitmesini istedi.
Ailesi, tutukluyken adil yargılama ve cezaevi koşullarının düzeltilmesi talebiyle 45 gün açlık grevine giren Polat’ın son bir yıldır tek kişilik odada kalmasından dolayı sağlık durumunun gün geçtikçe kötüleştiğini belirtti. Koronaviris salgınının cezaevlerine yayılması üzerine tehlike grubunda yer alan Polat’ın bırakılması için ailenin Adalet Bakanlığı’na yaptığı başvuru da reddedildi. Anne Songül İlker, cezaevi öncesi hiçbir hastalığı bulunmayan oğlunun sağlığından endişe ediyor.
Oğlunun düzenli olarak alması gereken ilaçları olduğunu ifade eden anne İlker, KOAH tedavisi görmesi ve hipotez hormonu ile ilgili aylık iğneler yapması gereken oğlunun son bir yıldır bu tedavilerin hiçbir şekilde yapılmadığını söyledi. Oğlunun hastaneye bile sevk edilmediğini belirten İlker, cezaevlerinde yayılmaya başlayan salgın ile birlikte oğluna dair endişelerinin iki kat arttığını ifade etti.
Akhisar Cezaevi’nde salgına karşı önlem alınmadığını da sözlerine ekleyen İlker, cezaevlerindeki tüm hasta tutukluların ve siyasi tutukluların serbest bırakılmasını istedi.
KARANTİNADAKİLER YETERLİ BESİNE ULAŞAMIYOR
Salgının en çok etkilediği cezaevlerinden olan Silivri Cezaevinde de mahpusların yeterli besine ulaşamadığı kaydedildi.
Koronavirüs salgınının sıçradığı Silivri Cezaevi’nde, 22 Mayıs’ta bir tutuklu yaşamını yitirdi. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, cezaevinde 8 Mayıs’ta 44 tutukluya koronavirüs teşhisi konulduğunu, sonrasında ise Silivri 7 Nolu L Tipi Cezaevi’nde 47, Silivri 8 Nolu L Tipi Cezaevi’nde 35 olmak üzere, Kovid-19 vaka sayısının 82 olduğunu açıkladı. Savcılık 72 tutuklunun doktor kontrolünde, 10 kişinin ise sağlık kurumlarında tedavisinin sürdürüldüğünü duyurdu.
İnsan Hakları Derneği (İHD) Merkez Yürütme Kurulu Üyesi Nuray Çevirmen, şimdiye kadar Silivri Cezaevi’nden aileler aracılığıyla 40 başvuru yapıldığını belirterek, bu başvuruların ağırlıklı olarak Silivri 7 Nolu ve 8 Nolu L Tipi Kapalı cezaevlerinden yapıldığını söyledi. Silivri 5 Nolu ve 6 Nolu Cezaevi’nde de vakalar olduğuna dair iddiaların olduğunu aktaran Çevirmen, ancak henüz kendilerine bu konuda başvuru yapılmadığını aktardı.
39 KİŞİLİK KOĞUŞA 10 KİŞİLİK YEMEK
Karantina koğuşlarında da tutukluların birçok sorunla karşılaştığına değinen Çevirmen, aileler aracılığıyla yapılan başvurularla haberdar oldukları sorunları şöyle sıraladı: “Temiz suya erişim ile ilgili problemler var. Çok sık suların kesildiğini, hijyen malzemelerine ulaşılamadığı, ücretli verilen hijyen malzemelerine de kantine ulaşım olmadığından kaynaklı alamıyorlar. Karantina koğuşlarının kirli olduğu, tutukluların ellerindeki şartlarla temizlemeye çalıştıklarını, ancak malzemelerin yetmediği ve temin edilmesinde zorlandığı belirtiliyor. Gerekli olan besinlere ulaşımda da zorlanıyorlar. Kişi başı bir bardağa denk gelecek çorba ve içerisinde çok az bakliyat bulunuyor. Hesaplandığında her kişiye 2-3 kaşık pilav verildiği, 39 kişilik koğuşa 10 kişilik yemek verildiği belirtiliyor. Ekstra beslenme malzemesine de kantine ulaşamadıkları için alamıyorlar. Bağışıklık sistemleri de zayıflamış durumda.”
KRONİK HASTALIKLAR
Karantina koğuşlarında 60 yaşında ve kronik hastalıkları olanların da olduğunu dile getiren Çevirmen, ailelerin, yakınlarının yaşamlarından endişe duyduğunu belirtti. Çevirmen, "Bu kadar vakanın olduğu bir yerde sadece tutuklular değil, infaz koruma memurları, çalışanları ve aileleri de risk altındadır. Risk devam ediyor, risk devam ettiği sürece yaşamsal sorunlar devam edecek. Tedbirler alınmalıdır” çağrısında bulundu. (MA)
Evrensel'i Takip Et