22 Temmuz 2020 00:00

Psikoloji açıköğretimde okutulamaz

Uludağ Üniversitesi Psikoloji 2. sınıf öğrencisi 

İstanbul Üniversitesi’nin açıköğretim sisteminde psikoloji bölümünün açılmasının planlanması hem mesleği itibarsızlaştırmakta hem de psikoloji öğrencileri olarak bizi daha büyük bir gelecek kaygısının içine sürüklemektedir. Alan talanını engellemek için meslek yasasını çıkarmaya uğraşırken şu an bölümümüzün açıköğretimde açılmaya kalkışılması insan ruh sağlığına önem verilmediğini, sadece ekonomik çıkarların düşünüldüğünü göstermektedir. Gün geçtikçe devlet üniversitelerinin yanı sıra özel üniversitelerde de sürekli psikoloji bölümü açılmakta ve mezun sayısı sürekli artmaya devam etmektedir. Açıköğretimde de bölümümüzün açılacak olması zaten var olan gelecek kaygımızı daha da artıracaktır. Psikoloji bir bilim dalıdır ve açıköğretimden verilen eğitimle öğrenilecek bir şey değildir. Lisans eğitimimiz boyunca teorik bilgilerin yanı sıra yaptığımız araştırma/ödevler, gözlemler, veri analizleri, vaka inceleme, makale yazma gibi uygulamalarla pratik bilgiler de ediniyoruz. Açıköğretimde bu gibi pratiklerin öğrenilmesi imkansızdır. Sadece çıkmış sorularla sınava çalışan kişilerle, yüz yüze eğitim alıp sürekli çalışan/araştıran biz psikoloji öğrencilerinin verdiği emek bir değildir. Bölümü kazanmak için verdiğimiz emek ve okurken verdiğimiz emek göz ardı edilemez. Her şeyden önce söz konusu olan insan ruh sağlığıyken ve halihazırda sahte psikologlardan şikayet ederken şimdi de böylesi bir sisteme izin verilmesi saçmalıktan ibarettir. Psikologlar sağlık lisansiyeridir ve beden sağlığı kadar ruh sağlığı da önemlidir. Danışa yapılan herhangi bir yanlış teşhis veya danışana karşı tavrımız geri dönüşü olmayan hatalara sebep olabilir. Bilinçsizce yapılacak uygulamalar insanların bütün hayatına etkileyecektir. Açıköğretimde psikoloji programını açmak yerine var olan üniversitelerdeki müfredatlar iyileştirilmeli, daha çok pratiğe dayalı dersler verilmeli.

EVRENSEL'İNMANŞETİ

Yağma iklimi

Yağma iklimi

Enerji şirketlerinin patronlarının bizzat yönetimine girdiği Saray iktidarı, “iklim değişikliğiyle mücadele” adı altında sermayeye yeni kaynak aktarma hazırlığında. İktidarın Meclise getirdiği tasarıya göre karbon emisyonu ticareti sistemi kurulacak, “atmosferi kirletme hakkı” alınıp satılan bir mala dönüşecek. Sistem karbon ticareti zenginleri yaratırken, halka zehir kalacak.

BİRİNCİSAYFA
SEFERSELVİ
CHP'li belediyelere silkeleme ve sabah dörtte operasyonlar yapılırken AKP'li Sincan Belediyesine Cumhurbaşkanlığı bütçesinden 30 milyonluk bağış yapıldığı iddia edildi.

Evrensel'i Takip Et