3 Ağustos 2020 01:11

ODTÜ öğrencileri: Eğitimin nasıl yapılacağı öğrencilerle planlanmalı

ODTÜ öğrencileri yeni dönemde, yüz yüze eğitimin gerekli önlemlerin alınarak derslerin olabildiğince geniş sınıflarda ve daha çok akademisyen ve az öğrenci ile gerçekleştirilmesi gerektiğini söyledi.

ODTÜ öğrencileri: Eğitimin nasıl yapılacağı öğrencilerle planlanmalı

ARŞİV | Fotoğraf: Evrensel

Deniz SÖNMEZ
Ankara

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) 29 Temmuz 2020 tarihinde "Küresel Salgında Yeni Normalleşme Süreci" başlıklı uzaktan eğitime dair yeni bir rapor yayımladı. Yayımlanan bu raporda esas kararın üniversite yönetimleri tarafından verileceği söylenirken; uygulamalı derslerin yüz yüze, teorik derslerin ise uzaktan olması öneriliyor. Bunun üzerine ODTÜ öğrencileri ile uzaktan eğitimin devam ettiği durumda ve yüz yüze olduğu koşullarda hangi önlemlerin alınması gerektiğini konuştuk. Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü’nden Esra Sancar, “Eğitim her ne şekilde yapılırsa yapılsın öğrencilerin planlara daha çok dahil edilmesi gerekir ki ihtiyaçların tespiti kolay olsun” dedi.

"YÜZ YÜZE EĞİTİM DURUMUNDA GEREKLİ ÖNLEMLER ALINMALI"

Temel derslerin yüz yüze, devam zorunluluğu olmayanların ise uzaktan eğitimle çözülebileceğini söyleyen hazırlık öğrencisi Deniz Kara, uzaktan devam eden derslerin verimliliğinin arttırılması gerekirken; yüz yüze eğitim durumunda sınıflardaki oturma mesafesi ayarlanmasını, ders sürelerinin kısaltılmasını ve mümkün olduğunca maske ile siperlik kullanılmasını önerdi.

Biyoloji birinci sınıf öğrencisi Halit, mevcut durumdan ötürü öğretimin bir dönem daha uzaktan devam etmesinin muhtemel olduğunu düşünüyor. Geçtiğimiz dönemde ODTÜ’de derslerin ve sınavların bir ay gibi kısa bir zamana sığdırılmaya çalışılmasının öğrenciler üzerindeki baskıyı arttırdığını ve uzaktan eğitimin verimsiz geçtiğini söyleyen Halit, “Uygulama ağırlıklı derslerin uzaktan yapılması büyük bir dezavantaj yaratacak. Derslerden gereken verimi alabilmek için gerekli önlemler alınarak yüz yüze eğitimin gerçekleştirilmesi gerekir” dedi.

"YURTTA KALAN ÖĞRENCİLER İÇİN ÇÖZÜM ÜRETİLMELİ"

Şehir ve Bölge Planlama birinci sınıf öğrencisi Furkan Türk, uzaktan eğitimde öğrencilerin imkan eşitsizliği ve aile evi içerisindeki odaklanma problemi gibi sorunlar yaşadığına dikkat çekti. Bunların yanı sıra çevrimiçi eğitimde üniversitenin derslerden ziyade bir yaşam alanı olduğunu ve buna bağlı olarak öğrenciler arasında kolektif bir yapı oluşturması özelliğinin fonksiyon kaybına uğradığını belirten Furkan, “Önümüzdeki dönemde toplu dersler dijital ortamda, uygulamalı dersler ise yüz yüze verilebilir ancak bu durumda bile yurtlardaki toplu yaşam sorun olmaya devam edecektir. Yurtta kalan öğrenciler için de bi çözüm üretilmeli” diye ekledi. 

İktisat  ikinci sınıf öğrencisi ise öğrenci-hoca arasındaki iletişim kopukluğundan dolayı çevrimiçi öğretim ile derslerin tam anlamıyla öğrenilemeyeceğini belirterek, “Eğitimin yüz yüze olması gerekir. Kalabalık ve birçok bölüm öğrencileri tarafından alınan derslerde devam zorunluluğu kaldırılmalı bu dersler çevrimiçi materyaller ile desteklenmeli ve daha çok gruplara bölünmeli. Bunların yanı sıra gerekli dezanfeksiyon işlemleri ve sağlık kontrolleri yapılmalı”dedi.

"ÖĞRENCİLERİN GÖRÜŞÜ ALINMALI"

Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü’nden Esra Sancar da pandeminin devam ettiği koşullarda tamamen yüz yüze eğitimin mümkün görünmediğini belirtti. Bunun yerine teorik derslerin olabildiğince uzaktan, uygulamalı derslerin ise kişi sayısı azaltılıp içeriğin yoğunlaştırılarak verilmesi taraftarı olan Sancar, “Eğitim tamamen uzaktan olacaksa senkronize ders vermesinin daha verimli olacaktır. Tamamen yüz yüze olması durumunda ise planlamalar çok dikkatli yapılmalı, dersler olabildiğince geniş sınıflarda ve daha az öğrenci ile gerçekleştirilmeli. Yeterli sayıda akademisyen bulunduğu takdirde aynı ders birden çok gruba bölünebilir ancak eğitim her ne şekilde yapılırsa yapılsın öğrencilerin planlara daha çok dahil edilmesi gerekir ki ihtiyaçların tespiti kolay olsun” diye konuştu.

EVRENSEL'İNMANŞETİ

Yağma iklimi

Yağma iklimi

Enerji şirketlerinin patronlarının bizzat yönetimine girdiği Saray iktidarı, “iklim değişikliğiyle mücadele” adı altında sermayeye yeni kaynak aktarma hazırlığında. İktidarın Meclise getirdiği tasarıya göre karbon emisyonu ticareti sistemi kurulacak, “atmosferi kirletme hakkı” alınıp satılan bir mala dönüşecek. Sistem karbon ticareti zenginleri yaratırken, halka zehir kalacak.

BİRİNCİSAYFA
SEFERSELVİ
CHP'li belediyelere silkeleme ve sabah dörtte operasyonlar yapılırken AKP'li Sincan Belediyesine Cumhurbaşkanlığı bütçesinden 30 milyonluk bağış yapıldığı iddia edildi.

Evrensel'i Takip Et