6 Ağustos 2020 04:33
/
Güncelleme: 7 Ağustos 2020 05:56

Ekonomist Veysel Ulusoy: Dış borç toplumsal borç haline gelir

Ekonomideki genel gidişata ilişkin konuşan Yeditepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Veysel Ulusoy, "Borç özel sektörün olsa da ödeyememe durumunda bu toplumsal borç haline gelmektedir" dedi.

Ekonomist Veysel Ulusoy: Dış borç toplumsal borç haline gelir

Fotoğraf: Pixabay

Ekonomik göstergelerin bozulduğu bir süreçte iktidarın iç ve dış borçlanma stratejisini değerlendiren Prof. Dr. Veysel Ulusoy, “Borç özel sektörün olsa da ödeyememe durumunda bu toplumsal borç haline gelmektedir. Şimdi olan da budur. Yani borcu borçla bile ödeyemiyoruz” dedi.

Siyasi ve ekonomik kriz gün geçtikçe derinleşiyor. İktidarın müdahaleleriyle yeni sorunlara kapı aralanıyor. Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) iktidara kapılarını açmamış olması ve Türkiye’nin aradığı swap antlaşmalarını bir türlü sağlayamaması döviz kurunu tetikliyor. Yeditepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Veysel Ulusoy, ekonomideki genel tablo ve gidişata dair Mezopotamya Ajansından Selman Güzelyüz'ün sorularını yanıtladı.

Veysel Ulusoy

Veysel Ulusoy | Fotoğraf: MA

"KAĞIDA YANSIYANLA SOKAK ARASINDA AÇIK VAR"

Açıklanan enflasyon rakamlarını değerlendiren Ulusoy, "Açıklanan enflasyonun üzerinde sorgulamaların arttığı bir dönemi yaşıyoruz. 2018’den bu yana yaşanan arz şoklarına pandemiden dolayı eklenen bir talep şokunu eklediğimizde fiyatlar genel seviyesinin sokağa yansımasıyla kağıda yansıması arasında önemli açıklar oluşmaya başladı. Hatta o hale geldi ki, artık örneğin işsizlik ile enflasyonu içine alan ekonomik modellerde anlamsız, istatistiki olarak yeterli olmayan sonuçlar ortaya çıkmaktadır. Bu kapsamda verilerin yanlı açıklanmasının toplumsal maliyetinin çok fazla olduğunu açıklamak isterim." dedi.

Dış borç sorununun nereye gittiğini yorumlayan Ulusoy, şunları söyledi:

"Dış borcun ödenebilmesi durumunda sorun teşkil etmeyeceğini düşünmekle beraber, özel sektörün sınırsızca borçlanmasının toplumsal maliyeti çok fazladır. Borç özel sektörün olsa da ödeyememe durumunda bu toplumsal borç haline gelmektedir. Şimdi olan da budur. Yani borcu borçla bile ödeyemiyoruz.

Ekonomideki denge bozukluklarına baktığımızda onların kısa dönemde yeniden kararlı bir yapı ortaya çıkaramayacağı açıktır. Zaten sermaye birikimi az olan ülkemizde sürecin böyle gitme lüksünün olmadığını düşünüyorum. 15-16 maddelik yapısal reformlara başlamadan, başladıktan sonra da eşanlı sürdürmedikten sonra düzlüğe çıkmak ve büyümek konusunda pek iyimser olduğumu söyleyemem." (HABER MERKEZİ)

EVRENSEL'İNMANŞETİ

Yağma iklimi

Yağma iklimi

Enerji şirketlerinin patronlarının bizzat yönetimine girdiği Saray iktidarı, “iklim değişikliğiyle mücadele” adı altında sermayeye yeni kaynak aktarma hazırlığında. İktidarın Meclise getirdiği tasarıya göre karbon emisyonu ticareti sistemi kurulacak, “atmosferi kirletme hakkı” alınıp satılan bir mala dönüşecek. Sistem karbon ticareti zenginleri yaratırken, halka zehir kalacak.

BİRİNCİSAYFA
SEFERSELVİ
Erdoğan: Dünya bir imtihan yeridir, ekonomik zorluklar gelip geçer.

Evrensel'i Takip Et