Her Kötü Geceden Sonra
Soner Sert; Baran Güzel'in "Her Kötü Geceden Sonra" isimli öykü kitabı üzerine yazdı.

Baran Güzel'in 'Her Kötü Geceden Sonra' adlı kitabının kapağı
Soner SERT
Çeşitli edebiyat dergilerinde öykülerini yayımladıktan sonra ilk kitabı ile okur karşısına çıkan Baran Güzel, kitabının yapısını iki ana aks üzerinden kuruyor. Her ne kadar birbirleriyle bağımsızmış gibi görünse de, farklı başlıklar altında sunulan dokuz öykü, iki temel gerçekliğe hizmet ediyor. İlki, bir babanın hastalığı ve ölümü sırasında oğlunun yaşadıklarını odağa alırken, ikincisi, -aynı oğul olduğunu tahmin ettiğimiz kişinin- yaşadığı ikili ilişkileri merkezde tutuyor.
YAZINSAL OYUN OYNAMAYI İHMAL ETMİYOR
Yazarın, kitabını babasının ciğerlerine ithaf etmesi boşa değil. Zira kendisi bir zaman önce sıkıntılı bir hastalık sürecinden sonra babasını kaybetmiş. Bu bağlamda, hasta olan ve hayatını kaybeden babanın “ana karakter” olduğu öyküler, Güzel’in parmaklarından süzülmüş gibi. Sancılı anlar, hüzün ve acı barındıran dakikalar olabildiğince sahici. Bakıldığında içimizi yakan ve bizi bulunduğumuz ortamın dışına çıkaran puslu resimleri andırıyor.
Gerçeğin, ancak yaşanıldığı zaman bu denli hakiki anlatılabileceğini anımsatan bu metinler için yazar, bir yazınsal oyun oynamayı da ihmal etmiyor. Gerçeğin öne çıktığı, neredeyse-kuru gerçeğe- dönüşme ihtimalinin olduğu öykülerde Güzel, sahici olanı fantastikle harmanlıyor. Bu durum ise temelde bir doğrunun inandırıcı olabilmesi için yalana ihtiyacı olduğu mantığını yeniden üretiyor. Hayat öylesine sert, öylesine ezip geçici ki, yazar yaşananların gerçek olduğuna okuru inandırmak için, bir fantazya üzerinden alıcısını şaşırtıp, “yaşadıklarının” bir kez daha düşünülmesini amaçlıyor. Bu yüzden göğe uzanan merdivenler birden beliriyor ve karakter hiçbir şey olmamış, sanki o merdiven bin yıldır oradaymış gibi birer birer çıkıyor basamakları.
ÇÖZÜMSÜZLÜK HALİ HER DAİM BELİRİVERİYOR
Güzel’in öykülerinin diğer aksını ise odağını erkek kahramanların oluşturduğu sorunlu ilişkiler oluşturuyor. Kimi zaman bir otobüste, kimi zaman kalın duvarlarla çevrelenmiş dar sokaklarda, kimi zaman da bir otel odasının yasak aşklara meyilli yataklarında geçen öykülerde, bir çıkışsızlık ve çözümsüzlük hali her daim beliriveriyor. Güzel, çalışmanın diğer aksında yer alan öykülerde olduğu gibi, burada da keder ve hüzün barındıran öyküleri kaleme alıyor. Yaşamla kurdukları ilişkilerinde bir başarıya ulaşamayan -ancak bitik durumda olmayan ve günümüz klişe kaybeden tiplerine karışmayan- kahramanlar, amansız mücadelelerin sarmalında eriyiveriyor.
Güzel’in kalemi acıklı, teftişleri hüzünlü. Kedere ve kadere meyilli öykülerdeki kişiler. İstenç gücünden yoksun fakat silik değil. Olanı, olduğu gibi görmeye, önüne konulanı yaşamaya sevdalı. Korkak değil. Hüznü sırtlamaya niyetli.
Güzel’in Everest Yayınları’ndan çıkan Her Kötü Geceden Sonra kitabı, bir yazarın okuruna ilk merhabası. Bugünlerde raflarda…
Evrensel'i Takip Et