3 Ocak 2021 23:28
/
Güncelleme: 4 Ocak 2021 01:33

Tekstil işçisi Kader: Biz işçiler bu ülkeyi çok daha iyi yönetiriz

"1999 yılında da asgari ücrete çalışıyordum ama o sene 16 tane çeyrek altın biriktirmiştim. Şimdi aldığım para zaten eve gelmeden bitiyor.”

Tekstil işçisi Kader: Biz işçiler bu ülkeyi çok daha iyi yönetiriz

Fotoğraf: Mehmet Selim Yalçın/DHA

Berivan BALKAY
İstanbul

Kader 35 yaşında, Esenyurt’ta yaşayan bir tekstil işçisi. Uzun yıllardır çalıştığı işyeri onu kısa çalışma ödeneği (KÇÖ) ile izne göndermiş. Bu süreçte de anlaştığı parayı değil, asgari ücret alıyor. Çayları doldurduktan sonra “Çaya da zam gelmiş, geçen markete gittim” diye başlayan sohbetimiz geçim sıkıntısı üzerinden devam ediyor. Ne aldığı 300-500 lira fazla parayla ne de asgari ücretle geçimin mümkün olmadığını söylüyor bize.

“Normalde bana asgari ücretin biraz üzerinde bir ücret ödüyorlardı ama KÇÖ nedeniyle asgari ücret ödüyorlar. Şu süreçte benim için çok büyük bir kayıp. Evim kira, aileme de para gönderiyorum. Zaten 10 yaşından beri çalışıyorum, 25 sene olmuş düşün. Bizim sektörde çalışanların çoğu mağdur, çıkardığı ürün sayısına bakılır. Maaşıma zam istediğim zaman ‘Sen ne iş yapıyorsun ki’ diyorlar. Yaptığımız işi patron görmüyor” diyor.

Her ay kenara biraz para koymak isterken bunun mümkün olmadığını anlatıyor: “Diğer aya borçlu giriyorum. 1999 yılında da asgari ücrete çalışıyordum ama o sene 16 tane çeyrek altın biriktirmiştim hiç unutmam. Aldığım para zaten eve gelmeden bitiyor. Kira, elektrik, su... Tek başımayım, doğru düzgün elektrik harcamıyorum, tüketim bedeli 15 lira yazıyor ama 70 lira fatura ödüyorum. Niye? Çünkü bilmem ne vergisi, bilmem ne bedeli bizim sırtımızda. 5-6 ay önce ödediğim faturanın iki katını ödüyorum artık. Asgari ücret 5 bin lira olsa ne olacak, cebimde durmuyor ki. Bu kadar vergi varken, zam varken hiçbir anlamı yok. Vallahi Cumhurbaşkanı olmadan, milletvekili olmadan biz işçiler, vatandaşlar olarak bu ülkeyi çok daha iyi yönetiriz.”

‘İNSANLAR KOVİDDEN DEĞİL SEFALETTEN ÖLÜYOR’

Çalışma Bakanı ve AKP Denizli Milletvekilinin ‘Yoksulluk yok’ ve ‘Kuru ekmek yiyorlarsa aç değiller’ sözleri üzerine konuşmaya devam ediyoruz. Kader öfkeleniyor biraz, çay bardağını sehpaya bırakıp şunları söylüyor: “Koltuğa oturana bir haller oluyor. Yoksulluk kelimesi çok iyi kalıyor bu yaşadıklarımızın yanında bence. Bu resmen sefalet, açlığın dibinde insanlar. Bakan Selçuk’a soruyorum, ben asgari ücret alıyorum. Ayda 30 gün çalışıyorum, eve geliyorum 800 lira kira, faturalar derken para filan kalmıyor. Peynir mi alayım, yumurta mı alayım? Ne yiyeyim? Hadi benim çocuğum yok, çocuğu olanlar ne yapacak? Her şey hükümetin elinde, yönetemiyorlar bu kadar basit. O kadar borçlu bir ülkeyiz ki, topraklarımız çok verimli, çok zengin ama her şey satıldı her şey! İşçi bitmiş, tarım yapan bitmiş, doktor bitmiş, öğretmen bitmiş, herkesi tükettiler. Kendilerinden başka herkes sefalet içinde yaşıyor. Bırakın Ahmet’in Mehmet’in partisini, vatandaşın refahını bir düşünün artık. Olan işçiye, bizlere oluyor ya. İnsanlar kovidden değil, sefaletten yokluktan ölüyor, intihar edenlere baksanıza, her gün neredeyse biri intihar ediyor. Biri çocuğuna pantolon alamıyor diye, biri açlıktan, biri faturasını, borcunu ödeyemediğinden intihar ediyor. Bunu biz tercih etmedik, bize layık görülen bu.”

EVRENSEL'İNMANŞETİ

Yasak çuvala sığmıyor

Yasak çuvala sığmıyor

KAMUAR’ın hesaplamalarına göre son bir yılda meyve fiyatları yüzde 154.5, sebze fiyatları yüzde 116.5, gıda fiyatları ortalama yüzde 70 arttı. Hane halkının bir yıl sonrası için enflasyon beklentisi yüzde 59’u, işçilerinki ise yüzde 62’yi aştı. Emekçiler için bıçak kemikte! Yasak, tutuklama, işten atma tehdidi işçilerin harekete geçmesini durduramıyor.

Has Çuval 37 ülkeye ihracat yapıyor.

İstanbul Sanayi Odası nın ikinci en büyük 500 listesinde.

Has Çuval'ın iki fabrikasında 600 işçi fiili greve katıldı

BİRİNCİSAYFA
SEFERSELVİ
Erdoğan: Dünya bir imtihan yeridir, ekonomik zorluklar gelip geçer.

Evrensel'i Takip Et