Ford işçisi: Çocuklarımız böyle bir muamele görsün ister miyiz?
"Atanan rektörün gideceğine ve Boğaziçi’nin asıl sahipleri öğrencilerinin ve hocalarının kazanacağına inanıyorum, mücadelelerini selamlıyorum."

Fotoğraf: Arif Hüdaverdi Yaman/AA
İLGİLİ HABERLER

"Boğaziçi'de öğrencilerin iradesini yansıtacak koordinasyona ihtiyaç var"

Boğaziçi öğrencileri neden eylem yapıyor, kim ne dedi, neler yaşandı?
Ford Otosan işçisi
Kocaeli
Boğaziçi Üniversitesi bu ülkenin devlet okulu olarak iyi eğitim veren sayılı üniversitelerinden biridir. Bu okula dışarıdan, alakasız bir şahıs rektör olarak atanmıştır.
Birincisi sürekli torba yasalarla, vb. uygulamalarla artık hükümet canının istediği gibi davranıyor; dernekleri kapatarak kayyum atamak, istemediği vekillerin dokunulmazlığını kaldırmak, köklü okullara rektör atamak gibi. Boğaziçi Üniversitesi ‘kayyum rektör’ atanan ilk üniversite değil. Fakat bu okul onların düşman olduğu, bilimi üreten okullardan biri olduğu için, kendi kültürüne sahip, düşük-orta gelirli ailelerin çocukları için iyi bir eğitim alabilme fırsatı sunan bir okul olduğu için onları rahatsız etmiş olmalı.
Kendileri demokrasiden bihaber oldukları için bu okula seçimle değil atama ile bu rektörün getirilmiş olması çok normal geliyor. Biz direnirken ziyarete gelen hocalar gibi hocaların olduğu bir okul orası. Üstüne sadece barışçıl bir protesto düzenleyen öğrencilere plastik mermi sıkılması, gaz sıkılması, ev baskını ile gözaltı yapılması ne noktada olduğumuzu gösteriyor.
Okulun kapısını kelepçeliyorlar, bu nasıl bir durum kaçıncı yüzyılda yaşıyoruz? Bu okulun öğrencileri bizlerin bu ülkenin aydınlık geleceği değil mi? O aydınlığı karartmak istiyorlar. Sadece onlara itaat eden sorgulamayan insanlar istiyorlar. Kadınlara, öğrencilere, hakkını arayan işçiye, maden ocağına, HES’e karşı direnen köylülere hepsine saldırıyor bu hükümet.
Bizlerin izlemek yerine harekete geçip destek olması, birlik olması zamanı. Hocalar rektöre karşı, öğrencilerin gözaltına alınmasına karşı eylem yaptılar. Bu okul beni niye ilgilendirir dememeliyiz, yarın bir gün zaten kırıntısı olan sendikalarımızın başına aynısı gelmez mi? Biz eyleme çıksak yine bizi bu hocalar desteklemez miydi? Hepimiz çocuklarımızın böyle iyi okullarda okumasını isteriz, peki böyle bir muamele görsün ister miyiz? Öğrenciler de hocalar da direniyor, mücadeleleri mücadelemizdir. Çünkü herkes bulunduğu her yerde söz sahibi olmalıdır, demokrasi böyle olur. Atanan rektörün gideceğine ve Boğaziçi’nin asıl sahipleri öğrencilerinin ve hocalarının kazanacağına inanıyorum, mücadelelerini selamlıyorum.
Evrensel'i Takip Et