Evrensel’in yolculuğunda daha nice yaşlara
Burada, yani Denizli’de Evrensel’in gönüllüsü arkadaşımın emeğini gördükçe güneşli günlere olan inancım artıyor.

Fotoğraf: Evrensel
Oytun Yıldız
Yerel Televizyon Çalışanı
Denizli
Kapitalizmin krizinin arttığı dönemlerde daha önceki görece refah dönemlerinde pek hissedilmeyen o kokuşma, devletin tüm kademelerinde olduğu gibi her türden meslek sahasında da kendisini göstermeye başlıyor. Elbette ki basın alanındaki yozlaşmayı da bu süreçten bağımsız değerlendiremeyiz. İşte böyle bir ortamda bağımsız basının gerekliliği adeta oksijen kadar hayati bir gereklilik haline geliyor. Eğer ki toplumun haber alma hakkını layıkıyla yerine getiren belli başlı kurumları da yitirirsek kesin yenilgi kaçınılmaz olur. Öyle olduğu için de yerelden ulusala ve dünya çapında yayın yapan bağımsız kuruluşları yaşatmak dünyaya soldan bakan tüm duyarlı insanların görevi olmalı. Bu desteğin oranı bazen olabildiğince büyük olabilir ki gönül de onu ister. Ama gerektiğinde küçücük olarak görülebilen destekler de genele vurulduğu zaman hayati birer katkıya dönüşebiliyor.
Evrensel gazetesini epeydir takip etmeye çalışmakla beraber abone olalı az bir zaman oldu. Burada, yani Denizli’de Evrensel’in gönüllüsü arkadaşımın emeğini gördükçe güneşli günlere olan inancım artıyor. Nihayetinde özellikle ülkemizde ağzı laf yapan, esip gürleyen ama iş ter dökmeye gelince geri kaçan sözde solcuların çok olduğu gerçeğini hepimiz biliyoruz. İşte böylesi masa başı solculuğu ve klavye başı gazeteciliğine inat nerede bir işçi direnişi varsa hemen yola çıkan, şehrin en ücra köşesinde saatlerce süren zorlu yolculuğa rağmen gidilmesi gereken bir dağ köyü de olsa “ama”sız “fakat”sız giden Evrensel’in Denizli’deki gönüllüsü arkadaşım örneğinden hareketle bu alanda uğraş veren tüm Evrensel kadrolarına gıptayla bakıyorum.
Muhabir arkadaşla beraber Denizli’nin en ücra köylerinden olan Alpa’ya iki saatlik bir yolculuktan sonra varıp, oradaki evlere su bağlanmaması sorununu haberleştirdiğimiz zaman oradaki köylülerin minnetini ve bizi evlerinde ağırlayarak yemek ikram etmeden bırakmadıkları günü hiç unutamıyorum.
Ve jeotermal katliamına karşı yapılan açıklamalarda, orman katliamına karşı ayaklanan Güzelpınar köylülerinin isyanında, tarlaları susuz kalan Çal’daki köylülerin su birliği binası önündeki eylemine, Aydın Denizli Otoyolu kazığıyla toprakları katledilen topraklarına karşı tepki gösteren Kocadereli köylülerin haberlerine kadar Evrensel’i hep sahada gördüm.
Gerçek anlamdaki devrimciler şunu çok iyi bilirler ki bütün söylemler, pratiğin örsüne vurulup şekil almadıkça boşa düşmeye mahkumdur. İşte bu gerçeğin bilincinde olarak Evrensel’in 1995’de başlayan yolculuğunda daha nice yeni yaşlar dolduracağından şüphe duymaksızın Evrensel emekçisi tüm dostlara Denizli’de çalışan bir basın emekçisi olarak yoldaşça selamlarımı iletiyorum.
Evrensel'i Takip Et