İkitelli'de "Emperyalist politikalar karşısında yaşasın işçilerin birliği, halkların kardeşliği" forumu
İstanbul İkitelli'de "Savaş ve emperyalist politikalar karşısında yaşasın işçilerin birliği, halkların kardeşliği" başlıklı forum düzenlendi.

Fotoğraf: Evrensel
İstanbul İkitelli'de demokrasi güçleri tarafından "Savaş ve emperyalist politikalar karşısında yaşasın işçilerin birliği, halkların kardeşliği" başlıklı forum düzenledi.
Küçükçekmece'ye bağlı Mehmet Akif Mahallesi'ndeki Tokat Reşadiye Büşürüm Köyü Derneği'nde Emek Partisi, Halkların Demokratik Partisi, Bağımsız Devrimci Sınıf Platformu, Devrimci Parti ve Proleter Devrimci Duruş tarafından düzenlenen etkinliğe çok sayıda yurttaş katıldı.
Emperyalist politikaların dünyadaki savaşların ve göçün ana nedeni olduğunun altı çizilen forumda "Suriyeli mültecilerin sayısı 4 milyona ulaştı. AKP hükümeti Esad rejiminin kısa sürede devrileceğini varsayarak göçün önünü açtı. Soruna hep geçici baktı. Şimdi de Afganistan göçü ile karşı karşıyayız" denildi.
"MÜLTECİLİK HAKKININ TANINMASI ŞARTTIR"
Mültecilerin ekonomik, sosyal destek ve kültürel uyum politikalarından yoksun biçimde yaşadığı vurgulanan forumda "Karşılıklı entegrasyona, bir arada yaşama uygun alt yapı oluşturulmadı. Güvenli geri dönüş koşulları için de uluslararası koruma, yani mültecilik hakkının tanınması şarttır. Türkiye, imza attığı Cenevre Sözleşmesi'nde kabul ettiği, ancak 'coğrafi çekince' koyduğu doğudan gelenlere mülteci statüsü vermiyor. Bu çekince şartı Suriye, Afganistan, Pakistan, İran, Irak vb. ülkelerden gelen birçok sığınmacıyı korunmasız bırakmaktadır" diye belirtildi.
“Geçici koruma” uygulamasının uluslararası devletlerin Türkiye’deki mültecileri kendi ülkelerine kabul etmemeleri için rahatlatıcı bir durum yarattığı belirtilerek "Mülteci statüsü tanınmadığı sürece Türkiye emperyalist ülkelerin 'göçmen deposu' olmaya devam edecek" denildi.
"İSTEYEN MÜLTECİ ÜÇÜNCÜ BİR ÜLKEYE İLTİCA EDEBİLMELİ"
İsteyen Suriyelinin üçüncü bir ülkeye iltica edebilmesi gerektiği ifade edilen forumda "Türkiye’de yaşamak isteyen mülteciler için ise gerekli hazırlık süreci ve alt yapı zemini oluşturularak eşit yurttaşlık yolu açılmalıdır. Bu süreçlerin sağlıklı yaşanabilmesi için öncelikle mültecilik statüsünün sağlanması gerekir" vurgusu yapıldı.
"YOKSULLUĞUN NEDENİ MÜLTECİLER DEĞİL SERMAYE SINIFIDIR"
"Yoksulluğu nedeni mülteciler değil, bu sömürü düzeninin sahibi olan sermaye sınıfıdır. Mülteciler hasmınız değil, bu yoksulluk düzenini değiştirmek için birleşmeniz gereken sınıf kardeşlerinizdir" denilen forumda "Suriyelileri aylık maaşa bağladılar", "Suriyeliler geldi, işimizi elimizden aldı", "Suriyeliler yüzünden ev kiraları arttı" benzeri söylemlerin gerçeği yansıtmadığı belirtildi.
"Suriyeli mülteciler devletten maaş almıyor, sadece AB’den gelen çocuk parasını alıyorlar. Suriyeli işçiler sigortalı olduğu anda ücretsiz muayene hakkını kaybediyorlar, Avrupa Birliği’nden gönderilen ve Kızılay üzerinden dağıtılan 150 liralık çocuk parası da anında kesiliyor" denildi.
"MEDYA, ŞOVENİZMİ KIŞKIRTIYOR"
Halkın yoksulluğunu görmezden gelen egemen medyanın Suriyelileri hedefe koyduğu ve şovenizmi kışkırttığı belirtilerek "Milliyetçi oyları yedeklemek isteyen burjuva partiler Suriyelileri okun ucuna koyarak nefreti körüklüyorlar. İşçi sınıfı ve emekçiler asla buna prim vermemelidir" çağrısında bulunuldu.
Mültecileri kayıt dışı çalıştırmanın patronlara avantaj sağladığı belirtilerek "Mülteci işçilere 8 yıllık bir kölelik zinciri bağlanıyor. Türkiye’de patronlar çalışma izni almak istemiyor. Çünkü bu onlar için sigorta primleri dâhil ek maliyet! Suriyelilerin ancak yüzde 1,7’si çalışma iznine sahip. Mülteci ve göçmenlerin kayıt dışı, güvencesiz çalıştırılmasına son verilmesini savunuyoruz. Mülteci ve göçmen işçilerin sendikalara üye olması yasal güvence altına alınmalıdır" denildi.
"İŞÇİ VE EMEKÇİLER, YERLİ GÖÇMEN AYRIMI YAPMADAN BİRLEŞMELİDİR"
Forumda ayrıca şu ifadeler dile getirildi:
"Türkiye işçi sınıfı ve ezilen halkımız kalıcı birliktelik için mülteci ve göçmenlerle ortak hak mücadelesinde birleşmelidir. Bununla bir arada eşit yaşam ve yoksullukla birlikte halklar arasındaki rekabet de son bulacaktır.
Bu nedenle zaman geçirilmeden, kardeşlik ve eşit haklar temelinde bütünlüklü bir mülteci politikası ortaya konmalıdır. Irkçılık ve şovenizmin önüne geçmek için aydınlatma faaliyetleri devreye girmeli ve nefret suçlarına ilişkin caydırıcı ceza düzenlemeleri getirilmelidir. Türkiye’deki işçilerin ve halkların kurtuluşu için yerli göçmen ayrımı yapmadan bütün emekçiler emperyalizme ve kapitalist sömürü düzenine karşı birleşmelidir.
Din, dil, ten, ırk farkı gözetmeden bütün emekçiler kendi iktidarlarını kurmak üzere emeğin devrimci siyasetinde birleşmelidir. Mülteciler ve göçmenler çalışıp alın teri döktükleri ülkelerde örgütlenme ve siyasete katılma hakkına da sahip olmalıdır. Çünkü yerli mülteci ya da göçmen işçilerin kurtuluşu dünyanın her bir ülkesinde işçi sınıfının kurtuluşuna bağlıdır." (İstanbul/EVRENSEL)
Evrensel'i Takip Et