20 Eylül 2021 11:57

EMEP Genel Başkanı Ercüment Akdeniz: “İşçi ve emekçiler siyaset sahnesine çıkmalıdır”

EMEP Genel Başkanı Ercüment Akdeniz, Kayseri’de bir dizi ziyaret gerçekleştirdi. Akdeniz, ziyaretlerinde işçi ve emekçilerin ortak mücadelesinin önemine vurgu yaptı.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Barış TİMUR
Kayseri

Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Ercüment Akdeniz Kayseri’de bir dizi ziyaretlerde bulundu. Kahvaltıda kurum temsilcileriyle buluşan Akdeniz, ardından Kayseri Afgan Mülteciler Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği'ni ziyaret etti. Emek Partisi Kayseri İl Örgütü’nün düzenlediği söyleşiye katılan Akdeniz, “Her alanda ortak mücadele şart” dedi.  

“KURUMLAR EMEKÇİDEN YANA TAVIR ALARAK SİYASETİN SAHNESİNE ÇIKMALILAR”

Emek Partisi Genel Başkanı Ercüment Akdeniz, Kayseri’de kurum temsilcileriyle kahvaltıda bir araya geldi. Kahvaltıya, DİSK Kayseri Bölge Temsilciliği, Eğitim Sen Şube Başkanı ve yöneticileri, Tarım Orkam Sen Temsilcisi, Tüm Bel Sen Temsilcisi, Tüm Emekli Sen Başkanı ve yöneticileri, Sol Parti Temsilcileri, Hacı Bektaş-i Veli Derneği yöneticisi, Çağşak Köyü Derneği yöneticisi, Yol İş 1 No’lu Şube Başkanı, Tomarza Beydağı Derneği Başkanı, Kayseri Afgan Mülteciler Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği Başkanı ve yöneticisi katıldı.

Kahvaltıda konuşan Akdeniz, "Ülkenin içerisinden geçtiği süreçte hem sokakta hem fabrikada hem de grevler mücadelesinde el ele vererek çalışmamızı örgütlemeliyiz. Yerel kurumların bulundukları alanlarda siyasetin sahnesine çıkmaları ve işçiden, emekçiden yana taraf olarak taleplerini ortaya koymaları gerekir” dedi. Akdeniz, “Biz, iki kutuplu gözüken burjuva siyaset anlayışına karşı üçüncü seçenek çağrısı yapıyoruz. Bu seçenek devrimci, demokratik bir halk seçeneğidir. İçerisinde bulunduğumuz siyasi koşullarda halkın her açıdan ihtiyaçları karşılanamıyor. Bizler bu ihtiyaçların karşılanmasını örgütlemek üzere, emek ve demokrasi güçleri olarak yerellerde çalışmamızı ortaklaştırmalıyız” diye konuştu.

“BÜTÜN EMEK VE DEMOKRASİ GÜÇLERİ YAN YANA MÜCADELE ETMELİYİZ”

Kurum temsilcilerinin de söz aldığı kahvaltıda, DİSK Kayseri Bölgesi Temsilcisi Cumali Sağlam, "Son süreçte çalışma koşulları oldukça ağırlaşan işçi arkadaşlarımız işten atılmak ile tehdit ediliyorlar. Birçok alanda sorunlar ile karşılaşıyoruz. Bu noktada enseyi karartmadan örgütlenme mücadelesinde bütün emek ve demokrasi güçleri ile yan yana gelmeliyiz” ifadelerini kullandı. 

Eğitim Sen Kayseri Şube Başkanı Sedat Ünsal ise, "Eğitim konusu sorunları ile bugün bütün Türkiye toplumunun gündeminde. Her hanede her akşam eğitimin sorunları konuşuluyor. Bir buçuk senedir okulların kapalı olmasıyla, Milli Eğitim Bakanlığı dünyada en çok okulları kapatan ikinci ülke konumuna getirdi ülkeyi. İlimiz Kayseri’de de uzaktan eğitim ile eğitime ulaşamayan birçok öğrenci oldu. Özellikle de işçi sınıfının yoğun yaşadığı bölgelerde online eğitime katılımın oldukça düşük olduğunu gözlemledik. Bu durumda doğrudan yoksulluktan kaynaklanmaktadır. Şu anda da yüz yüze eğitime geçişle, eğitim materyallerinin pahalılığı gündemde. Yoksul aile çocukları eğitim materyallerine ulaşmakta zorluk çekiyor” şeklinde konuştu.  

İşçilerin ücretlerinde gelir kaybına uğradığına dikkat çeken Yol İş 1 No’lu Şube Başkanı Atilla Özmel ise "Eylül ayında bir işçinin gelir vergisi yükü yüzde 27 civarında. Yüzde 14 ise sigorta ve pirim ödentisiyle bir işçinin vergi yükü yaklaşık yüzde 40. Yani 100 lira ücreti olan işçinin 40 lirası vergiye kesiliyor. Öte yandan ülkedeki mülteciler ucuz iş gücü olarak görülüyorlar. Önemli bir kısmı sigortası ve güvencesiz çalıştırılıyorlar. Bu noktada ülkede ki tüm güçler işçiden emekçiden yana birleşmelidir” diye konuştu.

Hacı Bektaşi Veli Derneği Yöneticisi Rüstem Gümüş, “Biz Aleviler olarak her zaman yaşadığımız eşit yurttaşlık mücadelemizi ilimiz Kayseri’de sürdürüyoruz. Cemevleri’nin ibadethane sayılması ve Aleviliğin inanç olarak kabul edilmesi yönündeki taleplerimiz devam ediyor. Bu noktada da tüm ötekileştirilenlerin hakkını savunmaya devam edeceğiz” dedi. 

EMEP KAYSERİ’DEN “ZAMLARA HAYIR” MİTİNGİ ÖNERİSİ 

Kahvaltıda konuşan EMEP Kayseri İl Başkanı Ahmet Akarsu, "Ekonomi büyüyor diyen hükümet, sermayenin-patronların ekonomisini büyütüyor. İşçilerin-emekçilerin, kadınların, gençlerin, emeklilerin ekonomisi büyüyor. Aksine giderek yoksulluk artıyor. Hayat pahalılığı ciddi bir şekilde artıyor. Faturalar, kiralar, borçlar çığ gibi büyüyor. İl örgütü olarak ‘zamlara-yoksulluğa hayır’, ‘geçinemiyoruz’ diyerek bir çalışmayı örgütlemek zorundayız. Emek ve Demokrasi Güçleriyle güçlü bir miting için kolları sıvamalıyız” ifadelerini kullandı. 

AKDENİZ: “GÖÇMENLERE TÜRKİYE İŞÇİ SINIFI SAHİP ÇIKMALIDIR”

Kurum temsilcileri ile buluşmanın ardından Ercüment Akdeniz ve beraberindeki EMEP heyeti, Kayseri Afgan Mülteciler Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği’ne (ARSA) ziyarette bulundu. Dernek Başkanı Dr. Zakira Hekmat, dernek üye ve yöneticileri ile yapılan buluşmada, Afgan göçü meselesi üzerine dayanışma mesajları verildi. 

Ercüment Akdeniz burada yaptığı konuşmada "Bizim içimizde de gerek iktidarda olsun gerekse farklı çevrelerde olsun, Taliban’ı şirin gösterme çabaları olanlar var. Taliban ile uluslar arası hukuku ve diplomatik ilişkileri geliştirme çabası olanlar var. Biz bunları asla kabul etmiyoruz. Bunu kabul ettiğimiz an hem Afganistan’da ki kardeşlerimize haksızlık ederiz hem de buradaki mültecilerin yüzüne bakamaz oluruz hem de Türkiye’de giderek Talibanlaşır. Biz bu politikayı doğru bulmuyoruz, buna da asla izin vermeyeceğiz” dedi.

Akdeniz, Türkiye’ye gelen Afgan ve Suriyeliler başta olmak üzere bütün göçmenlerin işçi sınıfının bir parçası olduğunu vurgulayarak "Tekstilde, ayakkabı üretiminde, inşaatta ve birçok alanda Türkiyeli ve göçmen işçiler birlikte çalışıyorlar. Birlikte çalışıp beraber ekmek yiyorlarsa, o zaman ekmeklerini büyütmek için beraber sendikalı olmak lazım, örgütlenmek lazım, ortak hak mücadelesi vermek lazım. Yurdunda olmayan göçmenlerin sınır dışı edilmek gibi bir çekinceleri olabilir. Bu noktada göçmen işçilere, Türkiyeli işçi sınıfı sahip çıkması lazım” ifadelerini kullandı.

HEKMAT: AFGANİSTAN MESELESİNDE GERÇEKÇİ ADIM ATILMIYOR

Afganistan’da insanlık krizi olduğunu yaşandığını eden, Kayseri Afgan Mülteciler Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Dr. Zakira Hekmat ise "Afganistan’dan birçok haber ve görüntü alıyoruz. Ancak bu durum medyaya yansıtılmıyor. Afganistan’da durum şu an vahim. Orada şuan bir kaos ve insanlık krizi yaşanılıyor. Bölgelere Taliban tarafından ambargo getirilmiş. Şehirlere insani temel ihtiyaçlar ulaştırılamıyor ve birçok kesim göçe zorlanıyor. Afganistan meselesi tüm dünyada çok konuşuluyor fakat hiç gerçekçi adım atılmıyor” dedi. Özellikle kadınların çok zorluk çektiğini anlatan Hekmat ortak çözüm için elele vermek gerektiğini de ifade etti.

ARSA derneği üye ve yöneticileri yaşadıkları sorunlara dikkat çekti. Savaşların insan hayatını derinden etkilediğini söyleyen Afgan mülteciler, “Ciddi sorunlar çekiyoruz. Geri gönderme merkezlerine ne zaman alınacağız diye beklemek istemiyoruz. Afganlara değil Taliban’a dur demeliyiz” şeklinde konuştu.

AKDENİZ: HER ŞEYE KOTA KOYAN İKTİDAR KİRALARA NEDEN KOTA KOYMUYOR?

Emek Partisi Kayseri İl Örgütü "Türkiye Nereye Gidiyor ve Emek Partisi Ne Çözüm Öneriyor?" başlıklı söyleşi düzenledi. Söyleşide toplumsal sorunlar, üniversite gençliğinin barınma sorunu, işçilerin fabrikalarda yaşadıkları, pandemi süresinde aşı meselesi ve genel seçimler gündem edildi.

Gençlerin barınma sorunu hakkında konuşan Ercüment Akdeniz, "Geçen yıl öğrenci arkadaşların kiraladıkları ev 2 bin lira iken bu yıl 4 bin lira civarında. Üniversite öğrencileri kiralık ev bulamıyor. Devlet öğrencilere yurt yapmak için var. Devlet halktan bu kadar vergiyi ne için topluyor? Devlet yurtları yetersiz, kiralık ev bulunmuyor geriye de tarikat ve cemaat yurtları kalıyor. Gençleri oralara mahkûm bırakıyorlar. Her şeye kota koyan iktidar kira ücretlerine neden kota koyamıyor, neden düzenlemiyor? Barınma hakkı bizim hakkımızdır, konut hakkı bizim hakkımız demedikçe ortalık tefeciye, rantçıya kalır. Bu konuda bizlerin bir çalışma içerisinde olmamız gerekmektedir” dedi.

“HALKIMIZ SÜRÜ BAĞIŞIKLIĞINA MAHKUM EDİLİYOR”

Fabrikalarda çeşitli nedenlerle yaşanan işten atmalara değinen Akdeniz, "Patronlar son dönemde bazı şeyleri bahane ederek işçileri işten atıyorlar. Örneğin aşı meselesinde işçilerin kafasının karışık olmasını fırsat bilip aşı olmayanları işten çıkarıyorlar. Pandemi süresince işçileri dip dibe çalıştırırken sorun yok ama aşı olmayınca işten çıkarıyorsun. Biz bunu kabul edemeyiz. Bu işçi arkadaşlarımızı da yanımıza alıp ekmek kavgasını büyütmek lazım. Ayrıca bulunduğumuz mahallede, fabrikada, okulda, iş yerinde aşı olmaya herkesi ikna etmemiz gerekiyor” ifadelerini kullandı. 

Halkın bu süreçte sürü bağışıklığına mahkum edildiğini belirten Akdeniz, "Sağlık Bakanlığı’nın politikaları doğru politikalar değildir. Kabineye bakıyoruz, Sağlık Bakanı özel hastaneler sahibi. Turizm bakanının oteller zinciri var. Bu anlayış ülkenin kaynağını kazanç kapısı haline getiriyor. Halkımızın, çocuklarımızın sağlığını ve eğitimini kazanç kapısı haline getirdiler. Hal böyleyken birde genel zamlar belimizi büküyor. Zamlara karşı da hep birlikte mücadele etmeliyiz” sözlerini kullandı.

“İŞÇİ SINIFI KENDİ SEÇİM PLATFORMUNU OLUŞTURMALIDIR”

Türkiye’nin kritik bir seçim arefesinde olduğunu belirten Akdeniz, "Bütün bu dertlerimizin içerisinde bir çıkış yolu arıyoruz. Ama bu çıkış yolu sadece bir partiye oy vermekle olmaz. Ekmek davası için, çocuklarımızın geleceği için halkın örgütlü gücüne ihtiyacımız var. Her mahallede her iş yerinde el ele vermemiz lazım. Bu örgütlenmeyi sağlamazsak bu iş olmaz. Ama seçimlerde de bir çıkış yolunu bulmamız lazım. Biz diyoruz ki Türkiye iki kutuplu bir kamplaşmaya sıkıştırılmış durumda. Bir yanda Cumhur, bir yanda Millet İttifakı var. Biz iki ittifakında Türkiye’nin dertlerine deva olacağını düşünmüyoruz. Çünkü Cumhur ittifakı tek adam rejimini devam ettirmek istiyor, Millet İttifakı’ da sermaye grupları ile arasına kalın bir çizgi çekmiş durumda değil. İşçi sınıfı kendi seçim platformunu ortaya koymalıdır. Önce kendi çıkarlarını önce kendi taleplerini ortaya koyan siyasi bir platform ortaya koymalıdır. İşçi ve emekçiler siyaset sahnesine çıkmalıdırlar. İnşa etmek istediğimiz budur. Demokrasiden, emekten yana olanlar ile üçüncü bir seçeneği savunuyoruz” diye konuştu.

METAL İŞÇİSİ: “BİRİLERİNDEN BİR ŞEYLER BEKLEYEREK SONUCA ULAŞAMAYIZ”

Soru-cevap bölümünde metal ve tekstil işkolundan işçiler söz aldı. Fabrikalarda yaşadığı sorunlara değinen bir tekstil işçisi, "Fabrikalarda pozitif vakalar artıyor. Patronlar, sorumlular eliyle pozitif çıkanlarla yan yana çalışan diğer işçileri çalışmaya devam ettiriyor. Filyasyon ekiplerinin de bu duruma müdahale etmemesini doğru bulmuyoruz” dedi.

Bir metal işçisi, "3. seçeneğin işçiler ve emekçiler açısından doğru bir çıkış olduğunu düşünüyorum. İşçiler her alanda köşeye sıkıştırılmaya çalışılıyor. Bulunduğumuz fabrikadan başlayarak, kim nerede ise orada mücadele etmelidir. Birilerinden bir şeyler bekleyerek sonuca ulaşamayız” diye konuştu.

Barınma sorunu dikkat çeken üniversiteli ve liseli öğrenciler de "Yaklaşık bir buçuk iki yıldır eğitimden uzak kaldık. Yeni dönem açısından da bir hazırlık yok. Barınma sorunları devam ediyor. Öğrenciler olarak taleplerimiz etrafında bir araya gelmeliyiz” dedi.

ÖNCEKİ HABER

Kadın avukatlardan Emine Şenyaşar'a destek

SONRAKİ HABER

Taliban’dan kadın belediye çalışanlarına "evde kalın" talimatı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa