19 Kasım 2021 11:35
/
Güncelleme: 16:38

Şükran RENÇBER

Çukurova Üniversitesi Kadın Çalışmaları Topluluğu

Tek adam yönetiminin kadınlara sunduğu toplumsal yaşamının yeterli olmadığını düşünüyorum. Sunulan toplumsal yaşam tam olarak nedir? Kadınlara uygulanan şiddet, kadınların yaşamının birçok yerinde uygulanan mobbing, şiddet faillerine karşı açık hedef haline getirmesi veya öldürülmesi mi?

Şiddetin kaynağını; yönetim sisteminde, kadınların her yönden ikinci plana atılmasında, göz ardı edilmesinde, İstanbul sözleşmesinin feshedilmesinde görebiliriz. Evet! İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesi bakın burada şiddetin kaynağını en açık hali ile görebiliriz. Çünkü sözleşmenin feshedilmesi kadınların şiddete ve şiddet faillerine daha açık hedef haline geldiğini görmekteyiz.

Güvenli alanlar yaratmak için İstanbul Sözleşmesi’ni talep etmekteyiz. Birçok kez sokaklarda bir araya gelmenin yanı sıra sosyal medyada da ulaşılabilme, anlaşılabilme, seslerini duyurabilmek umudu ile de bir araya gelmekteler.

CİTÖK ÜNİVERSİTELİ KADINLARIN GÜVENCESİDİR

CİTÖK’lerin kuruluşu ve etkin olarak işletilmesi demek güvenli kampüs demektir. CİTÖK’lerin açtığı olanaklar; yaşanan cinsel taciz, saldırı veya şiddet karşısında üniversite mensuplarına bilinçli davranabilme, doğru bilgi verebilme, doğru yönlendirme yapmakla görevlidir diyebiliriz. Son olarak hala güvenli kampüs talebi bağlamında CİTÖK’lerin kurulması yönünde mücadele eden yerler var. Oysaki güvende hissedebilmek herkesin hakkı. Lütfen çağrılara duyarsız kalınmasın.

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü çok önemlidir. Özgürlük ve insan hakları için verdikleri mücadele anlamına gelmektedir. Aynı zamanda kadına yönelik her türlü şiddetin önüne geçilmesi için de atılan ilk adımdır. Bu mücadelede her kadının daha güvende hissettikleri, saygı duyuldukları, göz ardı edilmedikleri, dünyanın hiçbir yerinde şiddette maruz kalmadan yaşayabildikleri bir dünya oluşturmak adına 25 Kasım’ı önemli görüyoruz. Çünkü “Bir kişi daha eksilmek istemiyoruz”.

EVRENSEL'İNMANŞETİ

Yağma iklimi

Yağma iklimi

Enerji şirketlerinin patronlarının bizzat yönetimine girdiği Saray iktidarı, “iklim değişikliğiyle mücadele” adı altında sermayeye yeni kaynak aktarma hazırlığında. İktidarın Meclise getirdiği tasarıya göre karbon emisyonu ticareti sistemi kurulacak, “atmosferi kirletme hakkı” alınıp satılan bir mala dönüşecek. Sistem karbon ticareti zenginleri yaratırken, halka zehir kalacak.

BİRİNCİSAYFA
SEFERSELVİ
Erdoğan: Dünya bir imtihan yeridir, ekonomik zorluklar gelip geçer.

Evrensel'i Takip Et