27 Kasım 2021 08:33
/
Güncelleme: 13:48

Prof. Dr. Aziz Konukman: Cumhurbaşkanı yeniden değerleme oranı yetkisini kullanmalı 

Vergi, ceza ve harçlara yüzde 36,20 zam yapıldı. Prof. Dr. Aziz Konukman Cumhurbaşkanının bu zammı düşürme yetkisini kullanması çağrısı yaptı.

Prof. Dr. Aziz Konukman: Cumhurbaşkanı yeniden değerleme oranı yetkisini kullanmalı 

Görsel: Freepik

Prof. Dr. Aziz KONUKMAN

Bilindiği üzere, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298 inci maddesinin (B) fıkrasına göre, yeniden değerleme oranı (YDO), yeniden değerleme yapılacak yılın Ekim ayında (Ekim ayı dâhil) bir önceki yılın aynı dönemine göre TÜİK ÜFE’sinde meydana gelen ortalama fiyat artış oranı olup, bu oranın Hazine ve Maliye Bakanlığınca Resmî Gazete ile ilan edilmesi gerekiyor. Beklenen bu ilan, bugünkü 31672 sayılı Resmî Gazetede 533 sayılı tebliğ ile gerçekleşmiştir.

Bu hüküm uyarınca yeniden değerleme oranı 2021 yılı için yüzde 36,20 olarak tespit edilmiştir. Bu tebliğin ardından ayrıca aralık ayında aynı Bakanlığın Gelir Vergisi Genel Tebliği de Resmi Gazetede yayımlanmış olacak. Bu tebliğ ile YDO düzeyinde artırılan had ve tutarlar, basit usulde vergilendirme ve menkul sermaye iradının beyanında indirim oranı uygulamasına ilişkin hususlar açıklanıyor. Bu hususlardan emekçileri yakından ilgilendiren düzenleme, gelir vergisine tabi gelirlerin vergilendirilmesinde esas alınan tarifenin (gelir vergisi matrahı veya dilimleri) YDO dikkate alınarak yeniden belirlenecek olmasıdır.

Bugün yayımlanan tebliğ gereği, Ocak 2022’de maktu vergilerde (çevre temizlik vergisi, emlak vergisi, motorlu taşıt vergilerinin (MTV) tamamı ile bazı işlemlere ilişkin harçlar, damga vergileri ve özel tüketim vergileri maktu olarak belirleniyor) emlak hariç (Emlak Vergisi Kanunu’nda matrahın hesabında vergi değerlerinin her yıl YDO’nun  yarısı kadar artırılarak uygulanması öngörülmekte) yüzde 36,20’lik bir artış yapılması anlamına geliyor. Bunun dışında vergi cezaları, trafik cezaları da yine bu oranda artacak.

Ancak YDO’da artış öngörülen bu düzenlemelerin hemen hemen hepsinde yeni rejime geçilmesiyle birlikte Cumhurbaşkanına ilgili tutar, had veya tarifeyi daha düşük oranda yetkilidir artırabilme, bazen de daha fazla arttırma yetkisi verilmiştir. Cumhurbaşkanı, bu surette tespit edilen had ve tutarları yüzde 50’sine kadar artırmaya veya indirmeye yetkilidir. Daha önce bu yetki Bakanlar Kurulu’nda idi. Bu nedenle sadece YDO’ya bakmayıp, Cumhurbaşkanlığı Kararlarını da izlemek gerekiyor.

Başta emekçiler olmak üzere geniş halk yığınlarının beklentisi, bu oranın maktu vergiler ve cezalarda yarı yarıya düşürülerek yüzde 18.1’e çekilmesidir. Nitekim  2020 yılında uygulanacak bir servet vergisi olan MTV zam oranı yüzde 22.58'den (o yıl belirlenen YDO) yüzde 12'ye çekilerek indirim yapma yetkisi kullanılmıştı.

Cumhurbaşkanın bu yetkilerini kullanmaması durumda genel bütçe vergi ve diğer gelirlere ait öngörülerde beklenmeyen bu olası yüksek YDO nedeniyle yukarı doğru bir düzeltme gerekecektir. Bu başta emekçiler olmak üzere geniş halk yığınlarının çift yönlü bir zam kıskacına sokulacağı anlamına geliyor. Çünkü bir taraftan özellikle son kur patlamasından sonra birbiri ardına temel mal ve hizmetler gelen zamlarla enflasyon göstergelerinin öngörülen düzeyleri yükseliyor iken öte taraftan ödenecek vergi (gelir vergisi tutarları hariçtir. Her vergi dilimindeki matrah tutarları YDO kadar veya geçmişte olduğu gibi bu oranın da altında artırılacağı için üst dilime geçmek daha fazla zaman alacak ve dolayısıyla ödenecek gelir vergisi öngörülenin gerisinde kalacaktır) ve cezalar öngörülenden daha fazla zamlanmış olacaktır.

Başta muhalefet partileri ve toplumun örgütlü temsilcileri bu konunun geciktirmeksizin takipçisi olmalıdır.

EVRENSEL'İNMANŞETİ

‘Onaylamadığımız taslağı masaya koymayın’

‘Onaylamadığımız taslağı masaya koymayın’

Toplu sözleşme sürecinde olan kamu işçilerinin, Türk-İş ve Hak-İş yöneticilerinin üzerinde anlaştığı sözleşme taslağının kendilerinden gizlenmesine tepkisi büyüyor. Bu hafta hükümete sunulması beklenen taslağın onayları alınmadan masaya konmamasını isteyen işçiler, “Biz mücadele etmezsek sözleşmenin sonu belli” diyor.

72 bin 88 TL: Türk-İş’in yoksulluk sınırı

30 bin TL: Kamuda ortalama ücret

58 bin 200 TL: Türk-İş ve Hak-İş’in istediği zamlı ücret

BİRİNCİSAYFA
SEFERSELVİ
Erdoğan: Dünya bir imtihan yeridir, ekonomik zorluklar gelip geçer.

Evrensel'i Takip Et