26 Ocak 2022 23:45
/
Güncelleme: 27 Ocak 2022 02:44

Otizmli çocukların yüzde 92’si eğitime erişemiyor

Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer'in, CHP Milletvekili Sibel Özdemir’in, otizmli çocuklara yönelik soru önergesine yanıtında, otizm tanılı öğrencilerin yüzde 92’sinin eğitime erişemediği ortaya çıktı.

Otizmli çocukların yüzde 92’si eğitime erişemiyor

Fotoğraf: Envato

Damla KIRMIZITAŞ
Ankara

Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, CHP İstanbul Milletvekili Sibel Özdemir’in, otizmli çocuklara yönelik bakanlığın sunduğu hizmetlere ilişkin soru önergesini yanıtladı. Buna göre otizm tanılı öğrencilerin yüzde 92’sinin eğitime erişemediği ortaya çıktı.

Özdemir’in soru önergesine yanıt veren Bakan Özer, “MEB e-okul yönetim bilgi sistemine kayıtlı 41 bin 854 otizm tanılı öğrenci bulunmakta. Türkiye genelinde toplam 638 destek eğitim odasının belirlenen standartlar doğrultusunda donatımı sağlandı. Standartlara uygun olan özel eğitim sınıfı sayısının 174” olduğu bilgisini paylaştı.

Milli Eğitim Bakanının verdiği yanıtın otizm tanılı çocukların yüzde 92’sinin eğitim sistemine dahil edilmediğini ortaya koyduğunu ifade eden Özdemir, “Bu oran gerçekten çok ciddi ve çok vahimdir. Çünkü STK’lerin çalışmalarına göre 0-14 yaş grubu aralığında otizmli çocuk sayısı yaklaşık olarak 150 bin. 0-19 yaş çocuk grubuna genellediğinde ise eğitim bekleyen çocuk sayısının yaklaşık olarak 500 bin olduğu tahmin edilmekte. MEB’in verdiği yanıtta e-okul yönetim bilgi sistemine kayıtlı sadece 41 bin 854 otizm tanılı öğrenci bulunmakta. Bir yandan otizmli çocukların yüzde 92’si eğitim hakkından yararlanamazken eğitim sistemine dahil olanların eğitimleri ise kesintiye uğramaktadır. MEB’in verdiği yanıtta kaç otizmli çocuğun okul öncesine veya ilkokula başladığını, kaçının liseden mezun olduğunu paylaşılmadığı için bu kesintiler maalesef fark edilmiyor bile” dedi.

Bu tablonun, “458 bin otizmli çocuk evde ne yapıyor? Ailelerinin durumu nedir?​” diye merak dahi edilmediğini gösterdiğini belirten Özdemir, “Oysa otizmin tek ve en önemli tedavisi eğitimdir. Otizmli çocukların ve ailelerin en büyük ihtiyacı ve talebi kaliteli bir eğitimdir. Otizm tanılı bütün çocuklar için erken başlayan, yoğun ve kesintisiz bir eğitim süreci planlanmadığı ve hayata geçirilmediği sürece devlet üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmemiş olacaktır.”

"OTİZMLİ ÇOCUKLARIN NİTELİKLİ EĞİTİM ALMA HAKKI İHLAL EDİLİYOR"

MEB’in verdiği yanıta göre, Türkiye genelinde standartlara uygun olan sadece 174 özel eğitim sınıfı bulunduğuna dikkat çeken Özdemir, “Ülke genelinde sadece 638 destek eğitim odasının belirlenen standartlara göre donatımı sağlanabilmiştir. Kalitesi bir yana otizmli çocuklara haftada sadece 2 saat eğitim verilmektedir. Avrupa’da 40 saat eğitim verilmekte. Dolaysıyla ülkemizdeki otizmli çocukların hem eğitime erişim hem de nitelikli eğitim alma hakkı ciddi şekilde ihlal edilmektedir.”

"HER 10 OTİZMLİ ÇOCUĞUN 1’İ EĞİTİM ALABİLİYOR"

Farklılığı taşıyan çocukların sosyal yaşama kazandırılması, akranları ile sağlıklı iletişim kurması ve eşit vatandaşlık haklarını kullanabilmesi için devletin üzerine düşen tüm sorumlulukları eksiksiz olarak yerine getirmesi gerektiğine vurgu yapan Özdemir, “Her 10 otizmli çocuğun sadece 1’inin tanı aldıkları ilk günden itibaren ihtiyaç duydukları eğitimi alabiliyor olması çok vahimdir. 2019 yılında 1 milyon yetişkin otizmli bireyden sadece 28’i SGK’ye kayıtlıyken 2022’de bu sayının 30 olması çok vahimdir. Oysa mart 2020 tarihinde TBMM Başkanlığına sunulan ‘Down sendromu, otizm ve diğer gelişim bozukluklarının yaygınlığının tespiti ile ilgili bireylerin ve ailelerinin sorunlarının çözümü için alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonu raporu’ ile eğitim, sosyal uyum ve istihdam konularında acilen atılması gereken çok önemli tavsiyelerde bulunulmuştur. MEB’in verdiği bilgiler, Meclis raporundaki önerilerin kurumlar tarafından dikkate alınmadığını ortaya koymaktadır” diye konuştu.

EVRENSEL'İNMANŞETİ

‘Onaylamadığımız taslağı masaya koymayın’

‘Onaylamadığımız taslağı masaya koymayın’

Toplu sözleşme sürecinde olan kamu işçilerinin, Türk-İş ve Hak-İş yöneticilerinin üzerinde anlaştığı sözleşme taslağının kendilerinden gizlenmesine tepkisi büyüyor. Bu hafta hükümete sunulması beklenen taslağın onayları alınmadan masaya konmamasını isteyen işçiler, “Biz mücadele etmezsek sözleşmenin sonu belli” diyor.

72 bin 88 TL: Türk-İş’in yoksulluk sınırı

30 bin TL: Kamuda ortalama ücret

58 bin 200 TL: Türk-İş ve Hak-İş’in istediği zamlı ücret

BİRİNCİSAYFA
SEFERSELVİ
Erdoğan: Dünya bir imtihan yeridir, ekonomik zorluklar gelip geçer.

Evrensel'i Takip Et