7 Şubat 2022 23:16

Kesintiler ve fahiş fiyatlar

“‘Zarar ediyor’ diye satılan TEDAŞ’ın, özelleştirildikten sonra zamanında yapılması gereken hat bakım ve onarımlarının yapılmadığını biliyoruz.”

Kesintiler ve fahiş fiyatlar

Fotoğraf: Ekmek ve Gül

Enerji işçisi
Kocaeli

Kış ayını iliklerimize kadar hissettiğimiz bugünlerde elektrik kesintileri zirve yaptı ve geçtiğimiz günlerde gündemi bir hayli meşgul etti. Birçok bölgede bir güne varan elektrik kesintileri yaşandığı haberleri yayımlanıyor. Her ne kadar dağıtım şirketleri sorumluluğu üzerlerinden atmak için bu kesintilere hava koşullarının neden olduğunu ifade etse de dağıtım şirketlerinin sorumlu oldukları bölgelerde bakım onarım işlerini aksatmasından veya yapılması gerekenleri tam anlamıyla tamamlamadıklarından dolayı arıza ve kesintilerin meydana geldiğini özellikle sahada çalışan emekçiler çok çok iyi biliyor...

“Zarar ediyor” diye satılan TEDAŞ’ın, özelleştirildikten sonra zamanında yapılması gereken hat bakım ve onarımlarının yapılmadığını biliyoruz. Birçok vatandaş yapılan zamlardan zaten mağdurken bir de 21 dağıtım şirketi ‘bakım ve onarım’ eksikliklerinden kaynaklı yaşanan kesintileri yoğun kış şartlarına ve hava muhalefetine bağlayıp sorumluluklarından kaçarak tüketicileri daha da mağdur ediyor.

Peki gerçekten böyle mi? Bütün bu elektrik kesintilerinin sebebi sadece hava koşulları mı?

Tabii ki hayır!

Kış gelmeden yapılması gereken rutin hat bakımı, hat kontrolleri ve periyodik onarımlar yapılıyor ancak yeterli değil!

Eski adı ile TEDAŞ, 21 özel şirkete devredildikten sonra sadece “finansal” olarak hareket etmeye yönelmiştir. İlk hamleleri işçi maaşları ve yemek ücretlerini kırpmak oldu, bu zamanla planlı şekilde eritildi. “Tasarruf” adı altında personel sayılarını azalttılar.

Örneğin arıza personeli özelleştirmeden önce 1 kişi şoför, 2 kişi de teknik eleman olarak 3 kişi çalışırdı. Bu sayı 2’ye düşürülerek şoför yükü arıza personeline yüklendi. Örneğin kaynak, ağaç kesme, dal budama, ot biçme (kabin ve trafonun olduğu bölgelerde) gibi işler arıza personeline yaptırılarak tasarrufa gidildi akıllarınca. Yıllar geçtikçe elindeki devletten işinde uzman sayılabilecek personelin aldığı ücretler örnek teşkil ettiği için bu personele önce düşük ücret teklif edildi. Kabul etmeyenler “iş ve iş yeri değişikliği” başta olmak üzere birçok şekilde işten soğutuldu. Şirketlerin özelleştirilmesinden sadece vatandaş mağdur olmadı, işçiler de fazlasıyla mağdur oldu. Her geçen gün artan iş yükü, azalan ücretler, kalifiye eleman eksikliği gibi pek çok sorunla boğuşuyoruz.

Yöneticilerin önem verdiği tek şey gelir getiren işler. Bir faturasını bile ödeyemeyen bir vatandaşın elektriği hemen kesilebiliyor; pandemi döneminde insanların en temel ihtiyacı olan elektrik faturasını bile ödeyemedikleri halde elektriklerini keserek mevcut borçlarını katlayarak tahsil etmeleri vicdanen ne kadar doğru olabilir.

Faturalarını ödeyemeyen vatandaşlar avukatlık oldular.

Ardından icra derken vatandaşlar iyice maddi zorluklara itiliyor. Bütün saydıklarımın esas nedeni elektrik dağıtımının en temel hizmet olarak görülmeyişi ve özel şirketlere devredilmesidir.

EVRENSEL'İNMANŞETİ

Yağma iklimi

Yağma iklimi

Enerji şirketlerinin patronlarının bizzat yönetimine girdiği Saray iktidarı, “iklim değişikliğiyle mücadele” adı altında sermayeye yeni kaynak aktarma hazırlığında. İktidarın Meclise getirdiği tasarıya göre karbon emisyonu ticareti sistemi kurulacak, “atmosferi kirletme hakkı” alınıp satılan bir mala dönüşecek. Sistem karbon ticareti zenginleri yaratırken, halka zehir kalacak.

BİRİNCİSAYFA
SEFERSELVİ
Erdoğan: Dünya bir imtihan yeridir, ekonomik zorluklar gelip geçer.

Evrensel'i Takip Et